DENETİMSİZLİK…
İbrahim Çakırdağ

İbrahim Çakırdağ

DENETİMSİZLİK…

22 Ağustos 2022 - 10:00

Adanın kuzeyinde sürekli iş kazası yaşanıyor. Bu olacak iş mi? Bu durum asla kabul edilemez. Bunun temel nedeni denetimsizlik değil mi? Çalışanlara güvenli iş ortamı sağlanmalıdır. Vahim bir durum vardır. Ne acıdır ki gerekli önlemler alınamıyor. Ölümle sonuçlanan iş kazaları masaya yatırılmalıdır. Daha neyi bekliyorlar? Bu durum geçiştirilemez. Yetkili çevreler nerededir? Herkes topu birbirine atmada ustadır. Yaptıkları budur. Bunlardan ne beklenir? İş kazaları ne zaman son bulacaktır? Şov yapmayı beceriyorlar. Son pişmanlık fayda sağlamaz. İş yeri hekimliği ivedilikle hayata geçirilmelidir. Bu konuda çok geç kalındı. Bunca yıldır ne yaptılar? Basit sorunlar bile çözülemiyor. Sözde yönetiliyoruz. Devletin adı vardır. Gerçekler acıdır. Burada insan hayatı hiçe sayılmaktadır. Atılan adımlar bu mesajı vermektedir. Her şey insanı sevmekle başlar. Çağdaş ülkeler insan hayatına değer veren toplumlardır. Çağın gerisindeyiz. Bir arpa boyu yol aldık mı? Dünya bizleri adam yerine koymuyor. Çalışma yaşamı evrensel düzeyde değildir. Hala daha kendi kendimizi kandırıyoruz. Bunu alışkanlık haline getirdik. Ne yaptığımızı biliyor muyuz? Yasalar ve tüzükler ayaklar altına alınmaktadır. Ben yaparım olur anlayışı ile hareket ediyorlar. Eleştiriye açık değildirler. Uyarılar her zaman dikkate alınmalıdır. Tüm iş kazalarının nedenleri bilimsel bir şekilde araştırılmalıdır. Bilim yol gösterici değil mi? Bilimin gösterdiği yoldan gitmek zorundayız. Başka çare var mı? Bu günlere boşuna mı geldik? Ektiğimizi biçiyoruz. Bu durum kendiliğinden oluşmadı. Hepimiz acınacak haldeyiz. Kendi düşen ağlar mı? Kendi ayağımıza kurşun sıktık. Dünyayı her zaman güzellikler kurtaracak. Buna inanmalıyız. Kısır döngü içindeyiz. Dünyadan soyutlandık. Yeter artık. Nereye doğru koşuyoruz? 

Toplum olarak çözümü zorlamalıyız. Barış eğitimi ders programlarına konulmalıdır. Bunu ne zaman yapacaklar? Barış savunmak büyük bir erdemdir. Hepimiz barışa susadık. Önemli olan niyettir. Mutsuz ve umuşuz bir toplumuz. Ruh sağlığımız yerle bir olmuştur. Ruhsal hastalıklar patladı. Toplumsal travma yaşamaktayız. Bu işin sonu ne olacaktır? Çare bizim elimizdedir. Gücümüzün değerini bilmeliyiz. Bu işler der yanmakla olmuyor. Hepimiz de kenetlenmek zorundayız. Mücadele ortak olursa amacına ulaşır. Toplumsal muhalefeti ne zaman oluşturacağız? İrademiz yoktur. Bugüne kadar egemen olamadık. Burasını Türkiye hükümetleri yönetiyor. Ankaraya şirin görünmek için her şeyi yapmak akıl işi olamaz. Koltuk aşkı bir başka olur. Hala daha çıkarlar peşinde koşmaktayız. Küçük çıkarlar uğruna yarınlarımızı karanlıklara attık. Çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğini yok ettik. Hepimizin defterini dürdüler. Burada yapılan seçimler hep düzmece bir oyundur. Kendi evimizin efendisi olamadık. Türkiye ye el avuç açmaktayız. Bütçemiz zayıftır. Devlet memurlarını ve emeklileri ödemek için sürekli para borçlanıyorlar. Kurumları batıranlar kimlerdir? Bu kurumlara yatırım yapmıyorlar. Toplumun külliye yapımına ihtiyaç var mı? Kamusal hizmetler çökmüş durumdadır. Toplu taşımacılık teşvik edilmiyor. Taksiciler evlerine ekmek götüremiyor. Balıkçılar feryat etmiyor mu? Trafik güvenliği nereye gitti? Kazalar sürüyor. Turist akışı tamam mı? Turizm acenteleri muhatap bulamıyorlar. Özel sektörde çalışanlar sendikalı olabilecek mi? Bu kesime üvey evlat gözü ile bakıyorlar. Bu son derece yanlış bir yaklaşım değil mi? Herkes haddini bilmek zorundadır. Sendikalaşma çözüm şeklidir. İşsizlik oranı sıfırlandı mı? Özveri yukarıdan başlatılmalıdır. İşsizlik oranı ne zaman sıfırlanacak? Eğitim ve sağlıkta tasarruf nerede görüldü? Bu zihniyetle bir adım ileriye gidemeyiz. Dayatmalar kabul edilebilir mi? Söyleyin… 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar