AKP-MHP SENTEZİ VE KUKLALARI
Kazım Denizci

Kazım Denizci

AKP-MHP SENTEZİ VE KUKLALARI

04 Kasım 2019 - 08:04

Biraz da mahcubiyet içinde söylüyorum ama görebildiğim kadarıyla, TBMM milletvekilleri, bizim Dianellos Sigara fabrikasındakilerden daha ÖZGÜR. En azından sadece meclis kürsüsünde özgür olsalar da. Bizde o özgürlük de yok. 
Yalakaların egemenliğinde bir mecliste ve işbirlikçilerin, garabet bir rejimin tutsaklık kurallarının, tabularının belirleyip dayattığı kalıplar içine hapsedilmiş çalışan beyinlere de kürsüde otokontrol mekanizması ile önceden zincir vurulmuş milletvekilleri ile, kendi kendimizi idare etmekte olduğumuzu sanmamıza yarayan bir simülasyon içinde, kendi kendimizi kandırıyoruz Lefkoşa'da ne yazık ki !
Bu durumla mücadele yerine, uyum sağlamayı, kabullenmeyi tercih ediyoruz seçenler olarak.                  Sonra da Dianellos sigara fabrikası denince de kendimizde bu yakıştırmaya kızma hakkı da bulabiliyoruz !
***
Günde birkaç kere değişebilen Ortadoğu politikalarının arı yuvasına çomak sokma kıvamını gelmesini tetiklemek, savaşın kazanan tarafı olmayacağına dair söylemleri bir kez daha yüzümüze vurmaktadır adeta.
Evet, harekat(!) bitmiştir. İşgal şimdilik olmak kaydı ile devam ediyor. Bence kısa dönemde kazananı yoktur. Savaşta kazanan silah satıcıları olduğunu unutmada, evet halkları kavga ettiren güçlerin silahları ile insan öldürüyor caniler. 
Ancak bir yanda, yaptığı icraatlar sonucu uluslararası kamuoyunda yaptırımlara uğrayan, ekonomisi kötü sinyaller veren, saldırganlığı sonucu çözümden uzak bir anlayış ile istediklerini elde edemeyen ve daha çok saldıran bir taraf, diğer yanda da kimlik ve ulus mücadelesinde toplumsal anlamda kazanım sağlamış bir taraf var. Hangisinin orta ve uzun vadede daha güzel günlere ulaşacağını görebileceğiz
***
O İŞİN SİZDE OLDUĞUNU ZATEN BİLİYORDUK 
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bir TV programında sorulan soru üzerine 'IŞİD’den saldırı gelebilir mi?' sorusuna gülerek verdiği yanıttan daha ikna edici ne olabilir. Soylu, o iş bizde rahat olun! 
 2017’den beri IŞİD Telafer emiri çoluk çocuk, Ankara Keçiören’de yaşıyormuş meğer. ‘Meğer’ dediğime bakmayın, IŞİD’in karargâh kurduğu yerlerin başında gelen Keçiören hiç yabancı değil kamuoyuna.
Ta 2014 yılında CNN’in (CNN artık böyle haberlere yer veremeyeceğinden ekledim) Birgün gazetesinden alarak yer verdiği, Doğu Eroğlu imzalı haberde, Ankara’daki IŞİD örgütlenmesi isim isim anlatılmıştı:
“IŞİD adına Suriye ve Irak’ta eylemlerde bulunan Hamza Baba lakaplı şahıs, Mustafa Ü. ve Yunus K.’nin yanı sıra, IŞİD’in Kobane kuşatması sırasında 19 Ekim tarihinde bir YPG karargâhına canlı bomba saldırısı düzenleyen şahısların da Ankara’nın Mamak, Keçiören, Etlik ve Sincan semtlerinden IŞİD’e katıldıkları belirtiliyor. Hacıbayram’dan 25 ila 30 arası kişinin hâlâ IŞİD saflarında olduğu, bazılarının aralıklarla mahalleye dönüp Suriye’ye geri gittikleri biliniyor.” IŞİD-Türkiye ilişkilerini anlamak için en somut örneklerden.
 İslamcı terör örgütü IŞİD, Şengal’e yaptığı saldırıda Ezidi Ayşe’yi kaçırıyor. Abisi Hasan, kardeşinin peşini bırakmıyor ve adım adım takip ediyor. 2017 yılında Ayşe’nin Türkiye’de, Keçiören’de tutulduğu bilgisine ulaşıyor.
Hasan aylarca evin çevresinde nöbet tutup, kardeşinin o evde olduğuna ilişkin fotoğraf çekmeye, yani  Türk yetkilileri ikna edebilmek için kanıt göstermeye çalışıyor.
Hasan sonunda kardeşini kurtarıyor ama haberin ortaya çıkardığı öyle ayrıntılar var ki,  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun  IŞİD’le ilgili soruya gülerek verdiği   “Dünyanın bunlardan ödü kopuyor, bizle beraber ittifak etmelerinden başka bir şey söz konusu değil, sakin olalım, rahat olalım” yanıtının içeriği hemen anlaşılıyor.
Şu açıktır ki, şu anda Suriye Milli Ordusu yaftası takılanlar da El Kaide’dir, DAİŞ’tir, El Nusra’dır. Zihniyet kodları aynıdır. Sadece sahiplerinin verdiği isimler ve sürdüğü boyalar farklıdır. Yoksa hepsi kara yüzlü DAİŞ’tirler. Kim Suriye Milli Ordusu denen güçleri farklı görüyorsa kendini kandırıyordur. Önemli olan hangi zihniyet, ret ve kabul ölçüleri ile şekillendikleridir. 
Türkiye bu çeteler üzerinden Suriye’yi yeniden şekillendirmek istemektedir. Türkiye’nin öngördüğü Suriye’nin de ne Araplara ne tüm İslami topluluklara ne de dünyaya hayrı olacaktır. Zaten önü alınmazsa bir süre sonra mevcut Türkiye’nin milliyetçilikle zehirlenmiş bir DAİŞ gerçeği olduğu anlaşılacaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar