TOPLUM OLABİLMENİN GEREKLERİ…!!!
Hüseyin Vedat Ağlamaz

Hüseyin Vedat Ağlamaz

TOPLUM OLABİLMENİN GEREKLERİ…!!!

09 Mayıs 2022 - 09:44

“BİR GALABALIĞA SAHİP OLMAK TOPLUMU OLMAK DEMEK DEĞİLDİR.”

Toplum olmanın veya olabilmenin bir takım gerekleri vardır. Ve bu gerekler olmadan hiçbir galabalığın toplum olması mümkün değildir.

Bir kere toplum olmanın ilk gereği, o topluluk içinde yaşayan insanların bir birlerine karşı sorumlu olması demektir. Düşünce özgürlüğünden aile yapısına, çevre bilincinden sosyal yaşama, siyasetten eğitime, sağlıktan üretim ilişkilerine kadar her kes bir birine karşı sorumlu olmalı ve her kes bir birini kendiliğinden denetleyebilmeli.

Yani bütün bu ve buna benzer kavramların olgunlaşması ve gelişmesi gerekmektedir. bunun aksi hiçbir galabalığı toplum yapmaz. Ve bütün bu saydıklarımı yerine getirmeyen hiçbir galabalık asla toplum olamaz.

1974’le birlikte oluşturduğumuz ve getto hayatından çıkarak sanal bir Kıbrıslı Türk topluluğu haline getirdiğimiz bu yapı sanal bir gerçeklikten öteye geçemez. Çünkü oluşturulan yapı, başkasının malı, mülkü ve değerleri üzerine oluşturulmuştur. Ve hiçbir şekilde kabul görmeyecek bu yapıda da maalesef Kıbrıslı Türkler ısrar ediyor.  Israr ettikçe de oluşturulan galabalığın gerçek yüzü ayan beyan ortaya çıkıyor. Her geçen gün gerçek her kesin yüzüne bir şamar gibi vuruyor. Vuruyor vurmasına da maalesef utanma duygusundan yoksun bu galabalığın bireyleri ısrarla bunda vazgeçmiyor. Hata zaman aşımı gibi talihsiz bir beklenti içerisine girerek bu yapının uluslar arası düzeyde kabul görmesini de bekliyorlar. Bu da bu galabalığın ar damarının nasıl çatladığını gösteriyor.

Olmuyor be kardeşim olmuyor.

Çünkü guyruğuna takıldığın Türkiye Cumhuriyeti de buna onay vermiyor. Ve de veremeyecek. Eninde sonunda bağlı olduğu uluslar arası anlaşmaların gereğini yerine getirecektir. Getirdiği gün de bu sahte galabalıktan eser kalmayacak. Yerine yeni Kıbrıslı Türkler geçecek. Ve de esas Kıbrıslı Türkler bir daha bu ülkenin ne yarının da ne de geleceğinde yer alacaktır.

Ganimetle elde edilen bir takım değerlerle yetiştirdiğiniz çocuklarınız başka ülkelerde eğreti yaşamlar edineceklerdir. Hala hazırda bu gün yaşanan en büyük realite de budur.

Ne ektiysen onu biçiyorsun ey Kıbrıslı (Türk).

Belki ganimet sayesinde elde ettiğiniz servet yedi sülalenize yetecek miktardadır. Ama unutmayın hep eğik ve eğreti yaşamayı her yerde iliklerinize kadar yaşayacaksınız. Hatta dünyanın en modern ülkesinde olsanız bile.

Bakın Kıbrıslı Rumlar bu meseleyi nasıl çözmüş ve toplum olabilmişler.bizim de üyesi olduğumuz Kıbrıs cumhuriyetine sahip çıkarak ve onun değerlerine sıkı sıkıya bağlı kalarak. Ki 1983 yılına kadar meseleyi biz de çözmüştük, KTFD olarak. 1983 yılından sonra oluşturduğumuz (oluşturdukları) yapı toplum olmaya ramak kalmışken dumura uğramıştır. İşte bu yüzden de sadece bir galabalık olarak kala kalmışız.

Size bu yapıyı öngören ve yüzyıllarca birlikte yaşadığınız toplumu da düşman ilan eden bu ülke maalesef o düşman diye nitelendirdiği toplumla siyasal, ekonomik, sportif, sanatsal, kültürel ve üretime dayalı işbirliği yaparken düzenli olarak da ticari ilişkilerini sürdürmekte. Ve siz de komşunuzdan çaldığınız malı gaybetmeyesiniz diye seyrediyorsunuz.

İşte bunu bile sorgulayamayan insanlar galabalık bile olamaz.

Bu da bize,Ar damarı çatlayan bu galabalığın, aslında ar damarı dahi olmayan insanlardan oluştuğunu göstermektedir.    

 (gurunun yanında yaş da yanacak tabi)

KUZEY KIBRIS,  YENİ KIBRISLI (TÜRKLKER’E) HAYIRLI UĞURLU OLSUN. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar