ANCAK BU BÖYLE GİTMEZ
Kazım Denizci

Kazım Denizci

ANCAK BU BÖYLE GİTMEZ

14 Kasım 2019 - 08:04

Benim ülkemde yaşayan insanlar henüz başına gelenin farkında değil. Hepimiz havuz medyasının ekranlarında pembe tablolar, hayaller üreten görüntülerle oyalanmanın rehavetindeyiz.
Eskiler “borç yiyen kesesinden yer” derdi. Zamanı geldiğinde çok zorlanmadan borcunu öderdi. Ya şimdi neler oluyor? bu kesimler bitiriliyor, üretim yapılmasın, tüketim toplumumu olalım diye ama yine de Esnafın, İşçinin, emekçinin, ezilenin, horlananın yanında yer almak üzere yola çıkan herkese, her kuruma selam olsun. 
Eşit gelişmenin sağlanamadığı dünya yüzünde insanın doğuştan getirdiği haklarının hukukî güvence altına alınması insanın haklarıyla yaşayabilmesine dair yaşamsal bir mesele. Baskıya, zulme ve sömürüye karşı hak ve emek mücadelesinin ise özellikle de adanın kuzeyinde hızlanarak küçültüldüğü gerçeği günümüze kadar geldiği açıkça görülüyor.
üretim araçlarının özel mülkiyetini ortadan kaldıracak bir siyasal dönüşümün yani devrimin, yoksulluk da dahil olmak üzere birçok problemin mutlak çözümü olduğuna zerre şüphem yok ama bu yakın bir gelecekte mümkün görünmezken çünkü bunu gerçekleştirebilecek araçlar dahi henüz filizlenmemişken devrimi bir çare olarak göstermek sınıfın gerçekliğiyle örtüşür mü? ve daha önemlisi, eğer uzak geleceği konuşmak, yakın gelecek konusunda düşünmenin yerine alıyorsa olmaz olsun.
bugün biz de çaresiziz, yarın çaresiz kalmamak için sistemle uzlaşmayan ama yakın vadeyi hesaba katan bir değişikliğe ihtiyacımız var. yoksa o boşluğu, insanlık düşmanları dolduracak. Günü gelince o da çaresiz kalacak tabii ama içi boşaltılan, anlamı çarpıtılan kavramlar arasına bir de ihtiyacımız olan dayanışma eklenecek.
İnsanlık tarihine bakıldığı vakit hak kavramı en çok ezen-ezilen, yöneten-yönetilen, devlet-vatandaş, işçi-işveren ilişkisinde ete kemiğe bürünür. Bütün insanların hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğduğu dünyada demokratik ve sosyal haklar mücadelesi ana hatlarıyla kulluğun köleliğin, işkencenin yasaklanması; herkese yetecek kadar ekmeğin olduğu dünyada yoksulluk ve açlığın giderilmesi, yolsuzluğun önlenmesi, gelir dağılımındaki adaletsizliğin ortadan kaldırılması; insanî koşullarda çalışma, greve çıkabilme; âdil yargılanma, mahkemelerin bağımsızlığı, masumiyet karinesi ilkelerinin evrensel hukuk normu olarak yerleşmesi; herkesin parasız eğitim ve sağlık hakkından yararlanabilmesi; toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılabilmesi; haber alma hakkının ve ifade hürriyetinin sağlanması ekseninde yürür. Barış ancak bu hakların kullanılabildiği ve fırsat eşitsizliklerinin giderildiği ölçüde gerçekleşir.  
Genel tanımıyla evrensel ve sosyal insan hakları olarak sayabileceğimiz haklar bağlamında insan, toplum, ekonomi, hukuk, emek, kültür, tarih ve siyaset gibi olgu ve kavramlar, farklı disiplinler birbiriyle iç içedir. Bu bileşkede küresel kapitalizmin pazar ihtiyacının ve daha çok kâr çılgınlığının yarattığı çatışma ve eşitsizlik bizim ülkemizde de yaygın bir şekilde kurumsallaştırıldı. Sosyal güvenliği ve sosyal adaleti sağlayıcı politikaların geliştirilip geliştirilemediği, yasaların, evrensel niteliği, yargı kararlarının adaleti sağlayıp sağlayamadığı temel mesele olarak karşımıza çıkar.           Bir toplumun nasıl yönetileceğini hukukî olarak güvence altına alan anayasaların yapım süreciyle birlikte işin pratik alanında siyasî erkin ya da hükûmet(ler)in uygulamaları, egemenlerin eylem ve söylemleri de hayatın olağan akışı içinde bu uyduruk "devletin/hükümetin" evrensel insan hakları politikasındaki tutumunu gösterir. Yine siyasal muhalefet olmak üzere, meslek kuruluşlarının, sendikaların aktifliği, toplumsal kesimlerin duyarlılığı, etkin kamuoyu, örgütlü toplum, sivil toplum kuruluşları yöneten- yönetilen ilişkisinde mücadelenin tarafı olan ana aktörlerdir.  
Günlerin bugün ülkemize getirdiği, "İŞGALCİNİN TAŞIDIĞI"  sömürü, baskı zulüm ve trafikte, iş cinayetlerinde akan su değil, kandır. Ancak bu böyle gitmez, gitmemeli, Gün gelir zorbalar, faşistler kalmaz gider, kavganın şanlı yolunda kül gibi savrulur gider.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar