ATTİLLA İLHAN
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

ATTİLLA İLHAN

10 Ekim 2016 - 11:29

Eskiler onu  Televizyonlarda gösterilen ve büyük beğeni ile izlenen  Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür isimli senaryoları ile hatırlarlar.

O aslında şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen olarak çok yönlü bir kişiliktir.

Köşemin  konusunu Atilla İLHAN ‘ a ayırdım bu gün , neden derseniz çok yönlü bir kişilik ve aydın karakterinden dolayı.

Atilla İLHAN

15 Haziran 1925'te İzmir Menemen'de doğdu. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanıp 16 yaşındayken tutuklandı Bu tutuklanması onun okuldan uzaklaştırılmasına sebep oldu. Üç hafta gözaltında kaldı. İki ay hapiste yattı. Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair de kendisine  bir belge verildi.

Düşünün bir kere , kız arkadaşına Nazım HİKMET’in şiirlerini yazdığı için tutuklanmak ve eğitimden uzaklaştırmak. Ne demokrasi ama ???

Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi'ne kaydını yapıp  1946 yılında buradan mezun oldu.

Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz olarak yolladığı Cebbaroğlu Mehemmed  isimli şiiriyle ,CHP Şiir Yarışmasında  ikincilik ödülünü aldı.

Hukuk fakültesi  üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet'i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Parise  gitti. Türkiye'ye geri dönüşünde  ise başı sık sık polisle derde girdi.

Polisle ve adalet sistemiyle yaşadıkları ;  Sansaryan Han'daki sorgulamalar,  ölüm, tehlike, gerilim, gibi insanın genç yaşta kaldıramayacağı olaylar, eserlerinde önemli rol oynamıştır.

1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı soruşturmaya uğrayınca Paris'e tekrar gitti. Fransa'da kaldığı  bu dönem, Attilâ İlhan'ın Marksizmi öğrendiği yıllardır.

1953  yılında Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başladı ve   Onbeşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı.

Attilâ İlhan, fikirlerini diyalektik-materyalist bir sentez içinde derleyerek Türkiye için bir sentez önerir- ki sonradan yazdığı yedi kitaplık Aynanın İçindekiler serisi de bu zemine oturmaktadır.

Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, Dersaadet'te Sabah Ezanları, O Karanlıkta Biz, Allah'ın Süngüleri: Reis Paşa ve Gazi Paşa bu seriyi oluşturan romanlardır.

Ben sana vurgunum, Adımla nasıl Berabersem, Issızlığın çığlığı, An gelir yazdığı birçok şiirlerden bazılarıdır.

11 Ekim 2005'te İstanbul'daki evinde geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde 80 yaşındaydı ve öldüğünde arkasında koskocaman bir isim bıkraktı.

Bu arada şunu da hatırlatmış olalım,  Sadri Alışık Atilla İlhanın eniştesi idi.

Kartallar yüksek uçar, Türkiyeden de ATİLLA İLHAN gibi bir insan, bir değer, bir aydın yüksek uçtu. Kendi döneminde kendisine karşı gelen, onu yok etmeye çalışan insanlardan hiçbiri hatırlamıyor, isimleri cisimleri bilinmiyor ama o hep Yükseklerde yaşadı.

 

ANLAYANA !!!

Son Yazılar