ARDI ARKASI BİTMEYEN FELAKETLER VE KIBRIS 2
Hüseyin Vedat Ağlamaz

Hüseyin Vedat Ağlamaz

ARDI ARKASI BİTMEYEN FELAKETLER VE KIBRIS 2

11 Temmuz 2022 - 16:13

İklim kriziyle birlikte yeni bir döneme giren dünya yok oluşunu daha da hızlandırmıştır. Kıbrıs da bu durumdan pek tabi olarak nasibini almıştır. Biliyorsunuz… Kıbrıs dünyanın en sıcak olan meridyeninde yer alan bir toprak parçası. Ayrıca üç kıtayı birleştirene kesişme noktasının tam göbeğinde. Kıbrıs’ta gerçekleşecek bir doğal felaket üç kıtayı derinden etkileyecek.

1974 ile ortaya çıkan kuzeydeki oluşum maalesef içinde her türden duyarsızlığı ve sorumsuzluğu da meydana getirmiştir. Zaten savaşın getirdiği yıkımız üzerine, bir de bunu eklediğimizde felaketin boyutu daha da görünür olmuştur.

Akşamdan sabaha rüyalarında dahi görseler inanamayacakları bir servete kavuşan on binlerce insan. Ayrıca işgal edilen Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarına zorla getirilen vasıfsız insanlar da bu servetten nasibini alarak yeni bir kültürün oluşturulması sağlanmıştır. Bu oluşturulan yapı en büyük iklim krizinden de daha tehlikeli. Çünkü bu yapının içinde kendinden başka her şeyin yadsıması vardır. Bu yapının içine yaşam disiplininin en büyük gerekliliği olan aidiyet duygusunu koyamazsınız. Böyle olunca da ortaya sorumsuz, duyarsız, her şeye kayıtsız ve erdemsiz bir kalabalık çıkar. Bu kalabalın yaşam alanlarında, pislik var, çevre felaketi var, sağlık sorunları var, eğitimsizlik var, hukuksuzluk var, anti demokratik eğilimler var, ahlaksızlık var, onursuzluk var, arabesk var, niteliksizlik var, Erotizim değil pornografi var… var da var aslında… ve bunların da ardı arkası kesilmez.   BÖYLE KALABALIKLAR TARİHİN HİÇBİR DÖNEMİNDE KAMUSAL ALAN OLUŞTURACAK BİR TOPLUMSAL YAPIYA KAVUŞAMAMIŞTIRLAR. Eee durum böyle olunca o ülkede yaşanacak felaketler raslantısal değil, bu durumun ortaya çıkardığı bir realitedir.

Maalesef bu yapının gerçekleşmesi için atılan temel bu. Ve atılan bu temel de bir toplum mühendisliğinin sonucudur. Bu tip durumlarda sonucu belirleyen şey, neticesi felaket olan bir uygulamayı bile bile görmezden gelmedir.

Herkes şapkasını çıkarıp önüne koymak zorundadır. Biliyorsunuz tarihte kim ki kendiyle yüzleşmemiştir en sonunda yüzleşmemiş olmanın yüzsüzlüğünü yaşayarak tarihin karanlık sayfalarına bir daha anılmamak üzere atılmıştır. Bu toplumlar için de geçerli bir durumdur.

İklim krizinin felaket boyutu bir anda ortaya çıkıp kendini gösterirken, ülkelerin yaşamış olduğu bu yüt krizler adeta bir çin işkencesi gibi her ana yaşanmaktadır.

İklim krizi dediğim şey aslında insan penceresinden bakıldığında, insanın ortaya çıkarmış olduğu doğadan kopuk o bencil yaşamının yok olması endişesinden başka bir şey değildir. Halbuki bunu doğayla iç içe olmuş ve onun yasalarının farkında olan kişiler aslında dünyanın kendini iyleştirme yeniden yapılandırma operasyonu olduğunu rahatça görebileceklerdir. Evet… siz ne yaparsanız yapın doğa anamız kendini size rağmen iyileştirecektir.

Bu doğa milyarlarca yıllık serüveninde bu defalarca tekrarlamıştır ve bunu yine aynı şekilde yine yapacaktır. Unutmayın bu doğa dört insan soyunu bu yüzden yeryüzünden temizlemiştir. Homo sapiens de gözünün yaşına bakmayacaktır.

Doğa anamız bize her şeyi o kadar çok ve o kadar adil bir şekilde veriyor ki, bunu kimsenin süistimal etmeye hakkı asla yoktur.  Ve ne gariptir ki doğada bulunan milyarlarca yaşamın içinde bu süistimal eden tek canlı insandır.

AMA HANGİ İNSAN?

BİR PARÇASI OLDUĞU DOĞAYA İHANET EDEN İNSAN… VE BÖYLE İNSANLARIN BU GEZEGENDE DEĞİL, HİÇBİR GEZEGENDE YAŞAMA HAKKI YOKTUR.

Haftaya devam edecek…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar