Aslolan Coğrafya Ve Kültürdürdür
Hüseyin Vedat Ağlamaz

Hüseyin Vedat Ağlamaz

Aslolan Coğrafya Ve Kültürdürdür

25 Ekim 2021 - 09:42

Türkçe dilinde kullanılan bazı kelimelerin anlamları merak ediliyor. Özellikle aslolan kelimesi pek çok kişinin ilgisini çekiyor.

 

Aslolan;  Aslolan, gerçekte olan durumlar için kullanılan bir kelimedir. Gerçekte oluşan tüm durumlar, aslolan olarak belirtilebilir. Yani Aslolan kelimesi, gerçekte olan anlamındadır. 

 

Geçtiğimiz günlerde Türkiye’yi ziyaret eden KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Hatay’da yapmış olduğu bir konuşmasında “Kıbrıs’ta Kıbrıslı diye bir şey yok, Kıbrıs’ta Türkler ve Rumlar vardır” dedi. Fakat gerçekte yani aslolan bumudur.

 

Sayın Tatar belki Kıbrıs’la ilgili etnik yapı konusunda bilgisiz. Veya doğru bilgilendirilmemiş. Aslında bu tip söylemler genellikle hamaset ve milliyetçilikle anılan söylemler olup her zaman ayrımcılığı ve çatışmayı amaç edinmiştir. İçinde sömürünün olduğu bütün yönetimlerin, iktidarların genel eğilimi bu olmuştur. Sayın Tatar’ın atanmış bir siyasetçi olduğunu ve atayan tarafın da sayın tatarın cumhurbaşkanı olduğu ülkeyi istila ettiğini ve sömürdüğünü düşündüğümüzde bunundan daha doğru bir şey olamaz. Aslında sayın tatar kendisini bu makama atayanların söyleyemedikleri için vefa gereği görevini ifa etmektedir.

 

Ama gerçekten Kıbrıs’ta durum sayın Tatar’ın söylediği gibi mi?

 

Bir kere bir insanın yaşamı boyunca edindiği her şeyi, yani kültürünü belirleyen şey sadece çoğrafyadır. Yani milliyet ve etnik entitenin hiçbir anlamı ve önemi yoktur. İşte bu yüzdendir ki farklı milliyet ve etnik yapıda insanları barındıran çağdaş ülkelerde bu farklılıklar coğrafyanın sahip olduğu kültürle tolere edilmektedir. Yani, üstkimlikle.

 

Amerika başta olmak üzere bir çok çağdaş ülke vatandaşlarının bu üst kimlik algısını geliştirmiştir. Yani hiçbir Amerikalı size ben Amerikalı türküm veya rumum demez. Dediği tek şey ben Amerikalıyım. Ve ne kadar ilgiçtir ki, Amerika birleşik devletleri kurulacağında bunu da Osmanlıdan almıştır. Çünkü omsanlı imparatorluğu ulus devlet olmadığından ve tebaa olduğundan, Osmanlı topraklarında yaşayan herkes “OTOMAN” dı. Osmanlıyı yeniden diriltmeye çalışan Türkiye’nin, sömürgesine atadığı kişiye bunu söyletmesi kadar büyük bir talihsizlik olamaz. Yani Kıbrıs’ın bugünkü sömürgecisinin 1571-1878 yılları arasındaki sömürgecisi Osmanlı’dan ne kadar geride olduğunu varın siz yorumlayın.

 

Her coğrafyanın dünya yüzeyindeki bulunma konumuna göre her konuda koşulları vardır. İklim koşullarından jeolojik yapısına, yer altı kaynaklarından florasına kadar. Ve bu koşullardan dolayıdır ki canlı hayat ona göre şekillenmiştir. Ve pek tabi canlı hayatın bir parçası olan insanda bu koşullara göre şekillenip yaşamını idame etmiştir.

 

Düşünün başınızda bir güneş ve yaşam için gerekli olan ısıyla enerjisini bize aktarıyor. Ve bu güneş güney Lefkoşa’yı farklı kuzey Lefkoşa’yı farklı ısıtmıyor. Aynı şekilde ısıtıyor. Bu böyleyken güney Lefkoşa’da yaşayan bir canlıyla kuzey Lefkoşa’da yaşayan bir çanlının bu ısıya verdiği reaksiyonun mutlaka aynı olması da kaçınılmazdır. Eğer bu reddediyorsanız, ya gerçekte cahilsiniz, ya da başka hesaplar peşindesiniz.

 

 

 

İşte küresel sermayenin ürünü olan bütün kapitalist ülkelerin zaman zaman baş vurduğu bu propaganda toplumlardan bu aslolanı  gizlemek içindir.  Ve de elindeki iletişim araçları ve teknolojiyle de bu başarmaktadır. Ne zaman ki toplumlar bu algı yüklemesini fark eder ve bunu dikkate almaz işte dünya o zaman muhteşem bir yer olacak.

 

Evet, aynı güneşle aydınlanıyor Kıbrıs’ın tümü. Kıbrıs üzerinde yaşayan bütün canlı hayat maki bitki örtüsüyle yaşamını idame etmek durumundadır. Adanın bütün etrafını çevreleyen Akdeniz’in o muhteşem sularında ıslanır Kıbrıslıların tenleri. O dağda bayırda otlanan hayvanın sütünden, aynı şekilde üretiyor ürününü. İşte bu ve bunlar gibi ayni şeyleri yapan farklı etnik kimlikteki insanlar bu eylemler neticesinde aynı karakteristik davranışları ve yaşam biçimini geliştirir. İşte bu yüzdendir ki bütün Kıbrıs’ta yaşayan etnik kimlikler KIBRISLIDIR. Ha bazı etnik kimlikler buna uyum sağlamasa da,(kendiliğinden değil, bazı güçlerin dayatmasından dolayı) bu aslolan gerçeği asla değiştiremez.

 

O aidiyet sorumluluğuyla kendine KIBRISLI DİYEN VE BUNUNU FARKINDA OLAN HER KIBRISLI BENİM KARDEŞİMDİR. VE ÜST KİMLİK BİLİNCİYLE YAŞAYAN HER DÜNYALI DA BENİM KARDEŞİMDİR.

 

Sayın Tatar, bu yöneliminizden anlıyorum ki çok acil olarak kendinize bir tarih danışmanı atamanız lazım.

Ama, resmi tarihçi değil, gayri resmi bir tarihçi olması da çok daha önemli.

 

BİR İNSANIN KİŞİLİĞİNİ BELİRLEYEN, SADECE VE SADECE COĞRAFYA VE O COĞRFYA ÜZERİNDEKİ KÜLTÜRDÜR. VE ASLOLAN DA BUDUR. BUNDAN BAŞKA ASLOLAN DA YOKTUR.

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar