İnsan Hakları Savunuculuğu… Farkında olup da farkında olmamak
Hassan Vahib

Hassan Vahib

İnsan Hakları Savunuculuğu… Farkında olup da farkında olmamak

31 Ekim 2019 - 10:34

İnsan hakları temel ve evrensel haklardır ve özünde tüm insan hakları, insan eşitliği, onur ve özgürlüğü vurgulayan değerleri içermektedir. Gelgelelim, insan hakları ihlallerini her gün yaşıyoruz ve hayatımızın her yönüyle şahit oluyoruz. Bazen bilinçli olarak (bana dokunmayan yılan bin yaşasın misali) bazen de bilinçsiz bir şekilde geçip gidiyoruz, görüp görmüyoruz, duyup duymuyoruz gibi…..

Bir kişinin insan hakları, ifade özgürlüklerinin sürekli baskı şiddet altında olmasıyla, siyasi düşüncelerinden dolayı hapsedilmesi ve işkence görmesi, ölüm tehditleri alması gibi aşırı yollarla ihlal edilebilirken, bir kişinin maddi imkansızlıklardan dolayı ailesine bakamayacak duruma geldiği, barınma ve gelir desteği gibi temel haklara erişemediği, çocukların yaşam hakkının tehdit altında olduğu, cinsel istismara maruz bırakıldıkları, çocuk yaşta çalışıp para kazanma mecburiyetiyle karşı karşıya kaldıkları, eğitim hakkına erişemedikleri durumlar söz konusu oluyorsa, ırk veya cinsiyet temelinde,  fiziksel veya zihinsel yetersizlik, yeti kaybına uğrayan, hastalıkları süreklilik kazananlardan oluşan “engelli” oluşlarından dolayı ayrımcılığa maruz kaldıkları durumlarda insan hakları’nın ihlal edildiklerinin göstergesidirler. 

İnsan hakları savunucularının çalışmaları, insan haklarının, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün ilerlemesi için esastır. Bu sanırım tartışma götürmeyan bir olgudur. İnsan hakları savunucuları, devlet politikalarını insan haklarına uygun ve yetkili makamları sorumlu kılmakta merkezi bir rol oynamaktadır. Bu da doğru. İnsan hakları savunucuları, insan hakları ihlallerinin mağdurlarını savunmada ve tazmin ve telafiye erişimlerinin sağlanmasında da etkili olmalılar diyebiliriz. Evet şu ana kadar yanlış birşey yazıldığını söyleyemeyiz sanırım. Hal bu iken ve insan hakları ihlalleri dünyamızda ve özelliklede ülkemizde her gün hayatımızı olumsuz şekilde etkilerken hani bizim insan hakları savunucuları?

Yoldan geçen her 100 kişiden 97’si sorulduğu zaman insan hakları savunucuları olduklarını iddia etmeleri bizi şaşırtmaz sanırım. Şaşırtıcı olan, etrafımızda bu kadar insan hakları savunucuları varken nasıl olur da yaşamın her adımında insan hakları ihlalleriyle karşılaşıyoruz? Nasıl mı?

Gelin herhangi bir noktadan bir başka noktaya birlikte ve yürüyelim ve insan hakları ihlallerinin ‘NASIL YANİ?’ sorusuna cevabı bir kaç örnekle gözümüzle görelim.

Birlikte yürümeden önce şunu hatırlayalım, bakarken görmek, görürken bakmak için insan haklarının medeni ve politik haklar ve ekonomik, sosyal ve kültürel haklar olduğunu bilmemiz gerekir.

Yani????? 

Medeni ve siyasi haklar, Konuşma ve örgütlenme özgürlüğü, Keyfi tutuklama veya tutuklama özgürlüğü, yasaya göre suçlu olduğu ispatlanana kadar masum sayılma hakkı, Kendini savunma veya kendi seçiminde hukuki yardımı kullanma hakkı, Kişinin mahremiyetine keyfi veya yasadışı müdahaleye maruz kalmama hakkı.

Sosyal ve ekonomik haklar ise, Yiyecek, barınma, iş, eğitim, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerine erişim, adil ücret ve güvenli çalışma koşulları hakkı, eğitim hakkı, eşit işe eşit ücret hakkı gibi.

Evet bu doğrultuda yürüyüşümüze başlarken elimize bir gazete alıp göz atalım….. Hmmmm sayfa 1, 2, 3, 4, 5 …….8,9,….  tutuklanıp yargılanmadan infaz edilen sanıklar, gerek Rum tarafında yaşayan insanlardan bahsederken hakaret nefrete dayalı argo söylemler, ifadeler (‘gavur’, ‘pis Rum’, ‘kahpe Rum’). Yürürken kaldırımlara dikkat! ya bir araç park etmiş (markete arabayla girmeye çalışan biri sanırım!!), yada kaldırımın ortasında bir direk veya içine düşebilmek hiçten olan bir çukur veya ayağının takılacağı bir kaldırım taşı… (araçların ve engellerin arasından adeta süzülen yayaların, kaldırımları kullanmaya çalışan çocuk arabalı ebeveynlerin, engelli bireylerin motorlu araçlar karşısında yalnız, gasp edilmiş hakları bakımından savunmasız bırakılmaları, çok büyük bir hak ihlalidir).

Yürürken görebileceğiniz, farketmedim diyemeyeceğiniz bir başka nokta, etrafımızdaki inşaat halindeki binalar ve orada çalışan işçiler. Genelde iş alanlarındaki iş güvenliğinin sağlanmadığını görmek için uzman olmak gerekmez. Binaların etrafında atık ve dikkatsizce bırakılan malzemeler, araçları yayaları hiçe sayan, hiçbir teklikeye karşı alınmamış önlemler, çalışan işçilerin her an tehlikeyle, iş kazasıyle karşı karşıya kaldıkları ortamlar insan hakları ihleleridir (İnsan hayatını koruma ve bu bağlamda iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, işçilerin işyerlerindeki sağlıklarının gözetilmesi hakkı, hak ve özgürlükler bağlamında en temel insan haklarındandır).

Yürüdüğümüz yolda yeni açılmış bir mağazaya engelli girişi yapılmamasını görmek, bir lokantada engelli tuvaletinin olmaması, engelliler için oto park yeri olmaması veya engelli olmayan birisinin olan bir yere park etmesi gibi durumlar net ve bariz insan hakları ihlalidirler.

Belediyelerin kendi sorumlulukları içinde olan ‘Engelli dostu’ Kadın dostu’ ‘LGBTİ dostu’ ‘Emekli dostu’ ‘Çocuk dostu’ kentler (Bir sonraki köşe yazımın konusu) yaratılması yolunda tamamen duyarsız ve ‘vitrin düzenlemeleri’ dışında, kalıcı, sürdürülebilir çağdaş kentler yaratılmasından uzak oluşları bize insan hakları farkındalığından savunuculuğundan çok uzak oluduğumuzu göstermektedir……

Aslında buğünkü köşe yazımdaki konu da derin bir konu, ama ufacıkta olsa bile bir tartışma, biraz farkındalık biraz da ‘aynaya bak kendini sorgula’ anlamında yazdıklarımdır…. Biz toplum olarak gerçek demokrasiyi, insan haklarını, çocuk haklarını, kadına şiddete karşı duruşu, ırkçılığa faşizme karşı duruşu, hak ve özgürlükleri çok benimsemiş bu yolda yürüdüğümüzü (en azından bireyler olarak kendi adımıza düşündüğümüz) iddia ederiz sanırım….. Bunlar AMA söylemekle, inanmakla, sosyal medya’da TIK’lamalarla olacak işler değildir be arkadaşlar… İnsan hakları savunuculuğu, çağdaş ve demokratik toplumlar düzenler kendiliğinden olmaz olamaz… bu düzenin kurucularu, bu sistemin yaratıcıları bir sabah uyanıp, işte size insan hakları, işte size demokrasi, işte size hak ve özgürlükler demeyecekler….. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” misali, insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalıp insan hakları savunuculuğu iddia etmek kabul edilemez…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar