ARDI ARKASI BİTMEYEN FELAKETLER VE KIBRIS 4
Hüseyin Vedat Ağlamaz

Hüseyin Vedat Ağlamaz

ARDI ARKASI BİTMEYEN FELAKETLER VE KIBRIS 4

25 Temmuz 2022 - 09:44

Ezici bir çoğunlukla 48 yılda yerleşiklerin oluşturduğu bir KKTC devleti gerçeğimizin olduğunun herkes farkında olması lazım. Yani Kıbrıs bizim vatanımız biz yöneteceğiz diye bir şey söz konusu bile değil. Bunun uluslar arası etkisini artırmak ve  burada dönen dolabı anlatarak bu ülkeyi geri almak istiyorsa Türkçe konuşan Kıbrıslılar ciddi anlamda bu işin aktörlerinden yine uluslar arası platforumlarda talepte bulunması lazım.

Bu mümkün mü?

Hem evet. Hem de hayır. Nedeni ise gayet açık ve herkeste bunun farkında.

Mümkün olan; 10 kişi dahi olsa uluslar arası alanda verilecek bir mücadelenin neticeye ulaşacağıdır. Ama gel gelelim şu sıralar bu 10 kişi dahi bir araya gelemiyor.

Çünkü herkesin götü boklu… hatta bokun içine batmış durumda.

Bu da yetmezmiş gibi Türkiye’nin işgal politikalarını üstlenen ve solcu kılığına girmiş işbirlikçileri de eklersek durumun vahameti çok daha açık görülebilinir. 

Türkiye’deki etnik azınlıklar cumhuriyet beri ne yaşıyorsa bu ülkenin insanı beş beterini yaşayacak.

Bundan daha büyük bir felaket olabilir mi? Ayni Çin işkencesi gibi; Yavaş ve fark ettirmeden.

Bir şeyi çok net biliyorum. Küresel sermaye Ortadoğu’yu şekillendirirken neyi hedeflemişse ona ulaşmıştır. Hem de hiç hedefinden şaşmadan. Ve büyük Ortadoğu projesinin tam anlamıyla hayata geçmesi an meselesi. Ve biliyorum ki, küresel sermayenin bu projede uşağı olan ne Yunanistan ne  Türkiye ne de Kıbrıs’ın yerlileri, burada oluşturulacak olan yenin yapının hiçbir şekilde özneleri olamayacak. Aynı 1960 yılında olduğu gibi yine Kıbrıs’ta Kıbrıs cumhuriyetine denk bir yapıyı burada yaşayan herkese dayatacaktır.  Ama bilin ki bu kuzey yarıda yaşadığımız düzenin kat be kat daha iyisi olacak.

Hayatta en büyük felaket sanırım ne olacağını kestirememe ve belirsizliktir. Özellikle Kıbrıs’ın kuzey yarısında yaşayan herkesin yaşadığı da budur. Bir de üstüne fakirleşme ve insani değerlerin altında yaşama eklenince var olma ve var kalma kaygısı korkunç bir korku algoritmasına dönüşüyor.                 1-25 Temmuz tarihleri arasında özellikle 25-65 yaş aralığında olan insan kalp krizi ve kalp yetmezliği başta olmak üzere hayatını kaybetmiştir. Ama ilginç olan bu ölümlerin sebebinin zerre kadar araştırmasının yapılmadığıdır. Ve yapılmayacağıdır.

İşte işgalcinizin sizlere biçtiği yaşam biçimi bu ve buna benzer bir yaşam.

Deniziniz kirleniyor, araştıran yok…  ormanlarınız yanıyor, soruşturan yok…  ne üdüğü belirsiz formasyonsuz insanlar devlet yönetiminin en önemli noktalarında feodal ilişkiler içinde görev alıyor, hesap soran yok… insanlar ölüyor, araştıran yok… hükümet dediğiniz mercinin mensupları anayasaya aykırı uygulamalarla toplumun parasını heba edilmesini sağlıyor hesap soran yok…  böyle de olunca devletin satışını yaptığı piyango biletlerine de faşist EOKA’cıların resimleri mücahit resmi diye koyarlar.

Bilmem neyin neyine denk tutumunla “ÇOK YAKINDA” şeriatın o ilahi gücüyle de tanışacaksın. O zaman ben de sizlere diyorum ki;

Allah, yar ve yardımcınız olsun TÜRKÇE KONUŞAN KIBRISLILAR…  

SON… THE END… FİN…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar