ÖLÜM VE OSHO 1
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

ÖLÜM VE OSHO 1

07 Kasım 2019 - 07:30

Spritüel düşüncelerde Osho üstat benim daima yoldaşım olmuştur.
Düşünce vardır ve insan düşünceleri ile bir bütündür.
Derinlemesine düşünce ise Spitül üstadların dağarcığında mevcuttur.
O derinlikler, o felsefik sözler onların kelamıdır.
Bu yazıda da Ölüm konusu ve Oshonun ölüm üzerine yaptığı açılımlar vardır.
Öldüğünüz zaman, yaşamınızın bir bölümü “ ki insanlar bunun yaşamınızın tümü olduğunu sanır” sona ermiştir.
Oysa sona eren, sonsuz bölümden oluşan bir kitabın içindeki bölümlerden biridir yalnızca. Bu bölümün bitmesi, kitabın bittiği anlamına gelmez.
Sayfayı çevirdiğinizde yeni bir bölümle karşılaşırsınız.
Kişi ölürken yeni hayatını gözlerinde canlandırmaya başlar.
Bu bilinen bir gerçektir çünkü yaşam bitmeden önce gerçekleşir. Arada bir, son noktadan geri dönen birileri çıkar. Sözgelimi, birisi tam boğulmak üzereyken, son anda kurtarılır.
Neredeyse komaya girmiştir; yuttuğu su çıkartılıp, suni solunum yaptırılır ve yaşamı sona ermek üzereyken kurtulur. Bu durumdaki insanlar ilginç gerçeklerden sözetmişlerdir.
Anlatılanlardan biri, ölmek üzere olduklarını, yaşamlarının sonuna geldiklerini hissettikleri o son dakikada geçmişte yaşadıklarının, doğumdan içinde bulundukları ana kadar, çok hızlı bir şekilde gözlerinin önünden geçtiğidir.
Belki bir saniyeden bile kısa bir zamanda, yaşadıkları her şey, anımsadıkları ya da tamamen unuttukları, belki yaşarken bile hafızalarına kaydetmedikleri, belleklerinin birer parçası olduğunu farketmedikleri tüm anılar gözlerinin önünde belirir.
Anılardan oluşan bu film çok kısa sürer çünkü kişi ölmektedir ve filmin tamamını izleyecek üç saati filan yoktur.
Tüm film izlense bile bir insanın yaşamını o küçük ve önemsiz ayrıntılarla bağdaştırmak mümkün olmaz.
Yine de her şey film şeridi gibi ölmekte olan insanın gözünün önünden geçer, bu kesinlik kazanmış ve büyük önem taşıyan bir olgudur.
Bu bölüm sona ermeden önce, kişinin tüm deneyimleri, karşılayamadığı arzuları, beklentileri, yaşadığı düş kırıklıkları, moral bozuklukları, acı ve sevinçleri, kısaca her şey, kafasında son bir kez toparlanır.
Ölmekte olan kişi, yeni bir şeye doğru yönelmeden önce bütün bunları görmeli, toparlamalıdır çünkü sahip olmuş olduğu beden yitirilecek, zihni, beyni artık ona eşlik etmeyecektir.
Oysa ki zihninin salacağı arzular ruhuna yapışıp kalacak ve gelecek yaşamını da bu arzular belirleyecektir.
Geçmiş yaşamında yarım kalan ne varsa kişi hedef olarak onlara yönelecektir.
Bu nedenle ölüm anında ne yaptığınız doğumunuzun nasıl olacağını da belirler.
Eminim Ölüm gerçeğinin bu kısmı sizlerin ilgisini çekmiştir.
Yarın bu konuya devam edeceğim
ANLAYANA !

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar