ELMANIN POLİTİK YOLCULUĞU (2)
Hakan  Yurdanur

Hakan Yurdanur

ELMANIN POLİTİK YOLCULUĞU (2)

19 Mayıs 2021 - 10:10

Daha çok elma, daha çok para demek. Elmadan paraya giden bu sonsuz çevrim çöküşü de beraberinde sunmakta.  İkinci madde bize; ne kadar çok şeye sahip olursak o kadar mutlu ve diğer insanlardan farklı olacağımız yanılsamasını anlatıyor. Yiyeceğimizden fazla erzak, giyeceğimizden fazla kıyafet, kullanacağımızdan fazla eşya, oturacağımızdan fazla ev alıyoruz. Yaşamak için alış veriş yapmanın yerini, alışveriş yapmak için yaşamak almış durumda. Böyle olunca da insani ilişkiler ve insana dair ne varsa alınıp satılmakta. Ticari mantığı baş tacı edince de; eskiyen çamaşır makinası ile eskiyen arkadaşlık arasında pek fark kalmıyor.

 Ev ziyaretine gitmekle AVM ‘ye gitmek arasında düşünsel ayrımlar yapılamıyor. Kapitalizmde insani ilişkilerin garanti belgesi maalesef yok! Ürettiğini satamayan kapitalist, satamadığı ürünlerin yerine daha işlevsizini, sağlıksızını koyar satmayı tekrar dener. Kırmızı elmayı satamazsa zehirli kimyasallarla rengini sarı yapar satmayı dener. Yine satamazsa, genetiği ile oynar başka meyve ile aşılar tekrar pazara sunar. Bu döngü satış tamamlanıncaya kadar devam edecektir. Kullanım değerinin insani, değişim değerinin ticari olduğu böylece tescillenecektir. Bu sistemde ekonominin baş geçmesi ayrışma ve kutuplaşma demektir. Ekonomiyle toplum, toplumla doğa, ayrışırken; buna doğa bilimleri ile sosyal bilimlerin ayrışması eklenir.

Böylece insanın eylem ve sonuçlarını görme, yorumlama, analiz etme Yeteneğine de el konulmuş olur. Ne insan nede doğa, doğuştan varoluştan fakir değildir. Sistem tarafından bilinçli olarak fakirleştirilmiştir. Bu anlamıyla da kapitalizm, bolluktan değil israf ve kıtlıktan beslenir. Doğal içme suyunun bol miktarda olması, kapitaliste para kazandırıp kâr elde ettirmez.

O nedenle su kaynakları sınırlı olmalıdır ve hakimi de kapitalist sermayedar olmalıdır. Suyun kirlenmesi, insanların içip hasta olması da bir kâr aracıdır. Böylece hastanelere müşteri olarak gidilecek para kazandırılacaktır. Kapitalizm; işçi ve emekçiler üzerinden para kazanmak, kazanırken zenginleşmek, zenginleşirken sömürmek, sömürürken tüketmek, tüketirken de yok etmek üzerine kurulu bir sistemdir.

 Gelelim üçüncü maddeye. Kapitalist sınıf, meta üzerinde kontrol sahibi olmaya başladığı andan itibaren işçi ve emekçi sınıf üzerinde de baskı ve kontrolü ele geçirmiştir. Elmanın değişim değerinin olması, sermayedar için kâr ve kontrol demek iken; ezilen ve sömürülenler için gelirin azalması, yoksullaşma, sefalet, sömürü demektir.

Gelirin azalması yani paranın azalması sınırlandırmak demektir. Çemberin dışına itilmek demektir. Bu sistemde parası olan çok konuşur. Daha doğrusu herkes parası kadar konuşur, konuşturtulur. Boşuna dememişler” mülkün sözü, sözün mülküdür” diye. Para kimin elinde ise, söz yani egemenlikte onun elindedir.

 Bununla birlikte, doğanın ürettiklerinin de yok edildiği ekolojik yıkımla karşı karşıyayız. Saldırı ve sürdürülemezlik at başı gitmekte. Büyük insanlığın yok olmadan yaşaması da yönünü doğaya çevirmesine bağlı. Orman yangınında tehdit gören sadece insan değil. Ormanla birlikte yok olan milyonlarca canlı. Ağaca bakıp ormanı göremeyen zihniyet, yangında yok olan milyonlarca canlıyı da önemsemeyecektir.

 Kapitalizm, borçlandırarak borçlanarak ayakta kalmaya çabalayan bir sistem. İnsanlar birbirine, şirketler başka şirketlere, devletler devletlere borçlu.  Üstelik insanoğlu toptan doğaya borçlu. Dünyaya gelen her insan borçlu olarak doğuyor. İnsanın insana borcu zamanla ödenir fakat doğaya olan borç nasıl ödenecek? Her yıl dünyaya veda eden canlı türleri nasıl geri getirilecek? Kapitalizm doğaya açılmış savaş demektir.

 Bu sistemin içinde kalarak ne fakirin zenginleştiğini nede zenginin fakirleştiğini görmek mümkün değil. Meta sistemini anlamak ve yorumlamak bugünü anlamaktan geçiyor. Değişim ve dönüşümün sürekli olduğu bir zaman diliminde, ne geçmiş kavramlarla nede zemini olmayan ütopyalarla değil; bugünü kendi gerçekliğimiz ile açıklayabiliriz. Elmanın politik yolcuğu tamda bu gerçek zeminde oluşmakta. Doğada tek başına yetişip, olgunlaşıp, çürüyen elma; çürümüş bir sistem olan kapitalizmden daha değerlidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar