FARKINDALIK 3
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

FARKINDALIK 3

22 Kasım 2019 - 09:10

Dün  yazımızı kısacası aşkta yükselmek ve düşmek farklı şeylerdir.
Bunu yaşayan anlar sadece o da belki sizsiniz, sözleriyle bitirmiştik, bugün aşkın kalan kısmı iel devam ediyorum.
Onun aracılığıyla yükselirsen aşk güzeldir ve aşk onun aracılığıyla düşersen kirli ve çirkin hale gelir.
Ve er ya da geç onun zehirli olduğunun kanıtlarını göreceksin.
Kölelik haline gelir.
Ona yakalanmış durumdasın, özgürlüğün ezilmiş durumda. Kanatların kesilmiştir; artık özgür değilsindir. Uçamazsı, hareket edemezsin, sen artık bir kölesin
Aşka düşerek bir mülkiyete dönüşürüsün; sahip olursun ve birisinin de sana sahip olmasına izin verirsin. Bir nesneye dönüşürsün ve aşka düştüğün diğer kişiyi de bir nesneye dönüştürmeye çalışırsın.
Bir karı-kocaya bak: Her ikisi de birer nesneye benzemişlerdir, artık birer kişi değillerdir.
Her ikisi de birbirine sahip olmaya çalışıyorlar.
Sadece nesnelere sahip olunabilir, kişilere asla.
Bir kimseye nasıl sahip olabilirsin? Nasıl bir insanı baskılarsın? Nasıl bir kimseyi bir mülkiyete dönüştürebilirsin?
İmkânsız! Ama koca karısına sahip olmaya çalışıyor; karısı da aynı şey için uğraşıyor.
O zaman çarpışma vardır, birbirlerine düşman oluverirler.
O zaman da birbirleri için ölümcül hale gelirler.
Sahiplenmek… herkes sevdiğine, sevgilisine sahip olmaya çalışıyor.
Artık bu aşk değildir. Aslında birisine sahip olduğunda ondan nefret edersin, onu yok edersin, onu öldürürsün.
Aşk özgürlük vermelidir.
Aşk özgürlüktür.
Aşk sevileni çok, daha çok özgürleştirecektir, aşk kanatlar takacaktır ve aşk sonsuz gökyüzünü açacaktır. O bir hapishane, hücre haline gelemez.
Ama bu aşkı sen bilmiyorsun çünkü sadece sen farkındaysan gerçekleşir; aşkın bu niteliği sadece sen farkında olduğunda gelir.
Sen günah olan bir aşkı biliyorsun çünkü uykudan çıkmadır o
Şimdiki an sadece bir bölme çizgisidir.
Yer kaplamaz.
Şimdiki an geçmiş ve geleceği böler, o yalnızca bir bölme çizgisidir.
Şimdiki anda bulunabilirsin ama düşünemezsin, düşünmek için alana ihtiyaç vardır.
Düşüncelerin tıpkı nesneler gibi alana ihtiyacı vardır. Şunu unutma; düşünceler çok ince nesnelerdir, onlar maddidir. Düşünceler manevi değildir çünkü maneviyat boyutu ancak düşünceler yoksa başlar.
Düşünceler maddi şeylerdir, çok incedir ve tüm maddi şeylerin bir alana ihtiyacı vardır.
Şimdiki anda düşünemezsin.
Düşünmeye başladığın anda o artık geçmiş olur.
Güneşin doğuşunu izliyorsun; gördüğünde diyorsun ki: “Ne güzel bir gün doğumu.” Geçmiş oldu bile. Güneş doğarken “Ne güzel!” bile diyecek yeterli boşluk yoktur çünkü sen bu sözleri —”Ne güzel!” diye söylerken yaşantı geçmiş oldu bile.
Zihin şimdiden onu hafızasından tanır, çünkü belleğine yerleştirmiştir.
Ama tam olarak ne zaman güneş doğuyor, tam olarak hangi zaman güneş doğmakta, nasıl düşünebilirsin?
Ne düşünebilirsin?
Doğan güneş ile birlikte olabilirsin ama düşünemezsin.
Senin için yeterli yer vardır ama düşüncelerin için yoktur. Sen ve düşüncelerin tamamıyle farklı şeylerdir ve buna yarın devam edeceğim.
ANLAYANA!
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar