Örgütlenin - Örgütlenin - Örgütlenin...
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Örgütlenin - Örgütlenin - Örgütlenin...

13 Mayıs 2020 - 15:17

Kenan GÜNGÖRDÜ

4İşçi kardeşlerim, bizim yaşadıklarımız olaylarda sorun patronda değil, kendilerinin sömürülmesine izin veren işçilerdedir. sonuçta kimse kimseye zorla iş yaptırmıyor. İşin başında anlaşmışsınız, günlük yevmiye den iş şartlarına kadar, kabul etmezsen patronun elinde milyonlarca alternatifi var adamın. Geceleri patronun değil de işçinin rahat uyuması tuhaf olurdu.

Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgide gel-gitli bir yaşam süren ezilen işçiler, yoksullar ve ötekiler...

Birileri komşularını ölümle tehdit ederken bir diğeri yüksek bir şantiyenin tepesinde her an yere çakılıp can verecek kadar çaresiz.

Güvencesizlik; sahi güvenli bir çalışmanın yada yaşamın güvencesini kimin sağlaması gerekir? Yükselen sesleri duyuyorum "DEVLETLER..." deyişinizi. Bende öyle düşünüyordum. Ama artık öyle düşünmeyenlerdenim. Kapitalizmin bizlerin cesetleri üzerinde kendini yaşatmasına tanıklık ettiğimiz bu dönemde " ben öyle düşünmüyorum"

Ortalama her gün sayısı belli olmaya işçi iş cinayetlerinde, kadın katillerinin silahından çıkan kurşunlarla, beş yoksulun sırf birileri daha fazla yesin diye açlıktan ve ekmeksizlikten kendi canına kıyacak kadar içine düştüğü çaresizlikle öldüğü bir sistemde daha sayayım mı?

Olmuyor olmuyor olmuyor... koruyamıyor devletler. Gücü yeten yetene bir savaş meydanını andırıyor memleket. Hakimleri, mahkemeleri, iktidar gücünü, medyayı ve basını da arkasına alan güçlüleri koruyan bir sistemin içinde tepinirken biz; öleceğimiz zamanı-belki günü -belkide dakikayı bekliyoruz.

Bu düzen bizi korumuyor. Hem de hiç korumuyor. Hiç birimiz güvende değiliz. Bunu bende, sende , sizde, hepimiz biliyoruz.

Bugün sıradan, alışıldık, hep duyduğum, duyduğumuz, bol nutuklu, çok bilmişli ve dinlerken bıktıran ses tonlarıyla karşımıza geçip mangalda kül bırakmayan sözde devrimcilerin seslenişiyle kaleme almadım bu yazıyı.

Ama devletin eline tutuşturduğu kâğıtlarda yazılanları okuyarak bizi kandıran o lüks villaları, yatları, katları ve yalan makineleri haline dönüşen tv'lerinden salyalarını akıtarak konuşan adamların yükselen vaatlerinden de farklı bir yazı bu.

"Uzun bir yazı oldu. Sıkıldınız biliyorum ama devam etmelisiniz"

Çünkü sizden biri konuşuyor. Sizden biri...

İşi, ekmeği, geleceği elinden alınan bir insan sesleniyor. Elinden alınanlara karşı 751 gündür direnen, direnirken iktidarda bulunan bir partinin belediye başkanı tarafından her türlü gücü, yalanı kullanarak susturulmaya çalışılan biri olarak sesleniyorum.

Örgütlenin ÖRGÜTLENİN ÖRGÜTLENİN...

Bu muydu söyleyeceğin, bu kadar uzun bir yazıyı bunun için mi okudum. Hergün duyduğumuz şey diyeceksiniz belki ama ÖRGÜTLENİN...

Güvenecek bir sendika, bir parti yada bir yapı yok diyorsanız hakkınız olanı almak için elinizden geldiği kadar en gür sesinizle bağırın. Sokağa çıkıp elinize alacağınız pankartınız ,sloganlarınızla sesinizi bir diğerini uykudan uyandırarak sarsacak şekilde, size zulmedenleri ise asla başlarını yastığa rahat koyamayacakları bir korkunun esiri edecek şekilde direnin.

Başka türlü hiç birimiz güvende olamayız.

" Saat sabahın 5:17'si. Ben uykusuz kalarak yazdım. Umarım sizde okursunuz. Hıncım, öfkem ve zafere kilitlenen kararlı irademle hepinizi saygıyla Selamlıyorum"

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar