BREXİT VE Ertesi gün…… (Brexit and the day after)
Hassan Vahib

Hassan Vahib

BREXİT VE Ertesi gün…… (Brexit and the day after)

26 Kasım 2019 - 08:02

BREXİT korkusu yetmezmiş gibi bir de şu anda dünyada gerçekleşen protestolar sermayeyi temsil eden hükümetlerin, siyasilerin korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Düşünün, bu protestolar birde örgütlü demokratik kitle hareketleri olmaya başlarlarsa korkuyu siz o zaman görün…. Gerçek değişimi ve kalıcı çözüm istiyorsak eğer, örgütlü demokratik kitle hareketleri güçlü birer politik araç olabilir.
‘Büyük Britanya’daki’ seçimlerle ilgili 1 ay kadar önce yazdığım köşe yazımdaki  görüşlerimi değiştirmiş değilim. Geçen haftaki İngiltere ziyaretimden sonra bu görüşüm daha da güçlendi. Bu seçim 2. Bir AB üyeliği referandumundan başka birşey değildir. 
Haziran 2016 Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği üyeliği referandumun’dan  41 ay geçmesine rağmen kararsızlık, kafa karışıklıkları, siyasi arenadan sayısızca istifalar, ekonomik dalgalanmalar tüm ADA’yı sarsmaya devam ediyor (Financial Times analizi: AB referandumundan bu yana yaratılan iş sayısında yüzde 19 oranında ve yine aynı dönemde, yeşil alan yatırımlarında kullanılan yabancı sermaye yaklaşık yüzde 30 azaldığına işaret ediyor), birzamanlar köklü denilen şirketlerin de dahil olduğu iflaslar, ADA’yı terkeden yatırımcılar gün geçtikçe artıyor (British Steel ve Thomas Cook’un çöküşü, Dyson’un merkezini Singapur’a taşımaya karar vermesi, Honda araba devi’nin Swindon tesisini kapatma kararını açıklaması, Avrupa’nın lideri Ford’un anlaşmasız Brexit’in bir felaket olacağı konusunda uyarısı, Barclays bankası İngiltere’den İrlanda’ya 166 milyar £ değerinde sermaye taşıması gibi birçok karar). İşin gerçeği, Birleşik Krallık BREXIT kararıyla birlikte kendini ekonomik olarak hassas ve daha da kırılgan konuma sokmuş oldu. 
Erken seçimin tek gerekçesi’nin BREXİT olduğunu artık sanırım kimse reddetmez. Her ne kadar da siyasi partiler manifestolarını açıklasalarda, her ne kadar da bu seçimde özelliklede 2 ana parti daha önceki seçimlerde olduğu gibi ‘kemer sıkma’ (austerity) politikası yerine, en büyük kamu harcama kesintilerini kimin yapacağı konusunda rekabet etmek yerine, bu seçimde kimin daha çok harcayacağı konusunda rekabet ediyorlar (şu anda dünyada gerçekleşen protestoların getirdiği korku dersek yanılmayız sanırım). 
38 milyon İngiliz, yaklaşık 4 milyonluk İskoç, 2.2 milyon Gallerli ve 1.2 milyon Kuzey İrlandalı seçmen açısından karar, AB’den çıkma veya çıkmama kararı ve hangi yönde oylarını kullanacaklarıdır. İşçi Partisi AB üyeliği konusunda  İKİNCİ bir referanduma göz kırptığını saklamıyor ve bunun en doğru karar olduğunu savunuyor, Liberal Demokratlar zaten AB’den çıkmanın Birleşik Krallık için felaket olacağını çok daha öncelerden söylüyorlardı ve çıkmama taraftarı pozisyonlarında vazgeçmiş değiller, AB karşıtı yeni kurulan BREXIT partisinin duruşu malum, Muhafazakar Parti ise Brexit Partisiyle doğrudan işbirliği yapmamalarna rağmen, Br exit partisinin birçok anahtar bölgelerden adaylarını geri çekmeleriyle seçimden birinci parti çıkma konusunda ve BREXİT doğrultusunda çaresizce yola devam edecekleri kesinleşmiş görünüyor. 
Çok daha önemlisi Aralık 12’den sonra ve Brexit’ten sonraki gün, çıksalarda çıkmış olmayacaklardır (anlaşmalı veya anlaşmasız)…….Birleşik Kraliyet, BREXİT istikametinde devam etme karar alsada, bu süreç çok uzun olacağa benziyor. Yani seçim öncesi durumun devamı di. Niye mi? Çünkü AB ile 46 yıllık ticaret, güvenlik ve dış politika ilişkilerinin tümünün müzakere edilmeleri, bunların sil baştan yeniden inşa edilmeleri söz konusudur da ondan. 
Son 3 yılda bu doğrultuda arpa boyu kadar yol gidilmedi çünkü, o daha önce bahsettiğim (Çin, ABD, Hindistan karşısında güçlü bir AB’nin var olduğunu, bu ticaret savaşında bizde varız diyebilen bir Avrupa Birliğini ısrarla savunan bir ‘mecburi evlilik’ten’ başka birşey olmayan ülkelerin birlikteliğinden bahsediyorum) AB’nin en önemli sütunlarından biri olan Birleşik Krallığın çekip gitmesinin AB’yi temelden sarsması, BİRLİĞİN erime ve çökme riskinin artması analamına geleceğini için. 
Daha önce birkaç AB üye ülkede referanduma sunulan, fakat hep reddedilen, AB Devleti için öngörülen anayasanın olmamasını da dikkate alırsak, huzursuz olan epeyce üye ülkenin de olduğu düşünülürse, Avrupa Birleşik Devleti’ni oluşturma vizyonunun her geçen gün uzak ve ulaşılamayacak bir hayal olduğu Kabul edilirse, Birleşik Kraliyetin tatmin olacağı, lehine bir anlaşmayı geri kalan AB üyeleriden sağlaması  hiç de kolay olacağa benzemiyor. 
Bu BREXIT müzakere sürecinin daha birçok hükümeti, siyasetciyi harcayacağını gösteriyor desek yanlış olmaz sanırım.…
BREXİT korkusu yetmezmiş gibi şu anda dünyada gerçekleşen protestoları da unutmamak gerekir. Bu protestolar sermayeyi temsil eden hükümetlerin, siyasilerin korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Düşünün, bu protestolar birde örgütlü demokratik kitle hareketleri olmaya başlarlarsa korkuyu siz o zaman görün…. Gerçek değişimi ve kalıcı çözüm istiyorsak eğer, örgütlü demokratik kitle hareketleri güçlü birer politik araç olabilir.
Birleşik Kraliyet’teki 12 Aralık secim oy oranlarını mı soruyorsunuz? İşçi Parti %30, Muhafazakar Parti %38, Liberal Demokratlar %16, BREXIT Parti %7, İskoçya Ulusal Parti % 4, Yeşiller %3, Diğerleri %2 (Benim tahminim – yani yeni bir koalisyon hükümeti) 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar