Ve gözümüz tok!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Ve gözümüz tok!

01 Ocak 2021 - 03:38

Çalışma hayatında birçok kez işler istenildiği, düşünüldüğü gibi gitmemektedir. İşler yolunda gitmediğinde de bu durumun cefasını işverenle birlikte en çok hisseden kişiler o iş yerinin çalışanları yani işçileri olmaktadır.
Gerek işletmenin kendisinde yer alan sorunlar, gerekse toplumda yaşanılan krizler sonucu işçilerin maaşlarını alamaması durumları ile sıklıkla karşılaşmaktayız.
Pandemi dolayısıyla işçi işveren ilişkileri zor bir dönemden geçiyor. Birçok işveren, çalışanlarını doğru dürüst ödeyemiyor,diğer yükümlülüklerini de yerine getiremiyor, patron ne kendisinin ne de işçisinin yüzünü güldüremiyor.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücreti işçi için çok önemli bir hak, işveren için en temel borç kabul ediliyor. Ancak işler bildiğiniz gibi değil, her yer karanlık bir tünel gibi...
***
Herkes daha çok ve coşkulu gelecek planları yaparken, nereden çıktı bu korona...  

İnsanlar birbirine bu kadar sinirlenmeyip kızıp bağırmazken... 

Eskidendi, eskidendi, çook eskiden her şey daha güzeldi...
Şimdi ise...
Her şeyden çok birlik beraberliğe evet, şüphesiz ama bir o kadar da morale, ümide, normal ve güvende hissetmeye ihtiyacımız olan günlerdeyiz. Çünkü kendimize de başkalarına da geleceğe de güvenimizin azaldığı günlerden geçiyoruz. Bunun önüne geçelim.
Dağılmayalım! Hem el ele tutuşarak hem moralimizi yüksek tutarak toparlanalım.  

Şimdi aramıza düşmanlık sokmak isteyenler çalışmaya başladı.
Yılbaşı gecesini dini bayram zannedenler, ayrıca Hıristiyanların hepsini zalim zannedenler bir eğlence yerinde kutlama yapacak olanların filan zannedenler ya da her şeyi gayet iyi bilip öyle sanılsın isteyenler bunlar. Ama korona engeline takılıyor gençler.
Dükkânlar boş, ekonomi yavaşlamış. Milletin içi kararmış, enerjisi tükenmiş, ağlamaktan gözleri kurumuş. Bırakın kutlayalım yahu diye bağırıyorlar!
Bunların hepsi aslında yeni başlangıçları, umudu kutlamaktır. Kasvet, içine kapanma, bu enerjik, tezcanlı, güler yüzlü millete yakışmıyor be arkadaşla, bu günler de geçecek..
Sen istemiyorsan kutlama kardeşim. Ama başkalarını da engelleme ve karışma. Ama korona var ya Sana zararı olmayan, biraz morale, neşeye ihtiyaç duyan vatandaşa çirkin laflar etme, baskı, zorbalık yapma. Ama ne anlarsın insan sevgisinden...
Zaten biz de baş döndürücü, zamanlarda yaşıyoruz. Yukarıda bahsettiğim türden gerçekleri ben yazmayım mı?. Bu kadar şiddet, acı, ızdırap  dolu, karanlık hikâyeler sizlik değil mi?.
Fakat böylesine maske altında maske içeren siyasi gerilimler, tabii değil, çiçek gibi memleketimin gerçek haberleri olunca çok rahatsız edici değil mi?
Öte yandan sadece ülke değil, dünya da siyasi ve salgın gerilim türünde bir dizinin setine dönüşmekte. Ben kendi ülkemin en kısa zamanda siyasi gerilim türünden, huzura geçiş yapmasını istiyorum.
Sanırım çoğumuz aynı bıkkınlıktayız ki, özlem tavan yaptı. Eski şarkıları, en büyük derdimizin zamlar olduğu, siyasetçilerin espriyle atıştığı, dünyanı ve ülkenin güllük gülistanlık içinde olduğunu konuşulduğu bu korona günlerinde buyurun yılbaşı kutlayınızş.
Patronların çalışanına, vatandaşın vatandaşa diş bilemediği ve ne tartışılırsa tartışılsın her konunun siyasi bir yöne çekilmediği güzel günleri özlüyoruz, istiyoruz. Ve gözümüz tok! Vallahi başka da bir şey istemiyoruz!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar