ABD İnsan Hakları Raporu ve gerçekler
Kazım Denizci

Kazım Denizci

ABD İnsan Hakları Raporu ve gerçekler

04 Nisan 2021 - 10:51

Türkiye'deki faşist Erdoğan-Bahçeli İktidar bloğu, ABD’nin hazırladığı rapor üzerine, “iddialar asılsız, yorumlar önyargılı, kabul edilemez” açıklaması yaptı. Yani inkar ediyor, böyle şeyler bizde yok diyor. Öyle mi gerçekten de?

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın her yıl yayınladığı, insan hakları uygulamaları ve ihlallerinin değerlendirildiği raporun, 160 sayfadan uzun. Raporda örneğin Suriye’de Türkiye’nin hak ihlallerine de yer verilmiş.

Diktatörlük rejimi çeteleşen yandaşlarına sağladığı devlet hazinesinden büyük avantalarından, Türkiye'de patlama yapan tecavüz ve kadın cinayetlerinden, güvencesiz çalışan işçilerin iş kazası adı katledilmesinden ve daha buraya sığdıramayacağım hak ihlallerinden bahsetmeyen bir Rapordur.

Erdoğan-Bahçeli Diktatörlük rejimi ABD’nin hazırladığı bu rapor üzerine, beklendiği gibi, ortaya konan “iddialar asılsız, yorumlar önyargılı, kabul edilemez” açıklaması yaptı. Gerçekten Saray rejimi her şeyi yapıp ediyor sonra da inkar ediyor.

Peki ama ana muhalefet CHP ve birlikte hareket ettikleri, birbirlerinden hiç farkı olmayan eklentileri her zaman olduğu gibi bu raporda yazılanları milli mesele saydığı böylesi konularda ya susmayı tercih ediyor ya da iktidara destek veriyor.

Henüz bu rapora yönelik şimdiye kadar onlardan bir yorum gelmedi.                                                                    Türkiye’deki hak ihlalleri, raporda örneklerle anlatılıyor.                                                                                                                   Bu ihlallerin başlıcalar, en can alıcı şekilde tek bir cümleye sığdırılmış.

Yıllardır yaşanan hak ihlallerini tanımlamak için bu tek cümleye bakmak bile yeterli…                                                                          Ama, hepsi kendi iktidarları döneminde yaşanan bu hak ihlallerine ilişkin raporu hükümet, inandırıcı bulmamış.

160 sayfaya bile gerek yok, o en çarpıcı cümleye bakalım. Şöyle deniliyor Türkiye raporunda:

Önemli insan hakları sorunları şunları içeriyor;

- Cinayetler;

- Gözaltında şüpheli ölümler;

- Kayıplar;

- İşkence;

- Muhalif politikacılar ile eski milletvekili, avukat, gazeteci, insan hakları savunucuları ve ABD dışişleri görevlilerinin de aralarında bulunduğu 10 binlerce kişinin terörle ilişkilendirilmesi ya da yaptıkları barışçıl konuşmalar nedeniyle keyfi ve süresiz olarak gözaltında tutulması;

- Aralarında seçilmiş görevlilerin de bulunduğu siyasi mahkumlar;

- Yurt dışındaki kişilere karşı siyasi amaçlı intikam eylemleri;

- Yargı bağımsızlığıyla ilgili ciddi problemler;

- Gazetecilere yönelik şiddet ve şiddet tehditleri, medya kuruluşlarının kapatılması, hükümet politikalarını veya görevlilerini eleştiren kişilere ve gazetecilere karşı açılan kovuşturmalar, sansür, bazı sitelerin engellenmesi, hakaret davaları yoluyla internet, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ciddi kısıtlamalar;

- Toplanma ve gösteri, dernek kurma özgürlüklerinin ciddi şekilde kısıtlanması;

- Bazı mültecilerin geri gönderilme vakaları;

- Kadınlara ve lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks ile diğer azınlık üyelerine yönelik şiddet....

Şimdi hala suskun kalarak bu mesele milli meseledir, ya da Türkiye’nin iç işleridir kimse karışamaz diyebiliyor mu acaba ana muhalefet partileri? Ya da iktidarın dediği gibi, “İddialar asılsız, yorumlar önyargılı” mı gerçekten de? Her cümlede anılan ihlallerle, bir değil üç değil, binlerce insanın yaşamının elinden alınması var aslında.

O yüzden burada da kafanızı kumdan çıkarıp bakın bakalım o zorba yönetimin altında inim inim inletilen Türkiye halkları, özellikle de Kürt kökenli insanlara, partileri HDP'ye yapılanları bir insanlık suçu olduğunu dahası bu suçlarına yönelik olarak iktidardan gidince yargılanacaklarını hatırlatmalı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar