Hüseyin İrfan Fırat İşçi mağdur, yargı 'samimiyet'...
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Hüseyin İrfan Fırat İşçi mağdur, yargı 'samimiyet' istiyor

27 Eylül 2021 - 10:11 - Güncelleme: 28 Eylül 2021 - 22:05

İşten atılan işçinin iade davasını kazanması yeterli değil. Yüksek yargı bir kararında, tarafların dava sonrası işe başlatma-başlama konusunda samimi olmaları gerektiğine hükmetti ve bir işçinin aleyhinde karar verdi.

Çalışma hayatımıza 15 Mart 2003 tarihinde giren İş Güvencesi Yasası işçiyi fesihten koruma konusunda yeterli olmasa da önemli koruyucu hükümler getirdi. Daha önce işverenlerin işçileri hiçbir gerekçe göstermeksizin işten çıkarabilmeleri mümkünken bu yasa ile işverenlere işçiyi işten çıkarma konusunda geçerli bir neden göstermek zorunluluğu geldi.

Bu geçerli nedenlerin işçinin davranışları ve verimliliği ile işyerinden kaynaklanan ekonomik iç ve dış etkenler olması gerekiyor. Tabi bu arada işçinin iş güvencesi yasası hükümlerinden yararlanabilmesi için en az otuz işçinin çalıştığı bir işyerinde çalışması ve en az altı aylık kıdeme sahip olması gerekiyor.

İşten çıkarmalar keyfi yapılıyor

Bu otuz işçi meselesi de AKP’nin iktidara geldiği o dönemde işçilere vurduğu ilk darbe oldu diyebiliriz. Çünkü yasa tasarı aşamasında iken kapsam bakımından on ve daha fazla işçinin çalıştığı işyerlerinde çalışan işçileri kapsıyordu ancak yapılan değişiklik ile kapsam otuz işçiye çıkarılarak, küçük işletmelerde çalışan milyonlarca işçi yasanın kapsamı dışında bırakıldı. İşveren bu işçileri yine eskiden olduğu gibi adeta “kaşının üzerinde gözün var” diyerek işten çıkarabiliyor.

Bu yasa kapsamında olup, işten geçersiz bir nedenle çıkarılan işçiler bir ay içinde işe iade davası açabiliyorlar. Ancak bilindiği gibi artık dava öncesi arabulucuya gitmek zorunluluğu da var. Burada bir uzlaşma olmazsa dava süreci başlatılıyor.

İşçi işe iade davasını kazandığı takdirde işveren kendisini bir ay içinde işe başlatmak zorunda aksi halde işçinin ihbar, kıdem, boşta geçen süre gibi tazminatlarının dışında işe başlatmama tazminatı da ödemek zorunda kalıyor.

İşe iade sürecinin tazminatlara yönelik yaptırımları böyle olmakla birlikte asıl değinmek istediğimiz başlığımızda da yer alan konu ise biraz daha farklı. Bu yasanın yürürlüğe girdiği 18 yıldan bu yana işverenlerin işe iade davasını kazanan işçiyi tazminat ödemeksizin işe başlatmamak konusunda geliştirdiği bazı taktikler olduğunu biliyoruz. Diğer taraftan işçilerde işten çıkarıldıkları eski işyerine her ne kadar davayı kazansalar da artık dönmek istemeyebiliyorlar. Ancak bu durumda doğal olarak işe iade davasının sonuçlarından yararlanamıyorlar.

İşte bu konuda Yüksek Yargı bir kararında gerek işçi, gerekse işveren tarafının dava sonrası işe başlatma ve işe başlama konusunda samimi olmaları gerektiğine hükmetti ve bir işçinin bu konudaki davranışını samimi bulmayarak işçinin aleyhinde karar verdi.

Dava özetle işten çıkarılan bir işyeri hekiminin açtığı işe iade davası sonucunda davayı kazanıp işe iade kararı almasının ardından işverene başvurusuna karşın işe başlatılmadığı gerekçesiyle tazminat talebi davasıdır.

İşçi tarafı bu iddiada iken işveren tarafı ise davacının işe başlama talebinde samimi olmadığını davalı işverenin davacıyı süresinde işe davet ettiğini ancak davacının işe başlamadığını, herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Yerel mahkeme işverenin işçinin işe başlatılması konusundaki tavrının samimi bulmayarak "işe başlamanız için İnsan Kaynakları Departmanı ile derhal iletişim kurunuz" dendiği; davacının nerede çalıştırılacağının ve davacıya ödenecek ücretin belirtilmediği, geçersizliğine karar verilen fesih tarihindeki işine ve bu işin yürütüldüğü işyerine davet edilmesi gerektiği, bu vakıalara göre işverenin işe davetinde samimi olmadığı" gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı ile boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı ile yıllık izin ücreti talepli icra takibinin kısmen devamına, icra inkâr tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.”

Demiş ve özetle işçiyi haklı bulmuştur. Ancak işveren tarafından temyiz edilen davada yüksek mahkeme farklı bir karara imza atmıştır.

Kaynak:  HÜSEYİN İRFAN FIRAT huseyinirfanfirat@birgun.net www.birgun.net

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar