KADINLAR VE ERKEKLER 2
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

KADINLAR VE ERKEKLER 2

27 Kasım 2019 - 08:00

Dün Kadın tek bir sevgiyle kendini tamamen doyurabilir çünkü o erkeğin bedenine değil, onun en derindeki içsel özelliklerine bakar.
Güzel, kaslı vücuda sahip bir erkeğe değil, karizması olan erkeğe aşık olur demiş ve yazıyı bitirmiştik bugün devam ediyorum.
Cinsellik açısından bakıldığında erkek çok zayıftır; o sadece tek bir orgazm yaşayabilir. K
adın ise sınırsızca üstündür; çoklu orgazm yaşayabilir.
Ve bu durum en çok problem yaratan konulardan birisi olmuştur.
Erkeğin orgazmı bölgeseldir, cinsel organlarıyla sınırlıdır. Kadının orgazmı ise bütündür, cinsel bölgelerle sınırlı değildir. Onun tüm bedeni erojendir ve erkeğe oranla binlerce kat daha derin, daha zengin, daha doyurucu orgazm deneyimler.
Ancak trajedi şudur: Kadın bedeninin tümü uyarılmak zorundadır ve erkek de bununla ilgilenmez, o bununla asla ilgilenmemiştir.
Kendi cinsel geriliminden kurtulmak için kadını bir seks makinesi olarak kullanmıştır.
Saniyeler içinde boşalmıştır. Ve o bitmiş olduğunda kadın henüz başlamamıştır bile.
Erkek sevişme bittiği an döner ve uyumaya başlar. Cinsel birleşmeyle tüm gerginliklerini atmış olarak daha rahattır; cinsel aktivite onun iyi bir uyku çekmesine yardım eder.
Her kadın bununla yüzleştiğinde üzülür. O daha başlamamıştır, henüz harekete geçmemiştir. Kullanılmıştır. Upanishadlar’da yeni çiftler için garip bir tören vardır. Yeni evlenen çiftler Upanishad kâhinine gelir ve o da onları kutsar. Kâhin kadına döner ve şöyle der: ‘Umarım on çocuk annesi olursun ve nihayetinde kocan da on birinci çocuğun olur.
Ve şayet kocana annelik etmezsen, gerçek bir eş olmayı başaramadın demektir.’
Bu çok gariptir ama bu sözlerin altında insan psikolojisine dair derin bir kavrayış vardır çünkü modern psikolojinin bulduğu şey de budur: Her erkek, kadında annesini aramakta; her kadın da erkeğinde babasını aramaktadır.
Bu yüzden her evlilik bir hayal kırıklığıdır: Anneni bulamazsın. Evlendiğin kadın sana annelik yapmaya gelmedi bu eve; senin karın, senin sevgilin olmak istiyor.
Upanishad töreni beş-altı bin yıllık yaşıyla modern psikolojiye ışık tutuyor. Bir kadın, ne olursa olsun, temelde annedir.
Babalık ise sonradan uydurulmuş bir kurumdur, doğal değildir. Ama anneliğin yeri doldurulamaz.
Kadın ve erkek ne eşittir, ne de eşit değildir: Onlar eşsizdir.
İki eşsiz varlığın buluşması varoluşa mucizevî bir şey getirir. Ancak garip olan bir gerçek vardır: Kadın, her zaman daha çok çocuksudur, gözleri daha çok hayretle doludur.
Erkek, her zaman bilgi peşindedir. Peki, bilgi nedir? Bilgi sadece hayretten kurtulmaya yarayan bir araçtır.
Tüm bilim varoluşun gizemini ortadan kaldırmaya çalışır ve bilimin anlamı bilgidir.
Şu çok basit bir gerçektir ki, ne kadar çok bilirsen, o kadar az hayrete düşersin!
Yaşlandıkça hayret etme duyarlılığını yitirirsin. Giderek daha hantal olursun. Ancak bunun nedeni artık her şeyi bilmendir.
Hiçbir şeyi bilmiyorsun ama zihnin sadece ödünç alınmış bilgilerle dolu.
Ve sen hiç, bunun altında karanlık ve cehaletten başka bir şey olmadığını düşünmedin.
Doğru söze ne denir her şeyi bildiğimizi iddia ederiz ama bildiklerimiz bizlere verilmiş ödünç bilgilerle dolu.
Yarın kaldığımız yerden devam
ANLAYANA !!!
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar