Kriminalitenin Olağanlaştığı Günlerden Geçerken
Hüseyin Vedat Ağlamaz

Hüseyin Vedat Ağlamaz

Kriminalitenin Olağanlaştığı Günlerden Geçerken

14 Şubat 2022 - 10:49 - Güncelleme: 14 Şubat 2022 - 13:06

“Alkol sosyalleşme ve mutlu olma aracıdır, siz alkolü kontrol ettiğiniz sürece”

Çok uzun zamandan beri eşimle birlikte bir yerlere gidip zaman geçirmemiştim, ta ki akşama kadar. 14 Şubat bizim evlilik yıldönümümüz. Fakat pazartesine düşmesi nedeniyle kutlamamızı biz bize geçirmek için 12 Şubat’a aldık. Tenha mı tenha ve de salaş bir yer seçtik kendimize Gönyeli’de.  Çok da kıymetli bir dostun oğlu ve karısıyla birlikte çalıştırdığı bir yer. Onların üzerlerine sinmediği hiçbir şeyi sizlere yedirmezler. Az sayıda kalan prensip sahibi bir aile.

Bizim gibi başkaları da vardı mekanda. Hepsi de birbirinden güzel insanlar. Hatta 8 kişilik bir masa vardı ki, beni çok mutlu ettiler. Mutluluğumun nedeni; hem kuzeyden hem güneyden gençlerin bir arada olmaları.

Bir diğer masa ise bir gurup yine Gönyelili’nin oluşturduğu ve müzisyen arkadaşlarını da getirdikleri masa. Malum, biliyorsunuz önce mezeler ve mezelerle birlikte tüketilen içkilerle başlar gece.

Derken müzisyen arkadaşlar, kanun ve darbukayla geceyi süslemeye başladı. Sevgili dostum hasan’da sürekli masalarını takviye ediyordu. O kadar içten ve bir o kadar da samimiyetle.

Harika bir gece geçiriyorduk.

Çünkü bütün masalar ayrı olsalar bile adeta birleşmişlerdi.

Fakat yukarda bahsetmediğim bir masa vardı ki içime çok ciddi şüpheler düşürmüştü.

Üç kişiydiler biri Kıbrıslı diğer ikisi ise Türkiyeli. Fakat aralarında hareketlerinden ve tavırlarından da anlaşılacağı bir şekilde çok da iyi bir samimiyet vardı. Fakat ilerleyen süreçte alkolünde verdiği tesirle olsa gerek bizim Kıbrıslı inanılmaz derecede coşmaya ve masanın dominantı olduğunu göstermeye başladı.

Eşime bir ara masalarla ilgili sosyolojik bir analiz yaptım. Yemek yemeden, içi içmeye, aralarındaki sohbetlerden müziğe eşlik etme biçimine kadar. Nerdeyse benimle aynı fikirdeydi. Fakat bu üç kişilik masa her ne halse bize bir türlü güven vermiyordu.

Gece ilerlerken maalesef olanlar oldu.

Hem de öyle bir noktada oldu ki, inanılır gibi değildi. Herkesin yani nerdeyse bütün masaların ayakta oldu ve oyun havasının oynandığı bir noktada. Daha ne olduğunu anlayamadan yumruklar havada uçuşmaya başladı.

Büyük bir şaşkınlık ve sükunet içinde hem olayı izliyoruz hem de çıkış nedenini anlamaya çalışıyoruz.

Böyle bir durum karşısında insan ne yapabilir ki. Hem de boktan bir sebepten çıkan kavga için. Ama sevgili dostum hasan ve oğlunun kavgaya müdahale ediş biçimde bile aynı bize sunduğu yiyeceklerdeki hassasiyeti vardı.

Kavganın çıkış nedeni maalesef o bizim Kıbrıslı dediğim ile 8 kişilik masa da bulunan biri arasındaki sözlü atışma. Biri diyor ki anama sövdü. Diğeri de diyor ki o anama sövdü. Velhasıl kelam kim kime ne demişse demiş ama olan maalesef mekana oldu. O bizlere her şeyi büyük bir hassasiyetle sunan insanların mekanı, mutfakları da dahil olmak kaydıyla darmadağın.

Yaş ortalamasına baktığım zaman 25 ile 30 yaş arası insanlar.

Nasıl bir sorumsuzluk ve nasıl bir aymazlıktır ki o işyerine o mekana böyle bir şey yapılabiliyor.

Her ne kadar bir mekana giderken o mekanın size karşı sorumlulukları varsa sizlerin de o mekana karşı sorumluluklarınız vardır. Felaket günlerden geçtiğimiz bu günlerde ve bir çok işletmenin kapısına kilit vurduğu bir zamanda, zar zor işletmesini yaşatmaya çalışan insanlara bundan daha büyük bir saygısızlık ve sorumsuzluk yapılamazdı.

Ama olay sırasında kavga edenlerin yönelimleri o kadar sorumsuzcaydı ki, mekan bir anda darmadağın olmuştu. Maalesef herkes en küçük bir kıvılcımla patlamaya hazır. Çünkü ülkemizin gerek eğitim sistemi gerekse de aile anlayışı o kadar değişmiş ki, adeta kriminalite olağan hale gelmiştir.

Olaylar hafif yatışır yatışmaz hesabımızı ödeyip oradan ayrıldık. Fakat aklımız yine ordaydı.

Daha sonra tekrar telefon açıp olayla ilğili bilgi aldığımızda, polisin geldiği ve tutuklama yaptı ve de zabıt tutuğunu öğrendik.

Maalesef benim ülkemde de kriminalite aynı Türkiye’de olduğu gibi bir kültür haline gelmiştir.

1996 Yılında sayın Ahmet Altan’ın bir makalesi geldi aklıma (BU ÇOK GİZLİ BİR UYGARLIKTIR). Ordan size bir kesit sunmak isterim.

ÇÜNKÜ BİRİLERİ BİR ZAMAN BİZDE NE VARSA SİZDE DE OLACAK DEMİŞTİ.

“İKRAMI AŞIRI DERECEDE SEVERLER, BU NEDENLE, LOKANTADA HESABI ÖDEMESİNE İTİRAZ EDEN ARKADAŞININ KULAĞINI KESENLER YALNIZCA BU UYGARLIĞIN MENSUPLARI ARASINDAN ÇIKAR”

Kim bilebilir ki daha neler göreceğiz diye.

Tekrar geçmiş olsun sevgili Galatasaray’lı Hasan dostum.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar