ZİHNİMİZDEN YÜREĞİMİZE YOLCULUK 2
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

ZİHNİMİZDEN YÜREĞİMİZE YOLCULUK 2

30 Ekim 2019 - 09:21

Her zaman tekrarladığım bir söz var “Bilgili olmak kolaydır”, demiş ve yazının geri kalan kısmını bügüne bırakmıştık.

Devam ediyoruz.

Çok okursunuz. Eğitimlere, seminerlere katılırsınız ancak bu öğrendiklerinizi uygulamaya geçirmediğiniz müddetçe sadece çok bilgili olursunuz.

Uygulanmadığı sürece zihnimizden yüreğimize yolculuk başlamamıştır.

Kendi gücümüzü geliştirmek için pek çok teknik ve sistem var şüphesiz… En etkili olan hangisi? (Bana en çok sorulan sorulardan biri)

Kendinizin farkında olmak diyorum.

Karşınızdaki kişilerin size söylediği sözleri ve davranışları nasıl algılıyorsunuz?

“X kişinin konuşmasına tahammül edemiyorum. Çileden çıkıyorum” diyorsanız

Bunun anlamı şudur; “Ben bu konuda eksiğim, yetersizim”

Kendi eksikliğimizi inkâr ederek ne kazanabiliriz… Ki sadece eksik tarafımızı bastırmak için üstün olduğumuzu ispat etme çabası içinde bir ileri iki geri yaparak kendi yaşantımızı sabote ederiz.

Bu durumda düşmanı dışarıda aramayalım en büyük düşman yine içimizde sadece onu fethetmek için çaba göstermeliyiz.

O zaman bizimle savaş halinde olanlarla baş edebiliriz.

Diyeceksiniz ki böyle bir sinir gücüne kim sahip olabilir ki?

Bazen insanlar sinirleri zayıfladığı için iyi niyetle söylenenleri de ters anlayabiliyorlar.

Bizim uygulamamız gereken, yüreğimizin ihtiyacı olan huzuru ve mutluluğu bulmak için kendimize yoğunlaşmak, kendimizi anlamak, meditasyon yapmak, gürültünün içinde sessiz kalmayı öğrenmektir.

Bunları yapmazsak ne olur?

Hayat gene akmaya devam eder.

Biz ise sürekli gevezelik yapan zihnimizle kendimizi sabote etmeye devam ederiz.

Bu da gerçek mutluğu engeller.

Bunları uygulamanın bir yasası var mı?

Zihnin terbiyesi ve eğitimi küçük yaşlardan itibaren alışkanlık haline getirilirse hayatımız kolaylaşır.

Çocuklara nasıl kontrol edeceğimiz küçük yaşlarda öğretilirse kişilerin sinirleri ve dayanma güçleri daha sağlam olur.

Ancak önemli noktayı belirtmeliyim; genellikle yaşlar ilerlediğinde bunları uygulamaya geçirdiğimiz için kontrol etmek ve bir takım alışkanlıklardan vazgeçmek zor gelebilir. Öncelikle vereceğimiz karşılığı incelemeliyiz.

-Oku yaydan fırlatmalıyım?

-Ok yaydan fırlarken ya yanlış yere giderse?

-Oku yaydan nereye fırlatmalıyım?

-Ok ya geri gelir de beni öldürürse?

Yapacağımız davranışları ve söyleyeceğimiz sözleri ölçülü kullanmalıyız.

Çünkü ok fırlatıldığı zaman karşıya da zarar verebilir.

Size de zarar verebilir.

Su gibi seller olup yıkıcı da olabilir.

Toprağa hayat verip tabiatı canlandırıcı da olabilirsiniz.

Biz de öfkemizi, kızgınlıklarımızı kontrol altında tutmayı öğrenirsek enerjimize sahip çıkarız.

Doğru kullanılan enerji bizi yüreğimize götürür.

Yanlış kullanılan enerji ise bizi zihnimizin sınırları içinde tutar.

Tepkisiz olalım derken kendimizi baskılayarak direnç gösterelim demiyorum.

O başka türlü patlamalara neden olur.

Burada da ince bir çizgi var.

Zihnimiz bedenimizden daha hızlıdır ve dinlendirmediğimiz zaman gücünü kaybeder.

Algılamamız, analiz etme gücümüz yavaşlar.

Çok az kişi zihnini dinlendirmeyi biliyor ve bunun nasıl muhteşem olduğunun farkında.

Zihnimiz dinlendiği zaman ruhumuz yenilenir ve rahatlar o da fizik bedenimize yansır.

Herkesin kendi ölçüsünde kaygıları, endişeleri, şüpheleri olabilir.

Çabamızla bunları sevgiye dönüştürebiliriz.

Hatırlayalım korkunun olduğu yerde sevgi, sevginin olduğu yerde korku barınamaz.

Zihnimizi temizlediğimizde yüreğimize giden yol üzerindeki gereksiz çöpleri, tozları kaldırmış oluruz.

Yüreğimiz ise gerçek Aşk’ın olduğu yerdir.

Berrak bir zihin, AŞK ve SEVGİ dolu yüreğimizin olması bizlerin elinde.

Bunun için yapmamız gereken iç sesimize kulak vermek ve ego denen çocuğu eğitmek.

ANLAYANA !!!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar