ZİHNİMİZDEN YÜREĞİMİZE YOLCULUK 1
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

ZİHNİMİZDEN YÜREĞİMİZE YOLCULUK 1

29 Ekim 2019 - 10:59

Hepimizin içinde bulunan en değerli özellik dünyaya geldiğimizde bize hediye olarak sunulan ilahi gücümüzdür.

Zihnimiz dışarıdan gelen uyarılar nedeniyle yaydan fırlatılan ok misali pek çok oka maruz kalabilir.

Ancak kişi oklardan kendini korumasını öğrenirse gönderilen oklar fırlatanlara geri döner…

“Bu ne demek?” dediğinizi duyar gibiyim.

Yazının tamamını okuduğunuzda ne demek istediğimi anlamış olacaksınız.

Hayatımızı sürdürürken bize göre uygun dediğimiz veya uygunsuz dediğimiz durumlarla karşılaşırız bunları anlayışla karşılarız, kabul ederiz. Bazılarını ise kabul etmeyiz.

Her ikisi de bizim tepki gösterme şeklimizdir.

Davranışlarımızın kontrolünün farkında olmamız bizi bütünlüğün içinde tutmaya yardım eder.

Eğer ben spiritüelim, akıllıyım, bilgiliyim, erdemliyim, inceyim, zarifim, anlayışlıyım, hoşgörülüyüm….vb. diyor sonra da kendinizi durumlar karşısında kontrol edemiyorken buluyorsanız bir başkasına bunu nasıl anlatabilirsiniz?

Anlatamazsınız.

Bir kova düşünün içi boş en ufak bir rüzgârda sağa sola savrulur.

Kova dolu olursa doluluğu ölçüsünde rüzgârdan etkilenmez, savrulmaz.

Karşılaştığı durumlara verdiği tepki bize o kişiyi anlatır.

Her şeyde olduğu gibi hayat da bir dengedir.

Bu denge bizim yaşamımızda da önemlidir.

Kuş kadar özgür, dağlar kadar güçlü ve dayanıklı olabilir miyiz?

Yaşamımızı sürdürürken hoşumuza gitmeyen sözlere, davranışlara verdiğimiz tepki bize bizi anlatmaktadır.

Çevremizde olanlara tahammül edemiyorsak ve kendimizin onlardan daha iyi olduğunu düşünüyorsak bu bizim egomuzun sesidir.

Eğer yapılan davranışların altında şu amaçlarımız; onaylanma isteği ( kabul edilme), yönlendirme isteği ( kontrol etme), güvence isteği, önemsenme duygusunun tatmini varsa egomuza hizmet ediyoruz demektir.

Kısacası egomuz bizi yönetmiş oluyor

Farkına vararak “neden ben bunu yapıyorum?” diyerek sebebini anladığımızda dönüşüme uğrar.

Bu dünyada yaşıyorsak bize sunulan tüm koşullara rağmen sağlam ve güçlü durmamız kendimiz açısından önemlidir.

Biz insanlar koşullar ve durumlar karşısında nasıl hareket ediyoruz?

Düşüncelerimizle, duygularımızla, hislerimizle, konuşmalarımızla, davranışlarımızla tutumumuzu sergiliyoruz.

Herkes bu tutumumuza göre bizi yorumluyor.

Hangi şekilde olursa olsun tepki veriyoruz ve hiçbir tepki karşılıksız kalmaz.

Asya’da bir kelebeğin kanat çırpışı Amerika’da fırtına estirebiliyorsa bizim hangi şekilde olursa olsun verdiğimiz tepkide evrende kaybolmaz.

Örneğin; birisi bize bizi aşağılayıcı istemediğimiz sözleri sarfetti…

Bunu ne niyetle söylediği önemli!

Bizim nasıl algıladığımız önemli!

Ve nasıl tepki verdiğimiz önemli!

Bizde karşıdakinin bize konuştuğu tarzda karşılık verirsek onunla aynı enerji alanına gireriz. Aynı seviyedeyizdir. Sonra da ruhsal olarak genişlemekten ve yükselmekten nasıl bahsedebiliriz ki?

Ruhsal olarak genişlemek için önce kendi üzerimizde kontrol mekanizmamızı geliştirmemiz gerekir.

Hayat bizi her gün bununla ilgili pek çok sınavdan geçirir.

Tepkilerimiz otomatikse, fevriyse çevremizde gördüğümüz ve eleştirdiğimiz insanlardan ne farkımız kalır.

Doğduğumuzda içimize yerleştirilen hediyeyi bulmanın yolu kendimizi kontrol etmeyi öğrenmemizdir.

Bunları yazmak ve söylemek işin en kolay tarafıdır.

Uygulamak ise … İşte! Önemli olan burasıdır.

Pes edebileceğimiz an burada başlar.

Ancak bizi geliştireceğini düşündüğümüzde ve hayata geliş amacımızı anladığımızda herkes bu gelişmelerden faydalanacaktır.

Kendimizi kontrol edebildiğimiz zaman kendi gücümüzü elimizde tutarız, başkalarına enerjimizi kaptırmayız.

Her zaman tekrarladığım bir söz var “Bilgili olmak kolaydır”.

Veyarın kaldığımız yerden devam edeceğiz.

 

ANLAYANA !

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar