Kapitalizm varsa sömürü var
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Kapitalizm varsa sömürü var

06 Temmuz 2020 - 08:59

Günümüzde hangi iş kolu olursa olsun işçi sınıfının karşılaştığı sömürü deneyimlerinden biri de Yaşamını devam ettirebilmek uğruna gerekli olan ihtiyaçlarını karşılamak için emek gücünü satan işçi, kapitalizm var oldukça sömürülmeye devam edecek.

İşçinin yaşam güvencesi, sağlık haklarından yoksunluğu ya da yoksulluğu, kârını arttırmak dışında başka bir şey düşünmeyen kapitalist için hiçbir önem taşımıyor. Çalışırken vaktimiz ve emeğimiz ne kadar değerli değil mi?

İşimizi sevsek de sevmeksek de sonuçta herkes hayatını sürdürebilmesi, ailesinin geçimini ve masraflarını karşılayabilmesi, durumu iyi olanlar ise gelecek için birikim yaparak hayati güvencesini arttırmak için çalışmakta, çalışmaktayız. Yani genelleme yapabilirsek  herkes para için çalışmakta.

***

Dünya nüfusunun büyük çoğunluğunu emekçiler oluşturmaktadır. Dünya üzerinde en çok sömürülen de emekçi sınıfıdır. Çünkü genelde dünya üzerinde kapitalizmin hakim olduğu bir düzen bulunmaktadır.

Bu kapitalist düzen ucuz emek yani emekçinin sömürülmesi üzerine kurulmuştur. Çözüm, emekçinin bilinçli, bilgili, eğitimli olmasından geçmektedir. Kapitalizmin egemen gücü emekçiyi sömürebilmek için, onun eğitimli, bilgili olmasını istemez. Cahil, bilinçsiz ve suskun emekçi onun için en makbul olanıdır.

Hitler’in propaganda bakanı Goobles’in sözlerini hatırlamakta yarar var: “Önemli olan halkın aydın kesimini kandırmak değildir. Onları fazla önemsemeyin. Onları kandırmak zordur ve zamanı boşa harcamış olursunuz. Sizin asıl hedefiniz cahil ve okumamış kitlelerdir. Onları kandırmak çok daha kolaydır.”

Haklarını bildiği halde bilinçli emekçi, işsiz kalacağından korktuğu için egemen gücün sömürüsüne katlanmak zorunda kalır. Emekçinin bireysel ve toplumsal haklarını koruyabilmesi için bilgili ve bilinçli olması, siyasal ve sosyal alandaki haklarını bilmesi gerekir.

Ancak o zaman siyasal sosyal ve ekonomik alanlardaki haklarını gerçekleştirecek ve koruyacak kendisi için en yararlı olan siyasal ve sosyal yapıları tercih edebilecektir. Emek dünyanın en kutsal değerlerden biridir, sermayeden üstündür ve önemlidir.

Çalışanlar olarak biz hepimiz emekçiyiz, emeğimiz kolumuzdaki altın bileziktir. Emekçiler bu altın bileziğin değerini bilmeli, karşılığını istemelidirler. İşlerini severek ve en iyi şekilde yapabilmelidirler.

Bu konuda, İnsan hakları savunucusu, Martin Luther King şöyle demiştir: “Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelangelo’nun resim yaptığı, Beethoven’in beste yaptığı veya Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürün, o kadar güzel süpürün ki, gökteki ve yerdeki herkes durup, burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş desin .“

Kapitalist sistemde sermaye ve siyasi iktidar karşısında emekçilerin haklarını savunacak bir kuruma ihtiyaç vardır. Emekçiler sınıf bilinci içinde bir araya gelerek sendikaları oluşturmuşlardır. Sendikalar çalışma yaşamı içinde sorunları çözmede, ortak çıkarları ve hakları korumada, geliştirmede belirleyici rol oynamaktadır.

Emekçi haklarının korunmasında sendikalar kadar devlete ve işverene de büyük roller düşmektedir. Devlet, ülke ve insanlarına adil ve dengeli sosyal refah içeren düzen sağlamalı, işveren ise ırk, dil, din ve cinsiyet gözetmeksizin çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirme çabası içinde olmalıdır.

Emek dünyanın en önemli değerlerinden biridir. Her gününüz Emeğin, emekçinin, alın terinin, dayanışma ve yardımlaşmanın günü olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar