PİŞKİNLİĞİN ÖLÇÜSÜ NE OLABİLİR Kİ?
Hüseyin Vedat Ağlamaz

Hüseyin Vedat Ağlamaz

PİŞKİNLİĞİN ÖLÇÜSÜ NE OLABİLİR Kİ?

01 Ağustos 2022 - 09:37

“Doğa insanların ihtiyacını karşılayacak bir kaynak topluluğu olarak görmek çevrenin yok olmasına davetiye çıkarmak demektir.”

Sevgili dostum Taçam Gökbörü dostla kahvemizi yudumlarken, her zaman olduğu gibi bu ülkenin geriye zekalı tutumu ve yansımalarını konuşuyoruz. Bu arada telefonu çaldı ve kısa görüşmeden sonra “gardaş hade gidip şurdan birkaç koli var vanla alıp gelelim”. Gideceğimiz yer YERELAKKO (sonradan Alayköy sanayi bölgesi) yani organize sanayi bölgesi.

Zamanında Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden olan Çukurova üniversitesi , Alayköy ve çevresindeki topraklarla ilgili yapmış olduğu analizler neticesinde bölgenin birinci sınıf tarım toprağına sahip olduğunu ve ivedilikle bu toprakların kullanılmasını önermişti. O dönemin yöneticileri de memnuniyetlerini dile getirerek gerekenin yapılacağını söylemişlerdi. Ve söylediklerini de yaptılar ama organize pislik ve organize çöp bölgesi olarak yaptılar.

Sanayiye döner dönmez yol kenarlarının hemen hemen tümünde iki metreyi aşmış otlar, etrafı sarmış atıklar ve inşaat artıkları. Sanırsınız ki savaş sonrası telef olmuş bir yerleşim yerine giriyorsunuz sanki.

Rezaletin daniskası…

Hoş… Alayköy sanayi bir yana hemen yanı başında Avrupalı şehir Gönyeli‘de maalesef  bu aymazlıktan nasibini almış ve adeta kanlı köyü de içine alacak bir inşaat yapılanmasının mağduriyetini yaşıyor. Biliyorsunuz 1974 öncesi bu ülkenin tahıl rekoltesinin büyük bir kısmı bu bölgelerden sağlanıyordu. Yani bu ülkenin çok ileri geriye zekalı yöneticileri bu ülkenin inşaatla gelişeceğine inandığından, güzelim topraklarımız telef ediliyor.  Ve pişkin pişkin de bunu savunuyorlar.

Böyle bir pişkinliğin varın ölçüsünü siz belirleyin…

Maalesef çok geriye zekalı günlerden geçiyoruz. Ekonomiden sanayiye, üretim ilişkilerinden turizme, sağlıktan eğitime maalesef çatıda zemin de çökmüştür. Sorunlar o kadar ayan beyan ki bu geriye zekalı yapının içinde bunu bile görmeden aciz bir kalabalıkla karşı karşıyayız.

Hükümetlerin istilacı darbelerle devrildiği, istilacının dediğini(yalakalığını) yapmayacak kimsenin dernek başkanı bile olamayacağı, ülke insanının hiçbir haleti ruhiyesinin hiçleştirildiği bir yerde toplumsal meselelerle ilgili öne sürülen hiçbir önerinin zerre kadar hükmü olamaz.

Kuyruğuna maşappa misali bağladıkları bu kuzey yarısı ülke, istilacısının, işgalcisinin insafına terk edildi. Fakat bunun olmasını sağlayan da maalesef, öğündüğünde yere göğe sığmayan Türkçe konuşan Kıbrıslılar olmuştur. Özellikle federalizmi ve Kıbrıs’ta barışı tekelinde bulunduran işbirlikçi anlı şanlı solcular. Bir de utanmadan hükümeti istifaya da çağırmazlar mı?

Sen hükümet olsan ne olacak? Pişkinliğe bakar mısınız!... Yahu sağcılar zam yapar siz ise düzenleme.

Zerre kadar bu ülkenin geleceği için kaygı duysanız, güven yaratıcı önlemlerle ilgili teklifi sahiplenir ve bunların hayata geçmesi için olağan üstü seferberlik ilan ederdiniz ve geçmesini sağlayarak bu ülkenin uluslar arası camianın bir parçası olmasını sağlardınız. Ama siz hala hükümet istifa peşindesiniz.

Be solcu müsveddeleri, dini inancım da yok ama yatar gakar dua ederim belki hükümet olursunuz da görürsünüz aynayı da gonyayı da…

Şu an ülkeyi yöneten siyasiler rezil rusva oldular. Ama siz gelirseniz rezil rusva olma bir yana, kepazenin de kepazesi olacaksınız. Çünkü her seferinde olduğu gibi istilacı ve işgalci ile olan ilişkileriniz “YİNE” deşifre olacak.

Bu işin çözümünün iki yolu var. Başka da yok.

  1. TL VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER SONLANACAK…
  2. KIBRIS MESELESİ GYÖ ÇERÇEVESİNDE VE GARANTÖRSÜZ ÇÖZÜLECEK. (garantör olduklar halde neler yapmadı bu memleket bunlar)

BU KADAR BASİT…

Yani sözün kısası, pişkinlik kendini o kadar aşmış ki bu ülkede, Alayköy organize sanayi bölgesinin esamesi bile okunmaz… kaldı ki memleket organiz pislik haline gelmiştir… hatta tuz bile kokmuştur… ama, her konuda…

ALLAH sığınırsınız ya… o da usandı sizin bu aymazlığınız yüzünden.

ÇOK İLERİ GERİYE ZEKALI GÜNLERDEN GEÇMEKTEYİZ… AMA GÖRÜNEN O Kİ BU DAHA UZUN BİR SÜRE DEVAM EDECEK…

ALDINIZ MI MAAŞ ZAMCIKLARINIZI? YAHU HER BİRİNİZİN MAAŞI 50000 TL OLSA NE OLACA?

GERÇEK ENFİLASYONUN YÜZDE 300-400 OLDUĞU BİR YERDE BUNUN NE ANLAMI VAR…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar