Çocuk Hakları Bölüm II. BOŞANMA VE/VEYA AYRILIKTA ÇOCUKLARIN...
Hassan Vahib

Hassan Vahib

Çocuk Hakları Bölüm II. BOŞANMA VE/VEYA AYRILIKTA ÇOCUKLARIN HAKLARI

24 Ekim 2019 - 08:58

“Tüm temel hak ve özgürlüklerde olduğu gibi çocuk hakları ihlallerinin durumu bir ülkede demokrasinin ne durumda  olduğunun en belirgin göstergelerinden biridir.

2017 yılı KKTC mahkeme Raporun’da yer alan verilere göre son bir yılda 1092 aile davasından 864’ü boşanmayla sonuçlanırken bu boşanma davaları neticesinde 996 çocuk etkilendi….

Boşanma veya ayrılma sürecinden geçen ebeveynler için, çok yönlü ve sayısız stres kaynağı olduğu bilinen ve kabul edilen bir gerçektir. Olayı kabullenmek, evleri taşımak, varlıkları bölmek, duygularla baş etmek ve en önemlisi de bir ebeveynlik sözleşmesi belirleyip çocukların haklarını ve çıkarlarını koruma altına almak gibi çok yönlü stress kaynakları.

Bu süreci yaşamış veya yaşamakta olan bazılarınızın “O da ne? EBEVEYNLİK SÖZLEŞMESİ’mi?” “Çocuk hakları mı? Nasıl yani? dediğinizi duyuyor, şaşkınlıkla başınızı kaşıdığınızı görüyor gibiyim.

Yalnız değilsiniz, ayrılma yaşayan ebeveynler, çifler için en zor olan belkide bu süreci çocuklar açısından en az zararla atlatmak, psikolojik olarak çocukların bu dönemi en az etkilenerek atlatabilmelerini (tabii mümkünse) sağlamaktır.    

Çoğu gelişmiş ülkelerde, aile mahkemelerinde görev yapan yargıçlar ve konuyle ilgilenen avukatlar, çocuğun hak ve çıkarları konusunda mesleklerini icra ederlerken hem özel eğitim hem de tecrübe sahibidirler ve ‘çocuk hak ve çıkarlarını’ her zaman ön planda tutmaktadırlar.

Bazı durumlarda çocuklar ayrılma davasıda ‘kazanan hepsini alır’ ortasında kilitli kalırlar ve eşit paylaşılan ebeveyn sorumluluğunun eşit zamanla eşit olmadığını tam olarak anlamayan iki savaşçı taraf arasındaki tüm oyunu alırlar.

Bir çocuğun boşandıktan sonra her iki ebeveyni ile de temas kurma hakkı vardır. Ayrıca, birlikte yaşamadığı ebeveyni ziyaret etme hakkına da sahiptir.

Her boşanma ve ayrılık, çocukları yetişkinlerden farklı olarak etkiler. Çocuklar şaşkınlık, yalnızlık, endişe, üzüntü ve öfke duygularına sahip olabilir. Birçok çocuk, ebeveynleri arasında zorluklara neden olacak bir şey yapmış olabileceğini düşünürler.

Çocuklar, ayrılmanın geçici veya kalıcı olup olmadığından emin olmayabilir, bu da karışıklığa neden olabilir. Bazı çocuklar, özellikle de küçük çocuklar, uzun ayrılık dönemlerinden sonra bile ebeveynlerin tekrar bir araya gelme ihtimalini gerçek dışı olarak tutmayabilirler.

Ayrılan çiftler artık birlikte yaşamayacak olsalar bile, gelecekte ebeveyn olarak birbirlerine  güvenmeleri gerekmektedir. Çocukların sağlıklı olmaları, gelişmeleri ve refahı buna bağlıdır.

Ebeveynlerin ilk sorumlulukları kendi aralarındaki çatışmayı en aza indirmek ve çocuk veya çocuklarının diğer ebeveynle olan ilişkilerini desteklemek olmalıdır.

Ayrılık yaşayan ebeveynler çocuk veya çocukların bakımlarıyle ilgili EBEVEYNLİK SÖZLEŞMESİ’ni (planını) görüşmeleri, çocukların hak ve çıkarlarını korumaları gerekmektedir. EBEVEYNLİK SÖZLEŞMESİ (planı), ebeveynlerin ayrılma süresince hazırlanması gereken önemli bir araçtır. Ne yazık ki ülkemizde böyle bir sözleşme veya plan hazırlama anlayışı yoktur ve çoğu zaman çocuklar davada en önemli unsur olarak görünseler dahi gerçek odur ki, yaşanan süreç (uzun süren ayrılık davaları, çatışmalar vs) çocukların yaşadıkları endişeleri, psikolojik bozuklukları artırmaya, onların ‘çocuk hakları’ ihlallerrinin artmasına neden olmaktadır.

Bilinen odur ki çocuklar kendi haklarını savunamazlar. Bu sebeple, biz yetişkinler ve özelliklede hak ve adalet yanlıları ve yetkililer çocukları her çeşit tehditten, tehlikeden korumakla mükellifiz. Fakat tüm temel hak ve özgürlüklerde olduğu gibi, çocuk hak ihlallerinin durumu bir ülkede demokrasinin ne durumda  olduğunun en belirgin göstergelerinden biridir.

Bu nedenle ayrılma ve boşanma davalarında bir mahkeme ve sürece dahil olan her ebeveyn, çocuğun hak ve çıkarlarını en önemli husus olarak görmelidir ve ona göre hareketr etmelidir.

Her konuda artık yetersiz kalan ülkemizdeki adalet sistemimizin değişmesi kaçınılmaz olmuşsa da, konu ‘çocuk hakları’ olunca acil olan, küçük bir adım atma adına olsa bile, EBEVEYNLİK SÖZLEŞMESİ’nin aile davalarında kabul edilir ve mutlak bir araç olmasını sağlamamızdır.

Çocuk hakları ile ilgili 1. Bölüm Köşe yazım’da ülkemizde hergün çocuklarmızın hayatlarıyle trafikte ‘Rus ruleti’ oynandığını yazmıştım. Bu bölümde, ayrılma davalarındaki kocaman bir boşluk tutan EBEVEYNLİK SÖZLEŞMESİ’nin olmaması noktasına dikkate çekmeye çalıştım. Eminim birçoğunuzun paylaştığı esas amacım, ‘Çocuk Haklarıyla’ ilgili diyalogu teşvik etmekti.

İnsan hakları, çocuk hakları, kadın ve engelli hakları konusunda farkındalığın önemini çoğumuz kabul etsek bile, pratikte bunu destekleyen değer ve prensiplerimiz, kendi ruhumuzu rahatlatmadan öteye, ‘güzel’ ve sözde ‘duyarlı’ cümleler olmaktan öteye gitmez. Çağdaş ve demokratik toplum olmanın kısıtaslarını yerine getirmek, görmek, yaşamak istiyorsak eğer, anlamlı, sürdürülebilen ve sonuç veren mücadele, sivil toplum dayanışması, ‘ben’ değil ‘biz’ anlayışı içinde hareket etmeliyiz.

Çocuk hakları ihlalleri için küresel değerlendirme yapan çeşitli kurum ve kuruluşlar vardır (Sivil Toplum Örgütleri dahil). UNICEF (www.data.unicef.org), UNDP (www.hdr.undp.org/data), KidsRights (www.kidsrightsindex.org)

Çocuk hakları ihlalleri için küresel değerlendirme yapılırken dikkate alınan başlıklar 1. Yaşam Hakkı, 2. Sağlık Hakkı, 3. Eğitim Hakkı, 4. Koruma Hakkı 5. Çocuk Hakları İçin Ortamı Etkinleştirme

(EBEVEYNLİK SÖZLEŞMESİ’nin örneği için bana geri dönüş yapmanız yeterlidir……)

 

Hassan Vahib (5)

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar