KENDİNİZLE KARŞILAŞMAK VEYA KENDİNİZİ AYNANIZDA GÖRMEK
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

KENDİNİZLE KARŞILAŞMAK VEYA KENDİNİZİ AYNANIZDA GÖRMEK

28 Ekim 2019 - 10:33

Birisiyle karşılaşırsınız... Benliğiniz, size kendisini takdim eder. Karşınızda duran kişi sizin bir suretinizdir.

Pekçok olaylarda belirirsiniz kendi önünüzde, lakin bunların hepsi sizin kendi yansımalarınızdır.

Bu yansımalar hakkında ne hissederseniz hissedin sizin bir yanınızı ortaya koyar onlar.

Bu size uzak göründüğü denli ürkünç de gelir.

Korkunç canavarları kendi kendinize davet ettiğinize inanamazsınız. Güzelliği ve güzel ruhları da kendinizin davet ettiğine inanamazsınız.

Herhalukarda sizin bir yönünüz, sizin bazı düşünceleriniz, önünüzde ortaya çıkmaktadır.

Karşılaşan kişi de bu şekilde ortaya çıkan kişi de bunu bilmeyebilir,kısacası siz de bunu bilmezsiniz.

Ancak burada görünmez bir işbirliği,bir olaylar bütünü vardır.

Mesela birgün karşınıza perişan bir dilenci çıkabilir ya da varlıklı bir işadamı veya ağlayan bir çocuk, acelesi olan bir insan, bir adam ya da bir kadın, yaşlı veya genç, ne çıkarsa çıksın bunların hepsi sizsiniz.

Mümkün olan her nevi kombinasyon sizsiniz.

Zaten sizin kendiniz oldukları için bu kişiliklerin hepsini gayetiyi tanırsınız.

Sizden bir parçadır onlar, sizin bir yanınızdır. Onların hepsi sizsiniz.

Tüm bunlara yoldaki sarhoş bir adamı da ilave edebiliriz, ona karşı yabir empati besler ya da onu suçlarsınız, kısacası içinizdeki bir çok şeylerin görüntüsüdür o adam.

Bir konsere gittiğinizde hayatınızda yarattığınız harikulade bir müziğe tanıklık edersiniz.

Bir sinema filmindeki karakter sizsiniz aslında, orada kendinizi görürsünüz.

Bir futbol maçına gittiğinizde oyuncuların hepsi sizsiniz,  ev sahibi takım ya da konuk takım fark etmez, kaybeden ya da kazanan, faul yapan ya da faul yapılan...

Karakterleri belirler ve rol dağılımını siz yaparsınız.

Kısacası hem yönetmen hem de yapımcısınız ve tüm rolleri oynarsınız.

Onların adımlarıyla yürümektesiniz. Karşınızda tezahür eden herkes sizin konuğunuzdur.

Onları davet etmiş olduğunuzu hatırlamayabilirsiniz, fakat onların varlığını inkar da edemezsiniz.

Belki de davetiyetinizi çok uzun zaman önce yazmıştınız ve onlara bugün ulaşmıştır. Belki de istemediğiniz bir şey için uzun uzun düşünmüş ve onu kendinize çağırmıştınız.

Bu, bir haketme meselesi değildir. Suçlama ya da pişman olma meselesi değildir bu; lakin bir mesuliyet halidir.

Hayal mahsulu ortaya çıkan bir hata da yapılmış olsa, örneğin bir kişiliğin yanlış tasavvur edilmesi gibi, farketmez.

Artık sorumluluk sizdedir. Peronda duran sizsiniz. Hangi trene bineceğiniz size bağlıdır. Binebilir ve tekrar inebilirsiniz. İteklenip sıkıştırılabilirsiniz. Orada olan sizsiniz.

Yaşamın, reaktörü ve dinamosusunuz. Onun ekseni ve merkezi siniz.

Sürecin kendisisiniz ve süreci işleyensiniz ve de neticesiniz.

Nesne ve öznesiniz. Geçişli ve geçişsiz fiilerin kendisisiniz.

Özel isimlersiniz, cins isimlerisiniz. Bunun iyi tarafı, istediğiniz her şey olabileceğiniz ve istediğiniz herkesle birarada olabileceğinizdir.

Kısacası gördüğünüz, yaşadığınız, beraber olduğunuz, karşınıza çıkan, aklınıza gelen her ne varsa sizsiniz.

Her şey sizin kendinizle karşılaşmanızdır, kısacası aynanızdır.

O aynadan alacağınız dersler sizin gelişiminiz içindir.

ANLAYANA !!!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar