KUŞATMA…
İbrahim Çakırdağ

İbrahim Çakırdağ

KUŞATMA…

30 Ağustos 2022 - 16:40

Adanın kuzeyi kuşatılmıştır. Gerçek bu değil mi? Kimi kandırıyoruz? İrade yoktur. Yönetilmiyoruz. Her şey göstermeliktir. Sorun tam anlamı ile siyasidir. Bunu gizli tutamayız. Hazin bir tablo vardır. Dayatmalar uygulanıyor. Ülke böyle yönetilmez. Dayatmalarla nereye varacağız? Toplum isyanlardadır. Sosyal patlamalar yaşanıyor. Çıkış yolu bellidir. Kıbrıs sorunu çözülmelidir. Dünyalı olmalıyız. Bu işi çözüm temizler. Görev hepimize düşmüyor mu? Gelecek kaygısı büyük bir sorundur. Geleceğimiz barıştadır. Barış okulları hayata geçirilmedi. Japonyada bir daha acılar yaşanmasın diye barış okulları açılmıştır. Barış her zaman bir erdemdir. Bunu ne zaman anlayacağız? Sevgi her engeli aşmaz mı? Belediyelerin Birleştirilmesi çözüm mü? Yerel Yönetimler her açıdan özerk mi? Katkı payı mutlaka çoğaltılmalıdır. Yetki karmaşası son bulacak mı? Yerel demokrasi çok önemlidir. Kaosa davetiye çıkarmak doğru bir düşünce olamaz. İpler Ankara hükümetlerinin elindedir. Bunlar işbirlikçidir. Çıkarlarına göre hareket ediyorlar. Hangi çağda bulunmaktayız? Çarpık zihniyetle çağı yakalayamayız. Düşüncede devrim yapmak zorundayız. Geç bile kaldık. Toplumsal uzlaşı kültürümüz var mı? Anlık çıkışlar fayda sağlamaz. Mücadele uzun soluklu bir süreçtir. Ortak mücadele vermeliyiz. Başka çare kaldı mı? Denenmiş siyasi partilerden bu topluma hayır gelmez. Tümü de statükodan besleniyor. Statükonun bekçiliğini yapıyorlar. Toplumsal muhalefete ihtiyacımız vardır. Toplumsal talepler somut olmalıdır. İnsanlarımız hala daha uyumaktadır. Uyanmaya niyetleri var mı? Ölü toprağı bir türlü üzerimizden atamıyoruz. Sözde yaşıyoruz. Ölüden farkımız yoktur. Ölmeden mezara girdik. Bir usta bir memleket anlayışı bizleri bu günlere getirdi. Sürü olmaktan kurtulamadık. Neyi sorguladık? Haydi söyleyiniz… 

Burası yangın yeri oldu. Sorun hükümete kim gelecek konusu değildir. Önemli olan siyasi iradeyi elimize almaktır. Bunun için kavga vermeliyiz. Kendi evimizin efendisi olmayı başarmalıyız. Kendi ayaklarımız üzerinde duramıyoruz. Besleme değil miyiz? Para veren emir de verir. Emirleri uygulamak başarı olabilir mi? Ülkede hayal kırıklığı yaratanlar kimlerdir? Beklentiler hep boş çıkıyor. Umudu tükettiler. Sözler yerine getiriliyor mu? Şov yapmayı beceriyorlar. Yaşadıklarımız rezalettir. Bu durum asla kader olamaz. Çirkef yatağında yüzmüyor muyuz? Burası bataklıktır. Bataklığı kurutamıyoruz. Yaşamak düşünmek ve hissetmektir. Oyun değildir. İş ola yaşanılmaz. Gösteriş peşinde koşuyoruz. Çıkarcıyız. Yarınları düşünmeden hareket ediyoruz. Dere her zaman kütük getirir mi? İnsan ırmakta bir kez yıkanır. Her şey değişim halindedir. Değişimden korkuyoruz. Aynı yolu yürümekten usanmadık mı? Boş vermek olur mu? Her konuda duyarlı olmalıyız. Tavrımızı ortaya koymalıyız. Zaman durmuyor. Herkes elini taşın altına koydu mu? Küçük çıkarlar uğruna yarınlarımızı karanlıklara attık. Şimdi ne yapacağız? Okulların açılmasına sayılı günler kalmadı mı? Yeni Ders Yılı sancılı başlayacaktır. Kamusal hizmetler sorunlar yumağıdır. Diğer emekçiler gibi öğretmenlerimiz de huzursuzdur. Kazanılmış haklara göz diktiler. Dünyada eğitim bir bilim dalıdır. Eğitim kurumlarımız eğitime hazır mı? Öğretmen Sendikaları dikkate alınmıyor. Paydaşların görüşleri yol göstericidir. Ben yaparım olur anlayışı nerede görüldü? Yasalar herkes için geçerlidir. Devlet bütçesinden eğitime ayrılan pay gözden geçirilmelidir. Hesap sormak bizleri kurtarmaz. Çıkarlarımız ağır basmaktadır. Eğitimin gailesini çekmediler. Öğrencileri kim düşünür? Okullar türlü sorunlarla boğuşuyor. Hangi sorunu çözdüler? Okul yöneticileri huzurlu mu? Eğitim sendikaları mücadele etmede kararlıdır. Çocuklarımız bizi affedecek mi? 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar