Bugünün küresel protestolarının ortak bir yönü var mı?...
Hassan Vahib

Hassan Vahib

Bugünün küresel protestolarının ortak bir yönü var mı? Küresel Öfke Protestoları ama sonra ne olacak?

19 Kasım 2019 - 12:05

Daha önceki yazılarımda da bahsetmiştim, yükselen ABD-Çin çatışması küresel kapitalizm için büyük bir krizden başka bir şey değil. ABD, Çin, AB, Hindistan gibi güçler arasındaki ticari çatışmaların devam ettiği ve bu doğrultuda yürütülen bütün görüşmelerin, varılan anlaşmaların dahi çöktüğü kabul edilirse, son yıllarda şiddetle artan ticaret savaşında “çıkış rampası” artık kalmamış gibi görünüyor. Bu kriz, ekonomik, politik ve hatta askeri açıdan potansiyel olarak ciddi küresel etkileri olan uzun süreli ve giderek artacak olan ve hepimizi bir şekilde etkileyecek olan yüksek riskli bir mücadelenin de başladığını işaret ediyor.
Dünyanın farklı ülkelerinde her geçen gün tansiyonun arttığını, şiddet içeren protestoların, kitle hareketlerinin süreklilik kazandığını görmekteyiz. Tabii ki bu olayları değerlendirirken, farklı nedenlerden farklı ülkelerde ortaya çıktıklarını görsek bile, özünde hepsini körükleyen ortak noktaların olduğunu ve esas ana unsurun kapitalizmin kendisinin olduğudur.  
Küresel anlamda gerçek ve kalıcı demokrasi adına, toplumsal çıkarlar ve kitlelerin Bununla birlikte, işçi hareketlerinin her iki ülkedeki ve küresel çapta Trump yönetiminin işçi sınıfı enternasyonalizmine dayanan önlemlerine karşı bağımsız bir siyasi pozisyon geliştirmesi, Trump ve Xi Jinping gibi milliyetçi politikacıların korumacılığına eşit ölçüde karşı çıkması hayati önem taşımaktadır. neo-liberal küreselleşmenin kapitalist alternatifi. Kapitalizmde, işçilerin geçim kaynakları, demokratik haklar ve çevre açısından, hiç bitmeyen bir yarışa dayanarak, büyük şirketlerin ve finansal seçkinlerin çıkarları doğrultusunda hem ticari savaşlar hem de ticaret anlaşmaları izlenir. Aslında şu an şahit olduğumuz, kapitalist ülkelerin küresel mücadelesidir. 3. Dünya savaşının patlak vermesi yerine sürdürülen ‘soğuk savaş’ politikalarıdır. Ekonomik gelişmeleri yönlendirmek ve piyasayı “kontrol etmek” için araya girme, güç dengelerini kendi lehlerine, kendi ülkelerinin büyük şirketleri ve finansal seçkinleri leyhine döndürmeye çalışan küresel kapitalist politikaların çıkar çatışmalarıdır. 
Bu nedenle hepsi farklı nedenlerle, farklı yöntemlerle ve hedeflerle olduğu düşünülsede birçok ülkede hemen hemen ayni dönemde başlayıp süren protestoları, ‘kitle’ direnişlerini değerlendirirken, bahsettiğim ‘küresel kapitalist politikaların çıkar çatışmalarını’ akılda tutarak bu değerlendirmeleri yapalım. Tüm bu gelişen olayları birbirine bağlayan ortak tema, kapitalizmin içinde bulunduğu çıkar çatışmalarıdır. 
Bugün ve son aylarda, dünyanın dört bir yanındaki şiddetli protesto gösterileri tetikleyen nedir diye sormak gerekir. Bu gösterilerin alevlerini besleyen yakıtın ne olduğu malum. “Böl ve yönet”, “boyun eğmeyenin boynunu kır”, “oynamayan kuklayı bir başka kuklayla değiş” politikalarının ta kendisi. Tabii bunu söylerken bu protestolarda yer alan kitleleri küçümsemek aşağılamak değildir niyetim, ama gerçek şu ki, toplumsal çıkarlar uğruna verilecek mücadeleler, bireylerin, güçlünün, varlıklının, zenginin oyununu bozacak mücadeleler, spontane, kendiliğinden, ani gelişen protestolar, mücadelelerle olamaz. Varlıklılarla varlıksızlar arasındaki uçurumun her geçen gün büyümesine neden olan, küresel anlamda ve tüm ülkelerde yozlaşmış kokuşmuş politikaların kaynağı olan kapitalizmin yıkılması, toplumsal çıkarları üst düzeyde tutacak, kitleler adına politikalar üretecek ve yürütecek vizyona, ideolojiye sahip iktidarları getirecek olan sadece ve sadece örgütlü ve bilinçli mücadeleler olabilir. 
Buğün şahit olduğumuz protesto edenlerin birçoğu, uzun zamandır ülkelerinin zenginliğinden, eşitlikten, hak ve özgürlüklerden, demokrasiden (bırakın gerçek demokrasiyi, sözde demokrasiden bile)  uzak kalmış, çaresizliği umutsuzluğu hisseden insanlar olduğunu kabul etsek de, insanlığı küresel anlamda olmasa bile kendi ülkelerinde dahi bu protestolar örgütlü, bilinçli ideolojik mücadelelere dönüşmediği sürece istenen ve arzu edilen sonuca gidilemeyecektir. 
Benden söylemesi…..

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar