ANASTASİADİS'İN ÖNERİLERİ VE TÜRKÇE KONUŞAN...
Hüseyin Vedat Ağlamaz

Hüseyin Vedat Ağlamaz

ANASTASİADİS'İN ÖNERİLERİ VE TÜRKÇE KONUŞAN KIBRISLILARIN PANİĞİ…!!!

06 Haziran 2022 - 09:55

Arsızlık ve yüzsüzlük bir alışkanlığa dönüştüğünde sahip olduklarını kullanmayan sadece biriktiren bir koleksiyoncuya dönüşürsün.

 Akilah Azra Kohen

Bir web tv kanalında program sunan sayın Şener Levent’in söyledikleri ve haykırışları o kadar içimi yaraladı ki, Cuma gününden itibaren söyledikleri her ana kulaklarımda çınladı.

Ne diyordu Şener Levent?

“yahu arkadaşlar Anastasiadis bu topluma yapılabilecek en büyük önerileri yapmıştır. Anlamadığım Kıbrıslı Türkler nasıl buna kayıtsız kalabilir. Lüzum ortalığı yılsınlar. Öyle öneriler ki bir yandan turizm patlatırken bir yandan da üretim koşullarımızı geliştirecektir. Ayrıca uluslar arası anlaşmalarla da garanti altına alınacaktır. Kimsede maalesef çıt yok. Yahu aklım almıyor. Çıldıracağım.”

Evet normal koşullarda herkesin hissetmesi gereken duygu bu. Da normal olmayan nedir.

Türkçe konuşan Kıbrıslılar bana göre reaksiyon göstermek ve bunun gerçekleşmesi yerine panik olmuşlardır. Çünkü yüzde doksanının götü bokludur. Bilerek veya bilmeyerek. Bilmeyerek bulaşanlar da KKTC vatandaşlık olgusuna adapte olmuş kişilerdir. Bence ganimetin deşifre olacağının paniği içindedirler.

Geleceğini hırsızlık üzerine kurmuş bir topluluğun bundan başka reaksiyonu da olamaz. Hatta güneyden gelenler bu hırsızlık işinin çıtasını yükselterek, kuzeydeki de benim güneydeki de benim. İnanın en küçük bir fırsatı yakalasınlar, Türk vatandaşları gibi güneyi de yağmalayıp ikinci bir KKTC SENDROMU DA ORTAYA ÇIKARIRLAR…

Düşünün, her yıl binlerce hatta yüz binlerce insan medeniyete ulaşmak için on binlerce doları insan tacirlerine veriyorlar. Gidip gidemeyecekleri de belli değil. Yarısından fazlası da yollarda ve denizlerde telef oluyor.  Telef genellikle hayvanlar için kullanılan bir kelime ama üzgünüm hayvanların bile maruz kalmadığı koşullarda bu insanlara uygulama yapılıyor.

Denizlerde boğulanlar mı isten, karada  kaplarda sefaleti yaşayanlar mı isten. Yani öyle koşullarda medeniyete ulaşmaya çalışan bu insanların görmüş olduğu muamele hayvanda da aşağıdadır. Bu da dünyada mülteci sorununun ne durumda olduğunu gösterir.

Peki bu Türkçe konuşan Kıbrıslı Kıbrıslılar ne yapıyor? Sadece seyrediyor.

Yahu siz Avrupa birliği müktesebatının uygulanmadığı ama AB toprağı olan bir kara parçasında yaşıyorsunuz. Elinizde de, dünyanın her ülkesine sorgusuz girebileceğiniz pasaportunuz ve kimliğiniz. Ve siz sırtınızı da götünüzü de medeniyete dönüyorsunuz. Yapmanız gereken o kadar basittir ki, pasaportlarınızı ve kimliklerinizi havaya kaldırıp uluslar arası aktörlere çağrıda bulunacaksınız. Ha görün bakalım bu ülkede neler olur neler.

Ama nerde…  Biliyorum ki ganınız da huyunuz da külliyen değişti. Nasıl değişmesin? Onca ganimet ev, tarla ve arsalar varken… 

Zaten dört nesli de bunun karşılığında heba etmediniz mi? (hele o on yıldan emekli meselesi)

Ama bilin ki (umurunuzda olmadığını biliyorum) sizden sonraki bütün nesiller hepinizi hortlatacaktır.

Hepside işte bu son beş yılda yaşadıklarımız ve istirdat politikalarının gerçekleşmesi içindi.

Evet, Anastasiadisin önerisi sadece kuzeyi bir yerlere taşımayacak. Aynı zamanda uluslar arası ilişkilerden dolayı tıpkı Kıbrıslı Rumlar gibi bizi de uluslar arası hukukun kanatları arasına alacaktır.

Bu kadar basit.

Hoş, Şener Levent abim de bunları biliyor ama, o da bütün optimistler gibi bir umut dedi sanırım…

Evet, tekrar söylüyorum. Bu önerileri dert eden ve bunun için çırpınan maalesef bir avuç entelektüel insan kaldı.  Ve bunların sayısı da iki bini dahi geçmez. Gerisin geri, hepsi elde ettiği ganimetin derdinde. En uçta görünenler bile.

Bu sorunu çözmenin de tek yolu vardır.

YÜZLEŞMEK…!!!

 Ama YÜZSÜZLEŞMEDEN YÜZLEŞMEK…!!!

Arsızlık ve yüzsüzlük bir alışkanlığa dönüştüğünde sahip olduklarını kullanmayan sadece biriktiren bir koleksiyoncuya dönüşürsün.

Akilah Azra Kohen

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar