Ahlaksızlarla geldiğimiz son durak
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Ahlaksızlarla geldiğimiz son durak

28 Nisan 2021 - 10:17

Yarının belirsizliği ve güvensizliği ile herkes günü kurtarma çabasında…                                                                                      Hani kölelik düzeni bitmişti, modern kölelik sistemi daha acımasız…

TC faşist diktatörlük rejiminin suç ortağı ve eski çağlardan kalma bir mantığın ürünü olarak ayakta durmakta zorlanan ve artık bunama belirtileri de gösteren Bahçeli'ye bu ülkede haddini bildirecek bir yok mu? Bu zorba düşüncenin ayakta kalan son yaratığı Kıbrıslıtürkleri ve onun liderlerini aşağılamada ve içindeki zehri kusmada sınır tanımıyor...

Bütünü ahlaki ve diplomatik nezaketten yoksun konuşmalarından birini daha yaparak "KKTC'nin bir önceki Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın Cenevre sürecini baltalamak için devreye girmesi, Ersin Tatar'ı eleştirmesi uyuyan komünist hücrelerin hayata geçtiğinin işaretidir. Bu ahmağın açıklaması, EOKA'cı bir ağızın hezeyanıdır. Ersin Tatar papağan değildir."dedi. Ahlaksızlığın ve kötülüğün yaşattığı bir pislik...

***

HDP ve birkaç sol parti dışında kalan Türkiye siyasetçilerinin içeride birbirlerini ağır bir şekilde eleştirseler de siyasi partilerinin sağcısı solcusu Kıbrıs konusunda milli cephede buluşuyorlar. Bu adayı 1571 yılında yine işgal ettiklerini ve bu işgallerini 1974 yılında pekiştirdiklerini söylersek yalan ve iftira atmış olur muyum?

Biz Kıbrıslıtürkleri kendi yurdumuzda onların esiri, kulu,kölesi olarak görüyorlar, o devir artık tarihe karışsa da gerçek budur, bu memleket bizim değilmiş gibi aşağılamaları da artık gabak dadı verdi.

Eski çağlarda insanların bir mal gibi alınıp satıldığı ve özgür olmadığı, insanlıkla bağdaşmayan koşullarda yaşatıldığı bir dünya düzeni vardı. Adı üstünde eski çağlarda, peki şimdi yeni çağda bunlar yaşanmıyor mu?

***

İnsanlar tarih boyunca, içinde yaşadıkları topluma ve döneme göre çeşitli yollardan köleleştirildiler. Savaşta tutsak edilmek, bir suç nedeniyle cezalandırılmak, borcunu ödeyememek ya da köle ana babadan dünyaya gelmek, köle olmanın çeşitli biçimlerindendi.

Bu düzen 19. yüzyılın sonuna kadar devam etti. Bugün Avrupa ve Amerika’nın zenginliğinin altında köle emeğinin sömürülmüş olmasının büyük rolü vardır. Özellikle teknolojinin gelişmediği dönemlerde fiziki güce dayalı işlerin yapılmasında köleler çalıştırıldı.

Bugün bile siyahiler Amerika’da ve kısmen Avrupa’da ve ülkemize öğrenci olarak gelen siyahi insanlar hala ırkçılığa maruz kalıyorsa bunun temelinde, bu insanları köle gibi gören ve özgürlüklerini eşitliklerini kabul etmeyen zihniyetin izleri olduğundandır.

***

Modern zamanlara geldiğimizi zannederiz ama öyle değil, bu ülkede kölelik bitmedi, hukuken yasaklanmış olsa da fiilen devam ediyor.  Bir kısım insan yaşamak için köleler gibi çalıştırılıp, ancak sadece geçimlerini sağlayacak kadar gelir elde edebiliyor bu ada yarısında.

Bir kısım ise elde ettiklerinin veya sahip olmak istediklerinin kölesi olmuş! Bunun için insani, ahlaki değerlerinden vazgeçmek dahil her şeyi yapabilecek zihniyette yaşıyorlar burada... İçinden geçtiğimiz zaman diliminde insanların bir kısmı çok zor koşullarda dünyaya geliyor ve bulundukları ortamdan sıyrılıp sınıf atlamaları, bir üst sınıfa geçmeleri olağanüstü koşullarda mümkün olabiliyor.

Bundan çok değil 10-15 sene önce yine şikayet etmekteydik ama bu ülkede gelir dağılımındaki ve sınıflar arasındaki uçurum bu kadar yüksek değildi. Sınıf atlamak veya geldiğin ailenin koşullarının üzerinde bir yaşam kurabilmek için iyi bir eğitim alıp, başarmak için çalışmak, azimli ve düzgün olmak yeterli idi.

***

Ya Anavatan tarafından kurtarıldıktan sonra şimdi geldiğimiz noktada ise gençler eğitimli oldukları halde iş aş bulamıyor. Aileden kalan/gelen işleri devam ettirenler ekonomideki kötü gidişat ve belirsizlikler nedeniyle işlerini ya batıyor ya da küçültüyor.

Elindeki sermayeyle iş yapmak isteyen onu da kaybedersem korkusuyla adım atmaya çekiniyor.                             Tüm imkanlarını zorlayıp, cesareti toplayıp elindeki avucundakini bir işe yatırıp yatırım yapan karşılığını alamayınca "dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oluyor".

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar