Kapitalizm, O Hastalığın Kendisidir!
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Kapitalizm, O Hastalığın Kendisidir!

15 Mayıs 2020 - 16:23

İşçiler, emekçiler ve ezilenler, Kapitalizm geleceğe dair insan unsuruna bir bariyerdir, insanca yaşamanın ve varoluşuna bir tehdit, onun rekabet ve kar hırsı günümüzde en büyük çözümsüzlüktür. Kapitalizm geçmişte olduğu gibi, gelecekte de insanlığa yaşanır bir dünya yaratma alternatifi değildir.

O, savaşlarda, kriz dönemlerinde, salgın ve hastalıklarda (Korona virüs vb. gibi), benzer birçok durumun kaynağı ve de sorumlusu olmuştur. Kapitalizm, “üretim ilişki” sürecinde tüm maddi varlıkların potansiyel değerine göz diker ve en kısa yoldan müdahale eder. O, göze aldığı her şeyi son kertesine kadar yararlanmak, kullanmak ve tüketerek yok etme mantığına sahip bir “üretim ilişkisinin” siyasal yapısıdır.

Bu nedenle, kapitalizmin ne içinde bulunduğu aşırı üretim yoğunluğunun doğuracağı doğa ve çevre tahribatının sonuçlarını düşünür (!) -ve ne de bunun insan yaşamı üzerindeki olumsuz ve yaşamsal etki ve sonuçlarını ciddiye alır.

Kapitalizmin sistem olarak “bir sonrasının” gelecek kaygısı yoktur. Günümüzde her şey 24 saat ekonomisine endeksli bir üretim ilişki zorunluluğuna kilitlenmiştir. Bu “üretim ilişkisi” gerek ileri kapitalist ülkeler boyutunda olsun ve gerekse de en yoksul coğrafyalarda bulunan ülkelerde olsun, değişmez ortak bir yanı vardır; aynı amaç ve hedefi gözetmiş olmasıdır.

İşveren bu acımasız rekabette uyum sağlamak ve ayakta kalmanın yol ve yöntemini düşünür. O, işçilerin, emekçilerin ve yoksulların yani “üretim güçlerini” pervasızca ve karşılığını vermeksizin sömürmek ister. Kapitalist üretim ilişkisinde; rekabetin doğası gereği birinin bir diğeri pahasına kıyasıya kâr hırsı endeksli bir mücadelesi hep süregelmiştir.

Kâr beklentisiyle daha büyüyebilmek ve saray sofralarında, rezidanslarda nasıl şatafatlı bir yaşam sürdürebileceği içindir. Bu zorlu üretim biçiminin olduğu ülkelerde; emekçilerin kendilerini savunma ve hak arama mücadelesinin enstrümanları engellenmiş ve kısıtlıdır.

Örgütlenme hakkının (sendikal çalışmalar vs.ler) ise bir “iktidar karşıtı”, “devlet bayrak edebiyatı” veya “yabancı güçlere çalışanlar” gibi mesnetsiz söylemlerle suni gündemler yaratarak, gerçek anlamda işçi temsilcilerinin varlığı sınırlandırılmış, giderekten yoğun baskılara dayanamaz hale getirilmek istenir.

Hak arama mücadelesi, özellikle kapalı toplumlarda en zor ve de dayanılması güç koşulların dayatıldığı bir “üretim ilişkisi” olmuştur. “(…) Üretim sürecinin sosyal niteliği, üretim araçlarının sosyal mülkiyetini gerektirir. Oysa üretim araçları özel kapitalist mülkiyet olarak kalır ve bu durum üretim sürecinin sosyal niteliğiyle bağdaşmaz”.

***

Kapitalizmin her aşamadaki temel ekonomik kanunu, artı-değer kanunudur. Dolayısıyla günümüz koşulların kapitalist “üretim ilişkiler” insanca bir yaşama engeldir; geleceği tahrip eden, tüketen ve de iç karartan; harıl harıl akan nehir seslerinin kesildiği, kuşların tükendiği bir alan yaratmanın anlayışına denk düşen bir üretim biçimidir.

 Kapitalizmin nihaiye hedefinde insan ile doğanın birlikte olmasını kabullenmeyen, o ısrarla doğada elde edilebilecek yeni zenginliklerin peşinde koşar. Doğa ile insan yaşamı arasındaki özgürlük, sonuna dek barışık bir sınırsızlıktır, bu tıpkı su ve hava kadar samimi ve birbirine bağlı vazgeçilmezlik gibidir. Oysa kapitalizm bu ilişkiyi hep bir zenginlik fırsatı olarak kollar, doğayı tahrip etmek için en yakın mesafede pusuda yatar zamanı kollar, müdahale için planlar yapar.

Kapitalizm, yaşanan mevcut sorunlardan bir parça değil de bir bütün olarak sorumludur. Kapitalizm geleceğe dair insan unsuruna bir bariyerdir, insanca yaşamanın ve varoluşuna bir tehdit, onun rekabet ve kar hırsı günümüzde en büyük çözümsüzlüktür.

Kapitalizm geçmişte olduğu gibi, gelecekte de insanlığa yaşanır bir dünya yaratma alternatifi değildir. O, savaşlarda, kriz dönemlerinde, salgın ve hastalıklarda (Korona virüs vb. gibi), benzer birçok durumun kaynağı ve de sorumlusu olmuştur. Olmaya da devam edecek işçi kardeşlerim, bizler ezilen kesimler olarak uyanıp haklarımıza sahip çıkmazsak daha çok çekeceğiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar