6 Mayıs'ta denizler köpürür yüreklerde!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

6 Mayıs'ta denizler köpürür yüreklerde!

06 Mayıs 2018 - 10:34

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan 46 yıl önce bugün idam edildiler. 6 Mayıs 1972'de idam edildiklerinde Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25, Hüseyin İnan 23 yaşındaydı. Ellerine kimsenin kanı bulaşmayan üç gencin idamı, 1961'de Türkiye'ye utanç veren Yassıada idamlarının karşılığı olarak TBMM'de onaylandı. “Bağımsız Türkiye” inancıyla “emperyalizme karşı mücadele” eden Gezmiş, İnan ve Aslan hakkında verilen idam kararı, 1972 yılının 5 Mayıs'ını 6 Mayıs'a bağlayan gece Merkez Kapalı Cezaevi'nde infaz edildi.

Ulucanlar Cezaevi’nin avlusunda kurulan darağacında şafak atmadan Saat 04’te hayatlarının baharındayken yaşamlarına son verildi. İdam edilişlerinin yine bir yıldönümündeyiz. Üç canın, üç devrimcinin son nefeslerini verirken “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi”, “Tam Bağımsız Türkiye” haykırışları kulakları halen  çınlatmaktadır.

68’in devrimci gençlik liderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı 6 Mayıs 1972’de idam edilişlerinin 46. yıl dönümünde saygıyla anıyoruz. 6 Mayıslarda; yürekleri Tam Bağımsız Türkiye diye atan emperyalist kuşatmaya karşı özgürlük direnişinin toplandığı,  Denizlerin bir köprü olduğu, insanların kabarıp aktığı günlerdir. 6 Mayıslar; Denizlerin, kalemini kıranların halkın vicdanında yargılandığı günlerdir aynı zamanda.

ABD’ye, NATO’ya, emperyalist yerli işbirlikçilere karşı Samsun’dan Ankara’ya Mustafa Kemal Yürüyüşü düzenleyen Deniz Gezmiş ve arkadaşları emperyalistleri için bir tehdit oluşturmaktaydı.

Bu nedenle Denizler tutuklanarak mahkeme önüne çıkarıldı.

Gezmiş mahkeme meydanında idam kararını verenlere şöyle haykırmıştı: “Yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum. Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyorum.”

Üç fidanın aramızdan ayrılışını bugün daha iyi anlamaktayız. Türkiye'de değişen bir şey var mı diye bakarsak olmadığını göreceğiz. Bu gün yine, Emperyalizmin askeri üsleri, emperyalist şirketler bütün güçleri ile Türkiye topraklarında cirit atmakta işçi sınıfı ve emekçiler zor şartlarda yaşamaktadır.   Emperyalist ve işbirlikçilerin hayalleri geçmişte olduğu gibi bugünde Türkiye Cumhuriyetini, devrimlerini, laik sosyal hukuk devletinin parçalamak ve yerine şeriata dayalı bir din devleti yani ikinci bir Suudi Arabistan kurmayı hedefleye "MHP - AKP ERDOĞAN DİKDATÖRLÜĞÜ" kök salmaktadır . Bugün Türkiye halkları üzerinde oynan oyunların emperyalist ve yeri işbirlikçileriyle mücadele etmekle geriletebileceklerini düşünüyorum.

Tam da bu dönemde Türkiye halkları seçime giderken bir karar verme aşamasını yaşıyor.

Ya Devrimin üç fidanının son nefeslerini verirken söyledikleri “Tam Bağımsız Türkiye” sözlerinin arkasında duracaklar ya da zifiri karanlıklara gömülüp gidecekler. Benim Türkiye halkları ile bir kavgam yoktur, asla olamaz da Kıbrıs'ın kuzey bölgesinde yaşayan Türkiye devrimcileri ve ilericileri ile sürekli olarak dayanışma içinde hareket ettim. Bizler bu yırtık ada yarısı üzerinde onlarla birlikte devrimin geçlerini  her zaman yüreğimizde ve vicdanlarımızda yaşatmaya devam edeceğiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar