İSLAM VE TOLERANSSIZLIK
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

İSLAM VE TOLERANSSIZLIK

24 Aralık 2019 - 07:00

Adam Türkiyenin en büyük gazetecilerinden biri.
En fazla satılan günlük gazetelerinden birinde köşe yazarlığı yapıyor.
Ayrıca bir televizyon kanalında da hem haber okuyor hem de siyasi programlar yapıyor.
Güçlü bir kalem anlayacağınız.
Ve de güçlü bir programcı.
Epey de okuyucusu ve izleyicisi olmalı , çünkü yazı yazdığı gazete de, program yaptığı televizyon da öyle sıradan değiller. 
Milyonlara ulaşan tirajları ve izleyici reytingleri var.
Geçenlerde bir arkadaşıma uğramıştım,  masasında bu gazete vardı, o müşterileri ile ilgilenirken ben de gazeteye  göz attım ve bu saygın gazetecinin bu yazısını gördüm.
Yazıyı sizinle paylaşmak istedim.
“ İslamda heykele pek tolerans yok. Düşünsenize: İslamda  heykele tolerans olsaydı ve heykel sanatı çok aşırı bir şekilde teşvik edilseydi… Şunu hiçbir zaman unutmayalım: İslamın ortaya koyduğu her türlü toleranssızlığın muhakkak bir hikmeti vardır”.
Yukarıdaki yazı sizlere ne anlatıyor
Türkiyeye çizilen yolun ne olduğunu değil mi?
Düşünün bir kere , alt yazıyı okuyup bir daha düşünün İslamın ortaya koyduğu her türlü toleranssızlığın muhakkak bir hikmeti vardır”.
İslam ve Toleranssızlık.
Toleranssızlık , yani bir şeye tahammül edememe.
İslam bir şeye tahammül edemiyorsa haklıdır demek.
Demokratik düşüncenin , özgür düşüncenin ne kadar uzağında bir anlatım ve bunu savunma.
Eski Osmanlılık Atatürk sayesinde yerini aydın, gelişmiş , üreten, sanatla, dünya sanatıyla iç içe geçmiş bir yapıdan yeni Osmanlıcılığa ve bu Osmanlıcılığın da Arap kültürüne endekslenmesine, gidişatın köşe yazılarında da artık boy gösterdiğinin işaretleridir bu yazılar. Zaten değişim süratle başlamaz, yavaş yavaş kendini gösterir.
Siz, yani halk uyanana kadar bu değişim bitmiş olur..
Tıpkı toprağa ekilen tohuma benzer bu.
Siz ekersiniz, sularsınız, bakımını yaparsınız ve onun büyüyüp size ürün vermesini beklersiniz.
İşte Atatürk’ün Türkiyesi de bu değişimi böyle yaşamaya başladı.
Menderes zamanında ezan Türkçeden Arapçaya döndü, kimsenin sesi çıkmadı.
Evren döneminde İmam hatip liseleri açılıp çoğalmaya başladı ( Kadından imam olmaz ya ne ise konumuz o değil ) kimsenin kılı kıpırdamadı .
Kılık kıyafet değişti başı bağlı kadınlar her yerde kendini gösterdi, dairelerde, okullarda, her yerde. Karşı çıkanlar pek olmadı.
Şimdi ise sanatla bu son vuruşlar yapılmaya yapılıyor. Çünkü Arap kültüründe sanat hemen hemen yok gibidir.
Siz dünya resmine, heykeline, edebiyatına, tiyatrosuna adını yazdırmış, eserlerini paylaşmış İslami sanatçıları duyabiliyor musunuz?
Ya da Arap kültüründe herhangi bir sanata öncülük etmiş, sanatsal festival yapmış devletler var mıdır?
Yoktur değil mi?
Zaten İŞİD örneği Müslüman kültürünün sanata bakışını göstermedi mi?
Yüzlerce, binlerce yılın kültür mirası olan heykeller yıkılmadı mı?
Neden?
Çünkü İslam kültüründe sanat yasaktır.
Ve bu yazar arkadaşımız da bu yazısı ile bu yola gidişin yolunu açmaya başlamıştır.
Sanatsız kalan bir ülkenin yaşam damarlarından biri yoktur demişti Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK.
İşte gidişat tamamıyla buna doğru.
Sanatı öldür , halkı istediğin şekilde yönet.
Tıpkı Suudi rejiminde olduğu gibi.
ANLAYANA !!!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar