MARAZİ TOPLUM…
İbrahim Çakırdağ

İbrahim Çakırdağ

MARAZİ TOPLUM…

17 Eylül 2022 - 09:14

Burada gelişmeler kaygı vericidir. Sözde bizleri yönetenler ne yapıyor? Ülke kirlenmiştir. Kimin umurunda? Ülke elden gitmedi mi? Gerçekler acıdır. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Koltuk sevdalısıdırlar. Koltuk uğruna her adımı atarlar. Halk için ne yapıldı? Hangi sorunu çözdüler? Burası sorunlar diyarıdır. Kimin yüzünü güldürdüler? Marazi bir toplumuz. Gülme mazide kaldı. Toplum olarak isyanları oynuyoruz. İnsanlarımız muhatap bulamıyor. Bu olacak iş mi? Yaşadıklarımız rezalettir. Adanın kuzeyinde yaşanılmaz. Yaşanacak hal bırakmadılar. Her taraf dökülmektedir. Yapı çökmüş durumdadır. Devlet dairelerinde işler dönüyor mu? Çok makam vardır. İş yapan var mı? Önemli olan vatandaşın sorununu çözmektir. Bugün git yarın gel anlayışı uygulanıyor. Bu nasıl zihniyettir? Müşavirler ordusu yaratmayı bilirler. Partizanlık yapmada ustadırlar. Sosyal adalet nereye gitti? İşsiz sayısı çoğalmıştır. Yeni iş alanları hayata geçirilmiyor. İşsizlik ciddi bir sorundur. Gençler çareyi göç etmede buluyor. Güney Kıbrısta çalışan insanlarımız yok mu? Çöp dağlarına ne demeli? Çöp kültürümüz yetersiz düzeydedir. Kültürlü toplum böyle mi olur? Sigara izmaritlerini yerlere atıyoruz. Yolun ortasına tükürüyoruz. Çevreyi korumak hepimizin görev, olmalıdır. Çevre eğitimi küçük yaşlarda başlar. Okulda şekil kazanır. Ders programlarında çevre eğitimine daha fazla yer verilmelidir. Bu konuda medyaya da sorumluluk düşüyor. Çevre hepimizindir. Temiz bir çevrede yaşamak herkesin hakkıdır. Çocuklarımıza temiz bir çevre bırakmak zorundayız. Farkındalık artırılmalıdır. Toplumun aydınlatılması son derece önemlidir. Duyarsız tavırlar bir tarafa itilmelidir. Ülkemize sahip çıkacağız. Bunu hep birlikte yerine getireceğiz. Başka çare yoktur. Nereye koşmaktayız? 

Çevreyi kirletenlerden çevre vergisi alınmalıdır. Cezalar caydırıcı olamıyor. Atık sular tehlike oluşturmuyor mu? Lağım suları denize akıtılıyor. Nasıl insanlarız? Burası tuhaf bir ülkedir. Anlatılacak gibi değil. Sözün bittiği yerde değil miyiz? Söylenecek ne kaldı? Herkes kendi başına buyruktur. Bildiğimiz duayı okumaktayız. Herkes kendi işini yapıyor mu? Memleketin dingili koptu. Karanlıktayız. Bu anlayışla asla düzlüğe çıkamayız. Kendi kendimizi kandırıyoruz. Yasalar güncelleniyor mu? Eskimiş yasalar tozlu raflara kaldırılmalıdır. Çağa ayak uyduramıyoruz. Bizleri mandıra düzenine mahkum ettiler. Bu düzeni hak ettik mi? İnsanlıktan çıktık. Öylesine yaşıyoruz. Yaşamanın anlamı bu mu? Yaşamak düşünmek ve hissetmek demektir. Bunu ne zaman anlayacağız? Geç kaldık. Uyumak çare olamaz. Uyanmaya niyetimiz yoktur. Hazin bir manzara oluşmuştur. Görünüm yürekler acısıdır. Sorunlarla boğuşmaktayız. Umut var mı? Umutsuz hayat olmaz. Aynı yolu yürümek yanlış değil mi? Çirkef yatağında bulunuyoruz. Boşuna gülistanlık aramaktayız. Bataklığı kurutamıyoruz. Güç bizde değil midir? Gücümüzün değerini kavrayamadık. Hep kurtarıcı arar olduk. Bu günler nasıl oluştu? Bunun hesabını yaptık mı? Sebep sonuç ilişkisini dikkate aldık mı? Bireysel hareket etmenin bedelini çok ağır ödedik. Olaylara toplumsal açıdan bakmak istemedik. Neydi olacağı? Tarlaya buğday ekersen buğday biçersin. Şimdi bir parmağımızı ısırıyoruz bütün parmaklarımız sızlıyor. Kurtuluş her zaman toplumsal olur. Başka türlü kurtuluş görülmedi. Kavgayı verir gibi göründük. Görevimizi tam yerine getirmedik. Bu işler şikayetle düzelmez. Rejim sorunu ortada duruyor. Emekçiler iktidara gelmelidir. Muhalefet toplumsal olabilecek mi? Göstermelik muhalefete ihtiyacımız yoktur. Statüko mutlaka yıkılmalıdır. Statükodan besleniyorlar. Hala daha ölü gözünden yaş bekliyoruz. Bu işe son verecek miyiz? Birlikte göreceğiz… 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar