Acılar, acılar üst üste son olacaksa artık yeter…
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Acılar, acılar üst üste son olacaksa artık yeter…

04 Mayıs 2021 - 09:58

Ülkemizin, ailemizin ve insanlık üzerine çöken bu kap kara bulutlar bir an önce dağılsın artık. Son zamanlarda ülkemiz ve insanımızın üzerinde çöreklenen bir uğursuzlu karabasan gibi sıktıkça sıkıyor boğazımızı. Bin bir hastalıktan dolayı olacak ki her gün yeni bir acı haber almayalım ve gözyaşlarımız sel olmasın!..

Yaşanan bir felaket varsa on katına çıkarmak için var güçleriyle çalışıyor, propaganda yapıyorlar.                       Algı operasyonlarına girişiyorlar, toplumun moral ve motivasyonunu bozmak için her yolu deniyorlar. İnsanlar arasına düşmanlık tohumları ekmek, bölüp parçalayıp düzenlerini yürütmek için yapmadıkları kötülük kalmıyor.

***

Recep Tayyip Erdoğan'ın kurduğu tek adam diktatörlük rejiminin pençesinde kıvranan Türkiye halkları ile ada yarısında yaşayanlara yaşamı zindana çeviren bu kuklalar toplumun bir kısmının yönelimini dini duyguları, vatan millet Sakarya, yani milliyetçilik üzerine kurarak önlemeye çalışıyor.

Ancak Türkiye halkları ve burada yaşayan toplumun rahatlayabilmesi için diktatörlük iktidarını yönetimden düşürmesinin önüne artık hiçbir şey geçemeyecektir. Güçlü bir barış, demokrasi mücadelesi birikimi olan Türkiye halkları, ve Kıbrıslıtürkler dayanışma içine girerek demokrasi mücadelesini her yol ve yöntemle yükselterek bu iktidarı tarihin çöp sepetine atacaktır.

***

Türkiye'deki muhalefet partilerinin büyük bölümü yani başta HDP - İP- EMEP - SOL PARTİ gibiler hariç Kıbrıs konusundaki ilgisizliği gerçekten şaşırtıyor beni! Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’in zaman zaman içi boş konuşmalarına tanık oluyoruz. Gelin görün ki “Kıbrıs bizim canımız, feda olsun kanımız” ve “yavru vatan” hamasetinin ötesine geçen bir politikaları yok bu partilerin!

Örneğin diktatörlüğü ile ün yapmış olan Tayyip Erdoğan’ın utanma ve sıkılmadan "KKTC" Anayasa Mahkemesi’ne savurduğu tehditler karşısında Türkiye muhalefetinin sesini duyan oldu mu? Türkiye muhalefet partilerinin Kıbrıs'ın kuzeyinde olup bitenleri görmezden gelen böyle bir alışkanlığı var!

***

Özeleştiri sayesinde insan ancak salim limanlara kapak atabilir. Hem birey için bu böyledir hem de toplumlar için. Bu nedenle özeleştiri kültüründen yoksun kapalı bir toplumda ne düşünce tohumları ekilebilir, ne de dünya ile rekabet etmede bilim ve teknolojinin başat bir güce dönüşmesi sağlanabilir.

Benzer şey ekonomi için de geçerli değil midir? Demokrasi pergeli ile ekonomik dinamizm arasındaki ilişkiyi öngörmek için teknik anlamda bir ekonomi bilgisine ihtiyaç yok. Evrensel yasadır, demokrasi ile ekonomik güç arasındaki ilişki doğrusaldır.

***

Tüm teknik müdahalelerden vareste tutulmak kaydıyla, darboğazları atlatmak salt Yeni Ekonomi Programları açıklamakla mümkün olmayabilir. Zira ülkenin genel demokratik gidişatı ve demokrasi karnesinin aldığı seyir de bu aşamada büyük bir çarpan pozisyonunda.

Siyasal iklim, temel hak ve özgürlükler alanında modern dünya ile yarışmak ayrı bir şeydir. Kendi vatandaşının bir insan olarak sahip olması gereken temel hak ve özgürlükleri öncelemek ayrı bir şeydir. İkisi de aynı noktaya çıkar diye mi düşünüyorsunuz? Siz düşünmeye devam ediniz...

***

Biri modern dünyaya ayak uydurmakla diğeri ise güçlü bir medeniyetin asıl taşıyıcısı olan büyük bir medeniyetin göstergesi olmakla eş. Medeniyetinizin bize vazettiği değerleri, temel insanca yaşam normlarını hayata geçirmek için dışarıdan bir baskıya ihtiyaç yok…

Baskılar karşısında, kısmi düzenlemeler yapmak, sahip olduğunuz ekonomik daralma karşısında kimi reformları öncelemek, bunun için AB rotasını yeniden revize etmek yüksek bir medeniyetin evrensel insanlık çağrılarına yakışır mı? Gidilecek köyün minareleri göründü tercih sizindir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar