NE KÖY OLUR NE KASABA…
İbrahim Çakırdağ

İbrahim Çakırdağ

NE KÖY OLUR NE KASABA…

09 Aralık 2022 - 10:17

Seçim yaklaştıkça vaatler çoğaldı. Cicili biçili sözler duymaktayız. Doğrusu hayret. Bunlara kim inanır? Sadece kendi kendilerini avutuyorlar. Olmayacak duaya amin denmez. Bizlere hikaye anlatıyorlar. Gerçek budur. Koltuk aşkı bir başka değil mi? Koltuk tatlıdır. Bu insanlardan ne köy olur ne de kasaba. Halkımızın büyük bir çoğunluğu çıkarcıdır. Doğruları görmek istemezler. Gerçeklerden kaçarlar. Niçin? Bu durum kendilerini kurtarmaz. Asla suya ve sabuna dokunmazlar. Nasıl insanlarız? Her zaman güçlüden yanadırlar. Bu olacak iş mi? Ne zaman gerçeklerle yüzleşeceğiz? Küçük çıkarlar uğruna yarınlarımızı karanlıklara attık. Çocuklarımızın geleceğini hiç hesaba katmadık. Dere her zaman kütük getirir zannettik. Yanıldık. Koltuğa oturduktan sonra verilen sözler unutulur. Bunlardan bir şey beklemek saflıktır. Toplumla alay edilmektedir. Bizleri enayi yerine koydular. Hayatı sorgulamak zorundayız. Geç bile kaldık. Boş vermek olur mu? Yaşadıklarımız kader olamaz. Ummadığımız dağlara karlar yağdırdılar. Vatandaşlarımız hayal kırıklığı yaşıyor. Umut ışığı yoktur. Karanlıklar içindeyiz. Her yer karanlıktır. Hepimiz zavallıyız. Acınacak haldeyiz. Vahim bir tablo vardır. Ülkenin görünümü içler acısıdır. Bilelim ki yaşamak oyun değildir. Düşünmek ve hissetmektir. Düşünce yapımızı ne zaman değiştireceğiz? Bu zihniyetle bir yere varmak mümkün olamaz. Bunu anlamalıyız. Artık yeter. Sabırlar tükenmiştir. Bıçak kemiği delip geçti. Toplum gergindir. Tahammülsüzlük had safhadadır. İsyanlardayız. Bunu görmüyorlar mı? Zor günlerden geçiyoruz. Suçlu değil miyiz? Neler olmaktadır? 

Bu ülkede kime güvenelim? Güvensizlik tavan yaptı. İnsanlar bir alemdir. Ne yaptığımızı biliyor muyuz? Akıllandık mı? Hala daha aklımızı başımıza toplamıyoruz. Rüzgar nereden eserse o yöne doğru gideriz. Bu son derece yanlıştır. Hata üstüne hata yapmaktayız. Doğru söze ne denir? İnsan hayatta bir kez ölür. Burada her gün ölüyoruz. İşkenceye ne demeli? Yaşamı cehenneme çevirdiler. Yaşam kalitemiz nerede? Kamusal hizmetlerin yerinde yeller esmiyor mu? Eğitim koktu. Sağlık felçtir. Yollarımız köstebek yuvasıdır. Trafik kazalarının önü alınamıyor. Trafik kültürümüz var mı? Çevremiz kirlidir. Çevre örgütleri huzurlu değildir. Çiftçi ve hayvancı kan ağlıyor. Partizanca atamalar sürüyor. İşe kendi adamlarını alıyorlar. Şiddet olayları tırmandı. Uyuşturucu kullanımı patladı. Ruhsal hastalıklar çoğalıyor. Sağlıksız bir toplumuz. Kimse parmağının arkasına saklanamaz. Gerçekten yönetilmiyoruz. Sözde devletiz. Dünya bizi tanımıyor. Avrupa vatandaşıyız. Dünyalı olmak hepimizin hakkıdır. İnsanca yaşamak istiyoruz. Sürünmekteyiz. Buna yaşam denir mi? Boşluktayız. Ülkemize daha çok sahip çıkacağız. Ülkemiz hakkında söz sahibi olamıyoruz. Bizler ilgilendiren kararlar başka erlerde alınıyor. Önemli olan evimizin efendisi olmaktır. Ayaklarımız üzerinde durabilmektir. Düzen partilerinden bu topluma hayır gelir mi? Bu düzenden kurtulmalıyız. Mücadele yeni bir safhaya girmiştir. Kaybedecek zamanımız yoktur. Yeni bir yol haritasına ihtiyacımız vardır. Kavga ortak verilmelidir. Saflarımızı sıklaştırmalıyız. Tek yürek olacağız. Bölünme ve parçalanma fayda sağlamaz. İlerici güçler birliktelik oluşturmalıdır. Başka çare var mı? Birlikte yanmalıyız. Beni sokmayan yılan bin yaşasın diyemeyiz. Kendimize çeki düzen verelim. Macera peşinde koşmayalım. Doğru adresi görelim. Egomuza yenik düşmemeliyiz. Bireysel kurtuluş aramayalım. Çocuklarımıza ve torunlarımıza güzel günler bırakmak görevimiz değil mi? 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar