Hükümet nerde...
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Hükümet nerde...

27 Nisan 2020 - 17:19

Sinan Tugan Temir

"KKTC" kimin ve kimler yönetiyor?Ben bunu hala anlamış değilim. Kanaatimce "KKTC" Türk halkının ve bu böyle kalacaktır.Hiç kimse bunu değiştiremez veya değiştirmeye gücü yetmez...

Besim Tibuk kimdir? "KKTC" hükümetinden daha mı güçlüdür veya hükümet başkanımı ? Nasıl olur da hükümete ve halka hakarette bulunur? Evet evet hakaret üstüne hakaret edecek oğlu da çıkacak bunları onaylayacak, yetmezmiş gibi üstüne eklemede yapacak ve hiç kimse buna sesini çıkarmayacak...

Evet hükümetin doğruları ve yanlışları olabilir ve vardır. Ylanız üç yanlış bir doğruyu götürse bu hükümet hiç doğru bir şey yapmış sayılmaz... Niçin bunlara ses çıkarılmıyor? Acaba korkudan mı? Yoksa yine siyaset mi? Artık çıkın bu korku ve siyaset modundan... Elinizi masaya vurmayı öğrenecek misiniz? ..

Evet Sayın Recep Tayip Erdoğan'ın kararlarını doğru bulanda var yanlış bulanda var. Ama bu durumda Sayın Recep Tayip Erdoğan olsaydı bu kişi veya kişiler cezasız kalmazdı. Bu konuda taktir edilecek kişidir bana göre Sayın Recep Tayip Erdoğan....

Her konuda hükümeti eleştiriyoruz, haksızda değiliz bence bu konuda biraz duyarlı olsaydı bizde şöyle bir mantık olurdu. Evet gerçekten bu hükümet kendi vatanına laf söyletmiyor söyleyeni de cezasız bırakmıyor. Bizde hükümetimizi taktir edip sahip çıkacaktık. Ama gel gelelim ses seda yok....

Dedim ya eleştiri üstüne eleştiri alan bir hükümetle karşı karşıyayız.. Bir taraftan seviniyoruz Kovid-19 gittikçe azalıyor, yada bize böyle yansıtılıyor, diğer yandan da açılacak inşaat sektörü için seviniyoruz. Üzücü kısmı ise ilk etapta ödenmesi planlanan 1500 tl 'lik destek, inşaat sektörünün açılmasıyla ikinci desteğin ödenmemesidir.

Bu adalet değildir.Bizim birkaç ay tökezleme dönemimiz olacak biz bunu nasıl atlatacağız diye düşünürken onların derdi özel sektörden ne kadar kısarsak hesabı Ayıptır be ayıp..bu insanların günahı size oy verip başa getirmek mi acaba...

Bütün derdiniz siyaset ve para ise çok basit bir yöntemi var bunun şöyle ki;bütün milletvekilleri,bakanlar ,bürokratlar vs..gelin birkaç maaşınızı bağışlayın devlet kasasına hem paranız olur hem de siyaset yapmış olacaksınız nacizane fikrim...hep bana hep bana mantığından çıkın artık...

Aklıma gelen bir fıkrayı sizle paylaşmak istedim...

***

Dinmese de fırtına, eğilmeyen emekçiler vardır.

Gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin hedefinde olan ve her türlü sömürüye, baskıya karşı direnen en büyük güçtür emekçiler. Geleceğini başta Türkiye işçi ve emekçileri ve ezilen halklarının kaderiyle birleştirmiş olan, enternasyonalist bir perspektifle yola çıkarak kendi örgütlenmesini henüz gerçekleştiremese de bu ilelebet sürmeyecek.

Sömürülen emekçilere yönelik baskılar hiç dinmese o sağlam pusulasıyla yolunu muhakkak bulacak.

Hükümetler, yönetimler değişebilir ancak çeşitli sektörlerde çalışan emekçiler de elbette barış, emek ve demokrasiyi savunan güçlere ve onları var eden emekçilerine, yönelik sevgi ve dayanışmasını unutmaz.

 Hükümetler değişir, yenileri kurulur, emekçiler, çalışanlar yeni umutlara uyanır ancak sömürü düzenini temsil eden liberal anlayışlar devam edip gider. Gelenler söylediklerini inkar ettiler ama emekçiler bildiğinden şaşmadı, değişmedi.

Yalnız inşaat sektöründe değil her alanda ne çok kavga ne çok direnişler yaşandı. Ne çok ölümler yaşandı, adına iş kazası dedikleri ve ne çok şiddet, baskı ve işkencelere maruz bırakıldılar işçiler…

Her yerde işçilerin ve emekçilerin, ezilenlerin ve sömürülenlerin sesi olmak bunu kaçınılmaz kılıyor. Sınıfınız, cepheniz işçi ve emekçilerden, ezilen ve sömürülenlerden yanaysa kaçınılmaz olarak hükümetlerin hedefi olursunuz.

Başka bir hükümetin, emekten yana başka bir düzenin mümkün olduğunu, başka bir işçi ve emekçi dünyasının mümkün olduğunu söyleyen kalemleri boğmak, susturmak istiyorlar. BOĞULMAYACAĞIZ.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar