Özel sektörde çalışan emekçiler ne yapmalı?
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Özel sektörde çalışan emekçiler ne yapmalı?

28 Haziran 2020 - 22:18

13 Mart 2020 Cuma gecesi, Bakanlar Kurulu tarafından Covid 19 (Corona Virüs) pandemisi sürecinde yaşananlar nedeniyle alınan önlemler kapsamında kamuda ve özel sektörde, elzem hizmetler dışında, tüm iş yerlerine kapalı kalma talimatı verilmişti. Bu talimat daha sonra, işyerlerinin birçoğu için 4 Mayıs 2020 Pazartesi tarihine kadar uzatılması kararına döndürüldü.

Geçen bu 50 günlük süre içerisinde çalışma yaşamında ortaya çıkan sorunlarla ilgili Bakanlar Kurulu çeşitli kararlar aldı. Ama bu kararlarda birçok konuya değinilmediği için hiçbir çözüm üretilmedi ve değinilen konular bile olduğundan daha karmaşık hale getirerek içinden çıkılmaz bir durum yaratıldı. Özel sektörde çalışan emekçilerin, çalışmadan geçirdikleri Nisan 2020 ayına ait maaşları da bu değinilmeyen konulardan biridir.

Ülkemizdeki yaygın ama yanlış kanıyı özetleyecek olursak, birçok insana göre: “Bakanlar Kurulu kapalı olan işyerlerinin çalışanlarına Nisan ayı için 1500 TL maaş katkısında bulunmuş ve zaten bu işyerlerinin işçileri de pandemi önlemleri süresince çalışmamış olduğundan; patronların Nisan ayı için maaş ödeme yükümlülüğü yoktur!” Bu yaygın düşünce hiçbir hukuki geçerliliği olmayan, tam bir şehir efsanesinden ibarettir.

Hepimizin yaşayarak gördüğü gibi Covid 19 sürecinde mağduriyet yaşayan kesimlerin en büyüğü özel sektör emekçileridir. Küçük esnafın mağduriyeti de bunun hemen ardından gelmekte ve her iki kesim de hükümet tarafından bile bile görmezden gelindiği için bu duruma mahkum olmaktadır.

Özel sektör emekçilerinin maaş hakları ile ilgili uygulama özellikle muğlak bırakılmış, bu konu ile ilgili efsaneler üretilmesine fırsat verilmiş, sosyal güvenlik yatırımları hukuksuz bir şekilde gasp edilmiş, işten durdurma prosedürleri işçileri mağdur edecek şekilde karman çorman edilmiş, işsizlik ödeneği düşürülerek süresi kısaltılmıştır.

 Korona sürecinin ekonomik faturası hükümet tarafından Kıbrıslı Türk işçi sınıfına çıkarılmıştır. Kamuda örgütlü sendikalar işçi sınıfının koşullarında genel bir kötüleşmeye neden olacak ve eninde sonunda kendi üyelerinde de yansıyacak bu duruma sessiz kalırken; yasaları uygulamakla yükümlü birçok memur (kendi maaşını ve sosyal güvencesini talep etmek konusunda tavizsiz olduğu halde), aynısının özel sektörde çalışan insanların da hakkı olduğunu kavramakta ve yasaların uygulanması için çabalamakta direnç göstermiştir.

Bunun doğal sonucu orta vadede, kamu-özel ayırdetmeksizin tüm emekçi sınıfların koşullarında topyekun bir gerilemedir. Egemenlerin bunu kolayca yapabilmesinin sebebi; özel sektör emekçilerinin örgütsüz, parça parça, dağınık ve güçsüz olmalarıdır. Ancak tüm elverişsiz koşullara ve fiili güçsüzlüğüne rağmen; bu durumu durdurmaya şansı olan tek kesim de hala özel sektör emekçileridir.

Kamuda çalışan emekçilerin sendikalı olsun veya olamasın ezici bir çoğunluğu, uzun bir süreden beridir herhangi bir sosyal tepki verme kabiliyetini yitirmiş durumdadırlar. Kıbrıs’ın kuzeyinde sadece özel sektör emekçileri halkın tamamının çıkarlarını temsil edebilecek, kendi sorunlarını çözerken başka kesimlerin de sorunlarını çözüm yoluna koyabilecek bir ekonomik, sosyal, psikolojik uyanıklıktadır.

Özel sektör emekçilerinin bunu yapabilmeleri için için tek eksikleri sendikal ve siyasal bir örgütlülüktür. Özel sektör emekçileri sendikalaştığı ve siyasal mücadeleye dahil olduğu oranda, kamu emekçilerinin ileri unsurlarının bitkisel hayattan çıkması dahil, bu ülkede değişmez denen şeyler değişmeye, bozulmaz denilen ezberler bozulmaya, sarsılmaz denen yapılar sarsılmaya gebedir. İşte bu uğruna mücadele etmeye değer bir hedeftir…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar