Paranız Yoksa Ölün
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Paranız Yoksa Ölün

25 Temmuz 2020 - 09:29

Celal Özkızan

(Dünden kalan yazının devamı)

Eğer sihirli bir değneğim olsaydı, hükümetin bakanlarını karşıma sıralı olarak dizerdim.

Önce onlara şöyle derdim: “Bakın benim elimde bir sihirli değnek var, ama o kadar sıkıcı bir hayatım var ki, ilk dilek hakkımı, ülkenin bakanlarını, yani hükümeti karşıma dizmek için kullanıyorum, yapılabilecek onca şey dururken. Ancak çok merak ettiğim bir husus var, içim içimi yiyor, o yüzden sizi böyle karşıma dizdim.”

Kendilerini bir anda benim karşımda dizili halde bulmuş olmanın şaşkınlığıyla bana bakan hükümet mensuplarına karşı sözlerimi şöyle sürdürürdüm:

“Ben bugün bir reklam filmi gördüm. Reklam filmi, ‘Near East’in sağlık sigortasını alacak paranız yoksa ölün daha iyi’ mesajını veriyordu. Ben böyle bir reklam filmini normal bir zamanda da görsem kanıma çok dokunurdu ama, bütün dünyayı sarsan bir pandemi döneminin tam ortasında, hele de ülkemizde devletin sağlık hizmetine ilişkin ciddi kaygıların ve güvensizliklerin bulunduğu bir dönemde özel bir şirketin bu türden bir reklamını görmek bana çok ama çok koydu. Merak ediyorum, siz de benimle aynı şeyleri hissetiniz mi?

Yani bu reklam filmine cevap olarak, çıkıp diyecek misiniz ki “ne münasebet, biz devlet olarak tüm halkımızın sağlık hakkını güvenceye almak için elimizden geleni yapıyoruz, yapacağız. Bu ülkede hiç kimseyi, parası yok diye ölüm ile borç batağı arasında seçim yapmak zorunda bırakacak kadar düşmedik henüz.

Zaten bu kadar düşseydik, bırak devlet olmayı, alelade bir topluluk dahi olduğumuzu iddia edemezdik. O yüzden bu reklam filmini, kamu sağlığına, devletin sağlık sistemine bir hakaret olarak kabul ediyoruz. Ne münasebet; bu devlet, halkı özel şirketlerin insafına bırakmaz, bu devlet “paran yoksa öl daha iyi” gibi bir mesajı halkın sindirmesini asla kabul etmez.

Gereken neyse yapılacaktır. Halkın sağlık konusunda içinin rahat olması, bir hükümetin en asli görevidir. Bu konuyu tamamen güvenceye almadan bize uykular haram”… Diyecek misiniz bütün bunları, merak ediyorum.”

Son sözlerim de şu olurdu, sihirli değneğimle hükümet üyelerini geri evlerine göndermeden evvel: “Biliyorum, bu aralar çok meşgulsünüz, pandemi hastanesini söz verdiğiniz tarihte tamamlamak için sabah akşam canınızı dişinize takıyor, sağlık altyapımızı geliştirmek için gecenizi gündüzünüze katıyor, kamu sağlık hizmetlerini Kıbrıslı Türk halkına yaraşır bir seviyeye çekmek için yağmur çamur demeden çalışıyorsunuz.

Biliyorum, çok meşgulsünüz. Ancak boş bir vaktinizde, şu reklam ile de bir ilgilenir misiniz?” Şeytan dürtüyor, uyanıyorum. Bir yerlerden burnuma pis kokular geliyor, gözlerimi acıyla yeniden kapatıyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar