1 Mayıs'a Giderken "SİZDEN KORKMUYORUZ"
Kazım Denizci

Kazım Denizci

1 Mayıs'a Giderken "SİZDEN KORKMUYORUZ"

16 Nisan 2018 - 04:45

Dünyanın gözünün içine baka baka komplolar yapıp kimyasal yalanları üretip saldırabilirler.                           Suriye halkının üzerine bombalarını yağdırabilirler. Suriye'yi benim memleketim gibi parçalayabilirler.                  Fakat bütün bunlar, başta ABD olmak üzere emperyalist çakalların Suriye’de gerilemekte oldukları, duruma hakim olamadıkları gerçeğini gizlemez ve üzerini örtüp tersine çeviremez. YENİLDİLER.

Batılı emperyalistler kan gölüne dönüştürdükleri Afganistan, Irak ve Suriye’de kendi düzenlerini kurma yeteneklerini yitirmişlerdir ve görünen o ki, böyle bir gücü tekrar elde etme olanakları bulunmuyor. Becerebildikleri tek bir şey var: kan gölünü büyütmek ve kaos ortamının devamını sağlamak. İşte bunu yapıyorlar. MANYAKLAR.

***

Bu aslında bu yapılanlar yeni bir olgu da değil. Batı kapitalizmi yüzyıllardır yapıcılığı tükenmiş bir yıkıcılıktı. Fakat bu olgu bütün berraklığıyla ortaya çıktı. ABD güdümünde olan (NATO) BM, AB sistemi insanlığa bir gelecek sunma yetisini kaybetti, sadece yakıp yıkabiliyorlar. Kıbrıs'ta, Afganistan, Libya, Irak ve Suriye’de on yıllardır yaşanan çıplak gerçek budur. Dünya Halkları bu gerçeği seziyorlar, görüyorlar ve yaşıyorlar. Çok acı çekiyorlar, belki korkuyorlar, belki ses çıkaramayıp susuyorlar, zaman zaman boyun da eğiyorlar… Ama ikna olmuyorlar. Bütün bir tarih göstermiştir ki, ikna olmayan kitleler eninde sonunda isyan da edecektir. Artık bu aşamadayız. KAÇIŞ YOK YENİLECEKLER.

Bakın Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ne demiş: "Bu üçlü devlet (Fransa, İngiltere, ABD) kanunsuz davranarak dünya halklarının kendi kaderlerini tayin etme haklarını ellerinden almaktadır. Bu devletler, Barış adası olması gereken Akdeniz’deki filolarını harekete geçireceklerini bilerek buraya geldiler. Mazlum halkları birbirine düşürerek kanlarını akıtıyor bu canavar ülkeler. ACIMASIZLAR.

***

Ama açık söylüyorum:  "Korkmuyoruz.” İşte bu da geleceğin ve mazlum halkların gerçeğidir. Geleceğin yapıcılığı, bu “korkmuyoruz” sözcüğünde saklı. Tepesine her an Tomahawk füzelerinin yağma tehdidi altındaki bir halkın temsilcisi “korkmuyoruz” diye haykırabiliyorsa, biz de en azından “ikna olmamayı” becerebilmeliyiz. KORKMUYORUZ.

Bu sözüm Tayyip iktidarına veya onun kuyruğuna takılanlara değil; onlar zaten yıllardır bu emperyalist yıkıcılığın bir parçasıdırlar. Sözüm hâlâ Batılı emperyalistler ile Suriye yönetimi arasında bir saf belirleyememiş “solcu”lara. Böyle tiplere tırnak içinde de olsa “solcu” dediğim için okurlar beni affetsin; bir daha olmayacak…  ABD MAŞALARI.

***

Bu noktada bizim ne yapmamız gerekiyor?

Birincisi, emperyalist devletlerin ve müttefiklerinin komşu ülke topraklarına kendi üstünlükleri adına müdahalelerine inatla ve ısrarla karşı çıkmak gerekiyor. Emperyalist savaşa hayır.

İkincisi, özellikle ABD emperyalizminin komşu ülke Suriye’ye müdahale aracı olarak silahlandırdığı dinamikler karşısında Türk ve Kürdü emperyalizme ve faşizme karşı birleştirecek, barışçıl ve demokratik bir siyaset ve çıkış programı inşa etmek iç cephede acil hale geliyor. Aynı tutum, bölge dışı ABD ve Rusya gibi kuvvetlerin müdahalelerini boşa düşürecek şekilde, bölgesel olarak Türk, Kürt ve Arap işbirliğini pekiştirmeyi de gerektiriyor. DAYANIŞMA KAÇINILMAZDIR.

Ve üçüncüsü, kendi uluslararası yalnızlaşmasını aşmak için bir oraya bir buraya yalpalayan ve Türkiye’yi hem Batı hem de Rusya bloğu karşısında giderek daha da bağımlı hale getiren öngörülemez siyasetlerden kurtulmak, Türkiye halkları bağımsızlıkçı ve halkçı bir iktidar seçeneğini bir an önce yaratmak zorundadır. DENİZ GEZMİŞLERİN TALEBİ DE BUDUR.

Emperyalizmin bölgeye müdahalelerinin artması ve savaş dinamiklerinin dünya genelinde yaygınlaşması, Türkiye’de otoriter iktidarın “güvenlik” meşrulaştırması üstünden faşizme doğru pozisyonunu daha da sertleştirmesinden başka bir sonuç vermeyecek. Dolayısıyla bu üç madde tercihin ötesinde, Bizim de geleceğimiz için zorunluluk. TÜRKİYE İLERİCİLERİ İLE BİRLİK ŞART.

***

Gelelim bağlantılı bir konuya:

Bu yılki 1 Mayıs’ın şiarı en başta “kahrolsun Amerikan emperyalizmi” "Savaşlara hayır" " Barış hemen" "İşgallere son" ve sizden “korkmuyoruz” olmalıdır, başka hiçbir şey değil. Bu noktada laf kalabalığı yapan korkaklar, lafı döndürüp dolaştıranlar, bir türlü bu sloganları atamayanlar bir nebze onurları kalmışsa ezilen emekçilerin ve devrimcilerin önüne çıkmasınlar.

Kıbrıs'ın bütününde 1 Mayıs mitingleri düzenleme girişiminde bulunan veya katılım çağrısı yapan sendikalar, meslek örgütleri, sol ve sosyalist partiler ve diğerleri… hepsi de çağrı metinlerini hemen şimdi gözden geçirmelidirler.

Eğer bu metinlerin en başında “Kahrolsun Amerikan emperyalizmi” " Bütün işgallere son" yazmıyorsa, Bağımsız Kıbrıs, Suriye halkına ve meşru yönetimine yönelik komplolar ve saldırılar net olarak lanetlenmiyorsa, 1 Mayıs emekçilerin ezilenlerin ve mazlum halkların 1 Mayıs’ı olamaz. Kimse öyle bir “sözde 1 Mayıs”a katılma gafletine düşmesin. Bin kere, on bin kere, yüz bin kere: Kahrolsun Amerikan emperyalizmi!


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar