Ana gibi yar olmaz
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Ana gibi yar olmaz

14 Mayıs 2018 - 07:56

Dün bir sevdiğimin aniden ölümü nedeniyle onun hakkında bende yaşayan anı ve düşünceler üzerine yazdığım için anneler günü nedeniyle yazdığım yazıyı bu güne bıraktım. annelere dair ne yazılıp söylense bir ifade etmez ama yine de içimden geçenleri paylaşmak istedim okurlarımızla.

İlk kez 1908 yılında ABD’de kutlanmaya başlanan, ardından hızla tüm dünyaya yayılan “Anneler Günü”, 1955 yılından beri de birçok ülkede kutlanıyor. O gün bugündür her mayıs ayının ikinci pazarı tüm insanlık tarafından adeta annelere adanmış bir gün gibi kabul ediliyor. Analar yada Anneler günü senede bir gün hatırlanıp kutlanması bana ters geliyor.

Kimimiz çok yakınındayız kimimiz de çok uzağında. Ben sekiz kardeşten galiba en şanslısıyım. Her sabah onu görmeden güne ve işe başlayamam. Benim anam zenci değil ama teni zenci tenine yakındır. yaş doksana dayanmış, Ak saçlı esmer tenli, amam kalbin bembeyaz anam, başını alıp eline, Kara düşüncelere dalma anacığım. O titrek kalbini bahtın yeline, Bir ince tüy gibi salma anacığım. Düşüncen ve üzüntün babam ve ablam içindir biliyorum. Üzülme, düşünme desem de sanma bir gün geçer bu kötü karanlıklar diyemem.

 Gecenin ardında gelen günün sonunda yine gece var. Sen yine yalnızlık içinde kalırsın,elinde değil biliyorum sen yine ağlarsın, yaşlı gözlerini silersin anacığım. Gözlerinde bir derin hüzün, Kanadın yayılmış, çırpınmak için;  Her an yolculuk var, diyorsa için,  Beni de beraber al anneciğim! ...                                                                                                                                                                                                                                          

Her birimiz çok iyi biliyoruz ki, senede bir gün ne anneyi anmaya yeter, ne de onun hakkını ödemeye, sevgi ve saygı gösterileri bir yaşam boyunun karşılığı olabilir. Onun canından can bulan her evlat için, annesiz bir hayat değil bir gün, bir ömür boyu düşünülemez bile. Onlar yanımızda olsalar da olmasalar da yüreğimizde, beynimizde bizimle beraber ve bizim için yaşarlar dururlar.

Çocukluğumdan bu yana hep onun gösterdiği ışığa ve bilgeliğe ulaşmaya çalıştım. Küçük bir çocukken, bizlere öğrettiği iyilik, doğruluk, temiz ahlak, dostluk, başkalarını hor görmeme gibi kavramları hayata atıldıktan sonra ilke ve prensipler olarak yaşamıma geçirdim. Hala da buna çalışıyorum. Çok daraldığım, sıkıldığım, zor da kaldığım zamanlar, nerede olursam olayım beni anama doğru çeken bir duyguya kapılarak onu görmeye giderim. Anam gibi yar yurdum gibi diyar olmadı benim için ikisi de olmazsa olmazımdır.

Toplumsal mücadele yıllarında göçmenlik yaşadık, köyümüzü evimizi terk ettik elimizde olmadan. Bir erkekten daha çok ve daha ağır işler yaparak kalabalık bir ailenin geçimini, düzenini, birliğini, sevgi bağlarını kurup korurken, diğer yandan çocuklarını iyi ve doğru yetiştirmek, güzel ahlaklı olmaları için de erdemlerle donatmak adına didinip durdu.                         

Yine çocuklarının kendi ayakları üzerinde durabilmesi için, onları selamete çıkarabilmek için, evlatları yılmadan mücadele edebilmesi için adeta saçlarını süpürge ederek uğraşıp durdu. Evlatları için yapamayacakları, göze alamayacakları fedakarlık yoktur. Annelerimizi aralıksız sevgi, saygı yaşamımızın öncelikli görevi, anlamı ve güzelliğidir.

Anadolu insanın en güzel deyişlerinden biri olan, “Ana gibi yar olmaz”ı da bir kez daha hatırlarken, bu günde tüm annelerin önünde sevgi ve saygı ile eğiliyor, iyi ki varsınız diyorum. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar