3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü Üzerine
Kazım Denizci

Kazım Denizci

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü Üzerine

04 Mayıs 2018 - 07:50

Erdoğan ve AKP, Türkiye’nin geleceğini değil geçmişini temsil ediyor. Ona yedeklenen Devlet Bahçeli’nin partisi de öyle. Aslında “Yeni Türkiye” fikrinin çöküşünü izliyoruz. Ancak OHAL şartlarında ayakta durabilecek bir ara dönemde yaşamamızın sebebi bu. 

“Yeni Türkiye” eski ve kaybetmeye mahkûm, kitlesel bir illüzyondan ibaret. Elbette kolay iş değil ve elbette bu ara dönem yerini kolayca demokratik bir rejime bırakmayacak. Ancak umutsuzluğa kapılması gerekenlerin bu köhne rejime karşı çıkanlar değil, iktidarına ancak OHAL’le ve baskıyla sarılabilenler olduğu da ortada. Ve kurtarıcı arayan bir kesim şimdi CHP ve kuyruğuna taktığı sağ ve faşist partilerle Erdoğan diktatörlüğünün gemisini durduracağını sanıyor. Yazık,  her alanda çamura batmış bir Türkiye yarattılar. Bizler de kuyruklarında maşrappa gibi yuvarlanıp gidiyoruz.                                                                                                              ***                                                                                                                                                                                                  Türkiye'nin son 15 yıldır AKP Erdoğan döneminde ilk kez 'kısmen özgür ülkeler' kategorisinden 'özgür olmayan ülkeler' kategorisine düştüğünü ve dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi haline getirildiğini sanırım benim yazmama gerek yok. Birçok uluslararası resmi gazeteci kuruluşu raporlarında da görülebilir. Yine Sınır Tanımayan Gazetecilerin (RSF) raporunda, Türkiye'nin geçen yıla göre iki sıra daha gerileyerek 180 ülke arasında 157'nci olduğu belirtildi.

Erdoğan Türkiye'yi zindana çevirerek kendisi de adeta gardiyanlığa soyundu "Geçen ay 170 gazeteci zindanda iken bu ay bu sayı 190’a çıktı" bilgisini  alıyoruz gazeteci örgütlerinden. Türkiye'de kırıntıları kalan onurlu ve ilkeli gazetecilerin artık AKP ve Erdoğan hükümetinden yana bir beklentileri kalmamış. Herkes bu konuda hemfikir ki AKP Erdoğan hükümeti Türkiye’yi dünyanın en büyük zindanı durumuna getirmişken, kendisini de bu zindanın kapısındaki gardiyanı yapmıştır.

***

Türkiye'de faaliyet gösteren Özgür Gazeteciler İnisiyatifi'nin bu ay açıkladığı raporda şu bilgiler yer alıyor:" -190 gazeteci cezaevinde - 17 gazeteci gözaltına alındı - 33 gazeteci tutuklandı -  2 gazeteci için dava açıldı - 50 gazeteci yargılandı - 29 gazeteciye toplamda 144 yıl, 2 ay ve 29 gün ceza verildi. Ayrıca 3 bin TL para cezası kesildi." Peki, özgür gazeteciler gününde durum  bu ise böyle bir ülke ile biz nereye kadar gidebiliriz?

Dahası var, bu dönemde 1000 civarında gazetecinin basın kartı iptal edildi, 200 ün üzerinde gazeteci sözlü ve fiziksel tacize uğradı, 10 bin civarında gazeteci ise işsiz ve bir şekilde iş bulup ekmeğini kazanmaya çalışan gazetecilerin ise iş güvencelerinin ortadan kalktığını dönemi yaşıyoruz.

***

Organize ve tiyatro, darbe girişiminin ardından özellikle kapatılan gazete, Tv, radyo medya kuruluşlarında işten çıkartmaların asıl nedeninin susun konuşmayın ve bana itaat edin anlayışı olduğu ortada iken eli kanlı bir adama yağ çekenlerin olduğu bir ülkeye Türkiye denmesi onursuzluk değil mi? Yaşanan gerçekler ışığında birçok iktidar temsilcisi basın ve ifade özgürlüğünü kendilerine engel olarak görüyor. O yüzden haber yapmak çok tehlikeli ve gazeteciler 'terörist' olarak hedef gösteriliyor. Gerçek gazetecilik ve habercilik yapmak istiyorsanız 'terörist' olarak görünme riskini de göze alacaksınız. 'Terörizm' ile yargılanmadan, hakkınızda dava açılmadan gazetecilik yapmak mucizedir. O zaman bağırmak yok.                                  Türk seçmeni, Sen yetkiyi verdin mi? verdin, verdin mi? verdin, verdin mi? verdin!

Şimdi babayı aldın mı? aldın mı? aldın,  aldın mı? aldın!

***

Anavatan yada Babavatan sanal " KKTC" de durum nedir? çizilen çizgi ve sana ayrılan yuvarlak içinde gazetecilik oyunu oynayabilirsin, hem de köşeyi dönüp ihya da edilirsin. yeter ki çizgiyi aşma aşarsan öldürülürsün, komplolara uğrarsın, hapse atılırsın, gazete binan kurşunlanır, taşlanır linç edilirsin, üstünden de suçlu ilan edilip mahkemeye verilirsin.     Yetmez sana bütün bunları yapanlar da 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü gününde ödüllendirilir, tahliye edilir. Sen de özgür gazetecilik yaptığını sanıp sevinirsin.                                      HADE BE ORAŞDAN


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar