"12 Eylül Kara Bir Lekedir"
Kazım Denizci

Kazım Denizci

"12 Eylül Kara Bir Lekedir"

12 Eylül 2020 - 07:06

12 Eylül faşist darbesinin üzerinden tam 40 yıl geçti. Türkiye Emekçilerine ve sola karşı yapılan darbe ABD'nin 'bizim çocuklar' dediği generalleri tarafından hayata geçirildi, patronlar tarafından ayakta alkışlandı.

Koç, Kenan Evren'e teşekkür ve minnettarlık mektupları kaleme alırken, Evren'in açtığı yoldan önce Turgut Özal sonra Erdoğan yürüyor...

12 Eylül 1980’deki darbe, birçok kişi tarafından kabul edildiği gibi bir hazırlık döneminin ardından gerçekleşti. Özellikle 1977’de Taksim’de yüzbinlerce emekçinin katıldığı coşkulu 1 Mayıs kutlamasına The Marmara Oteli’nden sıkılan kurşunlar.

 1978 yılının Aralık ayında Kahramanmaraş’ta solculara ve Alevi yurttaşlara dönük olarak gerçekleştirilen katliam ve 1980 yılında Çorum’da yine solcu ve Alevilere dönük olarak ve yine devlet-MHP işbirliği ile gerçekleştirilen katliam darbe için gerekli 'atmosferi' yaratmak için atılan kanlı adımlar olmuştu.

Kahramanmaraş ve Çorum’da gerçekleştirilen katliamlar günlerce sürmüş ancak devlet olaylara ısrarla müdahale etmemişti. Maraş katliamı sonrasında verilen sıkıyönetim kararı, katliamın 'amacına' ulaştığının bir kanıtıydı.

12 Eylül darbesi “askerler tarafından sivillere karşı” yapılmadı. Kuşkusuz “sağ-sol kavgasına son verelim” diye de yapılmadı. Darbenin siyasi-ekonomik-ideolojik bir programı vardı. Bu programın uygulanması için solun gücünün ciddi bir biçimde geriletilmesi gerekiyordu.

Türkiye''de güçlenen sol örgütlere ve sendikalara sınırsız operasyonlar, gözaltılar, işkenceler, hapis cezaları ve idamlar ülkeden solun temizlenmesi için yapılmıştı. 12 Eylül öncesinde 45 milyonluk Türkiye’de 4 milyonun üzerinde sendikalı işçi varken, bugün bu sayının oldukça altında olunması, darbenin bu konuda bir ölçüde başarılı olduğunun kanıtı.

Direnmeden, direnişi örgütlemeden, milyonların itirazını isyana dönüştürmeden faşizm elde ettiği mutlak iktidarını asla bırakmaz. Faşizme karşı direniş odaklarını örgütlemek, toplum dinamiklerinin örgütlenmeleri üzerinden iradelerine sahip çıkmalarını sağlamak esas olmalıdır.

 “12 Eylül Kap Kara bir Lekedir”

Kısaca özetle 12 Eylül faşist Kenan Evren askeri darbesinde neler olduğuna bir göz atalım mı?

Darbenin olmasındaki sebepleri sağ-sol çatışmaları, siyasi iktidarsızlık, Ekonomik nedenler olarak gösteriliyordu faşist darbeciler tarafından. Tüm bu olumsuzluklar ise Türkiye'yi darbe zeminine getirmek için kurgulanan bir senaryodan ibaret değildi.

12-Eylül 1980 sabaha yakın saat 03:00’te verilen talimatla tanklar sakakları caddelere inmeye başladı.                                                Sonrasında neler mi oldu ?

1.683.000 kişi fişlendi

210.000 davada 230.000 kişi yargılandı

7.000 kişi için idam cezası istendi

517 kişiye idam cezası verildi 50 kişi asıldı

30.000 kişinin işine son verildi

Ülkedeki bütün siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri yasaklandı

TBMM lağvedildi

14.000 kişi yurttaşlıktan çıkarıldı

30.000 kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.

300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü

171 kişinin işkenceden öldüğü belirlendi

Yeni anayasa ile sendikalaşma ve grev hakkı kaldırıldı

3.854 öğretmen ve 47 hakimin görevine son verildi

400 gazeteci İçin 4.000 yıl hapis cezası istendi

Cezaevlerinde 299 kişi yaşamını yitirdi

14 kişi açlık grevinde, 16 kişi kaçarken, 95 kişi çatışmada öldü

73 kişiye doğal ölüm raporu verilirken 43 kişinin ise intihar ettiği bildirildi.

Ve üzerinden 40 yıl geçti...

Türkiye'de demokrasi ve insan hakları sıralamasında dünyada son sıralarda ve aynı zihniyet hala iş başındadır. Türkiye demokrasi güçlerine düşen görev demokrasiye olabildiğince ve her geçen gün daha fazla sahip çıkmaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar