Alo Kürdistan
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Alo Kürdistan

06 Aralık 2018 - 08:45

Diktatör özgür haber yapanların hepsini de kapatıp çalışanlarını ya hapse attırdı yada işsiz bıraktı. Kürdistan bölgesinde yaşayan tanıdıklar sayesinde oralarda yaşanan geçekleri öğreniyoruz. Türkiye gazeteleri, medyası oralardan doğru haber veremiyorlar, tutsak ve kölesi oldular Tayyibin...

Lice’nin kırsal mahalle ve mezralarına, yıl boyunca sürekli sokağa çıkma yasağı uygulanırken, yurttaşların kışın tüketmek amacıyla mahallelerine götürmek istediği gıda maddelerine de askerler tarafından el konularak imha edildiği bildirildi. Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı kırsal bölgelerde Mayıs ayı itibariyle neredeyse her hafta sokağa çıkma yasağı ilan edilerek bölgede askeri operasyonlar düzenleniyor. Operasyonlar ile bölge halkı hem maddi hem de manevi olarak zarara uğratılıyor. Yasağın ilan edildiği bölgeye giren askerler, evlerde arama ve Genel Bilgi Taraması (GBT) yaptığı sırada ise yurttaşlara dönük hakaret ve tehditlerde bulunduğu çokça kez gündeme gelmişti. Yine bölgede yürürlüğe yapılan uygulamalarla halkının ajanlaştırılmak istenildiği belirtiliyor. Kış aylarıyla birlikte yurttaşlar, ihtiyaçlarını karşılamak için mahallelere götürmek istedikleri yiyeceklere ise yollarda kurulan arama noktalarında el konuluyor. Askeri operasyonlarda, sığınaklarda yakalandığı belirtilen ve kamuoyuna açıklanan gıda maddelerinin büyük çoğunluğunun da kışın boş olan evlerden toplandığı ifade ediliyor. 

Bölgedeki yerleşim yerlerinde yaşayan yurttaşlar, yürürlüğe konulan uygulamalardan rahatsız.

Bölgede yaşayan Kürt kökenli yurttaşlar, ilan edilen her yasak ardından kurulan noktalarda araçların arandığını ve geçişlere bu şekilde izin verildiği belirtildi. Türkiye de Kürdistan bölgesinde daha neler oluyor baksanıza. Araçlarda fazla yiyeceğin bulunması durumunda ise yiyeceklere el konulduğunu aktaran yurttaşlar bakın daha neler söylüyorlar “Kış ayına girdiğimiz için bahar ayına kadar bize yetecek kadar yiyecek götürüyoruz, ancak yiyecekler fazla oldu mu askerler tarafından el konuluyor” dedi. 

Un, şeker, yağ, bulgur gibi kuru gıdalar ile tüplere el konulduğunu aktaran yurttaşlar, “Örneğin, 4 torba un götürüyoruz. Bize ‘4 torba unu neden götürüyorsunuz’ diyorlar. Bir veya iki torbasına izin veriliyor, diğerlerine de el konulup imha ediyorlar” ifadelerini kullandı. 

 ***

90’lı yıllarda kışlık yiyeceklerini karşılamak için fiş aldıklarını hatırlatan köylüler, o dönem 40 günde bir 1 torba un alabildiklerini belirterek, “10 kişilik aileye 50 kilogramlık bir un torbası veriliyordu. Yapılan uygulamalar ile 90’lı yılların uygulamaları tekrardan yürürlüğe sokuluyor diyorlar. 

Bahara kadar bizlere yetecek kadar erzak götürmek istiyoruz ama buna izin verilmiyor. Ancak, bugün yapılanlar 90’ları çoktan aşmış durumda” olduğunu da ekliyor. Operasyon sırasında köylere gelen askerlerin, yazın köye gelip kışın da kent merkezine giden yurttaşların evlerindeki yiyeceklere de el koyduğunu aktaran köylüler, evlerde buldukları yiyeceklere el koyup imha edildiğini anlatan köylüler yürürlüğe konulan uygulamalar ile bölgenin insanlaştırılmak istendiğini kaydediyorlar.  Gerilla korkusu nedeniyle sivil halka yapılan bütün bu baskıları yaşayan halk elbette kendileri için özgürlük ve kurtuluş mücadelesi verenlere destek olur, bundan daha doğal ne olabilir ki?                                        

Yaşanan bunca zulme karşı hala direnen bir halk var ve ben bu halka ancak saygı duyarım. 

ister PKK li desinler ,sterlerse terörist ilan etsinler. Ben ne kimseye başımı eğdim, ne de bir başkasına haksızlık ettim. Ben sadece insanlara yapılan barbarlık ve zulümlerin görmezden gelindiğini ve kayıtsız kalındığını gördükçe çıldırıyorum.

 Düşüncem hep sıra dışı, marjinal, radikal, illegal ve sürgün ise bu yırtık adada inanın kabahat bende değil. Türkiye'de bu düzeni yaratan ve yaşatılmasında işbirlikçiliğin dik alasını yapanlara ve soykırım ve asimilasyona, adaletsiz bir düzene olan isyanımdandır.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar