KKTC SEÇİMLERİ VE ARKASINDA DURAN SAKLI GERÇEKLER
Hüseyin Vedat Ağlamaz

Hüseyin Vedat Ağlamaz

KKTC SEÇİMLERİ VE ARKASINDA DURAN SAKLI GERÇEKLER

31 Ocak 2022 - 10:17

23 Ocak 2022 Pazar günü gerçekleşen milletvekili seçimleri her zaman olduğu gibi yine bir şeyleri kamufle etmek için gerçekleştirilmiştir. Seçimlerle birlikte kuzey Kıbrıs’ta yaşayan bir çok insanın da foyası meydana çıkmıştır. (önceden aslında herkes herkesin ne olduğunu biliyor.)

Covid 19 pandemisinin ve stagflasyonun (büyük buhran) olduğu bir dönemde gerçekleşen vekil seçimleri skandallarla dolu pandemi dönemini unutturmak ve de çöken ekonomik çatının hasır altı edilmesini hedeflemiştir.

Hedefe ulaşıldı mı? Evet. Bence bal gibi ulaşılmıştır. Bunun en büyük nedeni ise 74 le birlikte ortaya çıkan her türden ganimete bulaştığı içindir.

Kıbrıslılar her konuda fikirleriyle öğünürlerken harman kadar yer isterler de, ülkelerinin ne durumda olduğunu ve bunu iyileştirmenin yolunu da bilmelerine rağmen bu sürer durumun yani statükonun (KKTC) devam etmemesi için de zerre kadar kıllarını kıpırdatmazlar. Çünkü yüzde doksanının götü bokludur. Yani ortaya çıkan ganimete ve talana bulaşmıştır.

Yine de buna rağmen bir gurup Türkçe konuşan ve memleketi için canla başla çalışan (az da olsa) yurtsever Kıbrıslılar vardır. Bu insanların tek derdi ülkelerinin uluslar arası camianın içine katılmasıdır. Fakat kendine sözde solcu diyen ve emeği temsil eden bir takım çevreler bu uğurda mücadele eden insanları linç girişimi içine girmiştir. Bence girmeleri de çok doğal. Çünkü varlıklarını bu sistem içinde bulan işbirlikçiler olduklarındandır. Ve de ganimetin en büyüğünü de onlar yemiştir. Ama nere giderseniz gidin, bu statükonun devamı için ne yaparsanız yapın eninde sonunda bu ülke olması gereken yere yerleştirilecektir. Fakat bunu sizler değil küresel sermaye kendi çıkarlarını da gözeterek sizler için, yani kendileri için yapacaklar.

Memleketimiz (kuzey Kıbrıs) adeta bir yangın yerine dönüşmüştür. Feodalitenin tavan yaptığı bu ülke yönetimleri liyakati yerle bir etmiş ve aynı Türkiye Cumhuriyetinde olduğu gibi ne idüğü belirsiz, hiçbir formasyona sahip olmayan insanları yönetim kadrolarına taşımıştır. Burada aranan tek şey feodalitenin gereği olan yandaş veya akraba olunmasıdır.

BU TÜRDEN UYGULAMALARLA YÖNETİLEN DEVLETLERİN NE DURUMDA OLDUĞU HERKESİN MAALUMUDUR. TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ DE BUNLARDAN BİR TANESİDİR. Ama ne garip ki bizlerde bu ülkenin kuyruğunda asılı felakete doğru gidiyoruz.

23 ocak seçimlerinin en değerli argümanın bana göre “BOYKOTTUR. Çünkü boykot bir onur mücadelesidir. Sisteme karşı bir başkaldırıdır. Kendinin olana sahip çıkmaktır. Ve bana göre bu seçimde, her ne kadar da cılız bir ses diye nitelendirilseler de alınan sonuçlarla boykotun ne kadar doğru ve yerinde olduğunu da bizlere göstermiştir.

Bir ülke düşünün hükümet kuruluyor ve sloganı da geleceğe yürüyoruz  olacak ama hükümetin kurulmasının hemen ardında özel bankalardan 300 milyon borç alacak. Bu ne şiş bu ne kebap.

Bu ülkede onuncu madde olduğu sürece istediğiniz kadar seçim yapın, istediğiniz kadar hükümetçilik oynayın hiç birisinin zerre kadar bu ülkeyi başarıya ulaştırması mümkün değildir.

Bu ülkede hala daha olağan üstü koşullar var….

Bu ülkede istila ve işkal var…

Ve her şeyden önemlisi şeriat anlayışına dayalı bir idare var.

O zaman siz neyin peşindesiniz sevgili Kıbrıslılar.

Bu ülkeyi ve insanını düze çıkaracak tek şey federal bir Kıbrıs’ın güvenlik konseyi garantileriyle HAYATA GEÇMESİDİR. Bunun başka da bir yolu yoktur.

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar