Artık sona doğru bir gidişat var
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Artık sona doğru bir gidişat var

31 Mart 2021 - 09:31

Türkiye halkalarına yalan söyleyerek 2002 de bir "ABD-PENSİLVANYA" projesi olarak önce hükümete sonra da iktidara gelen ve artık aradan geçen bu 19 yıllık siyasi yaşantısında AKP Genel Başkanı Erdoğan her türlü gücü ele geçirmiş olmasına rağmen en sıkıntılı dönemini yaşıyor.

Bir kere artık kendi tabanını dahi konsolide edemeyen, sefalete sürükleyerek dağılmasını ve tabanın diğer partilere kaçmasına neden olan partideki tek adam yönetimi duvara toslamış olacak ki yapılan bütün kamuoyu araştırmalarına göre de oy oranı yüzde 30'larda, belki kararsızları koyarsanız yüzde 35 olarak ancak görülebilir.

Yeni kuruldukları ve topluma kurtuluş vaat ettikleri için o zaman yakaladıkları sinerji ile aldıkları oy oranları 2002'de iktidara gelirken %35 ile tek başlarına hükümete geldiler. Fethullah Gülen cemaati ve diğer tarikatlarla kol kola, içli dışlı her şeyi birlikte yaptılar.

AKP ve Erdoğan iktidarının ayakta kalmasına büyük katkısı olan CHP ve genel başkanı Kılıçdaroğlu'dur. Son yıllarda doğru politik bir çizgiye doğru gitse de geçmişte yapıkları kötülükleri unutturamazlar.

AKP ve Erdoğan yönetimi 7 Haziran 2015'ye yapılan seçimlerle idareyi elinden kaçırdı, büyük telaşa kapılarak yanlışlarının üstüne yanlışlar ekledi ve Türkiye'de Adalet sistemi çökertildi, hak ihlalleri, zalimlikler, zorbalıklar,katliamlar yaşandı, 2021 deyiz hala daha yaşanıyor.

Erdoğan'ın oyalamasıyla 1 Kasım seçimlerine gidene kadar Türkiye'de 300'e yakın insan vahşi şekilce öldü. 10 Ekim katliamı tarihin en kitlesel katliamı olarak kayıtlara geçti. Ama burada da yargı ve adalet elinde olduğu için ona seni başkan yaptırmayacağız diyen Demirtaş rehine olarak ceza evinde tutuluyor.

Gelinen eşikte bir taraftan iç ve dış politikada siyasi hatalar ve yanlışların tetiklediği ekonomik çöküş durumunda, pandemi ile birlikte sosyal devlet olmanın gereklerini yerine getirmeyecek kadar zavallı durumda, diğer da taraftan ayağında bin bir pranga var. Kurtuluşu çok zor görülüyor.

Her ne pahasına olursa olsun "seni destekliyorum" diyen faşist ve ırkçı Devlet Bahçeli ve MHP'si, ağza yakışmayan üsluplarıyla, hakarete varan söylemleriyle, Erdoğan ile rekabet içinde toplumu ve muhaliflerini adeta hakaretle imha ediyor. Şimdi diyorlar ki Erdoğan kendine bir çıkış yolu arıyor.

Bir taraftan devletin bütün olanaklarını kendisi ve yandaşları için kullanarak müthiş bir saray sefası sürüyor. Şatafat içinde Saray var, o Saray'ın giderleri var, Türkiye'nin kaynaklarını farklı yerlere aktarıyorlar çeteleri ile birlikte. Kendisini ayakta tutacak bir çok mekanizma devrede ama tepe taklak yuvarlanış dabir o kadar daha devam ediyor.

Ne yaparsa yapsın kullandıkları bütün argümanlar işe yaramıyor, tam tersine işliyor bütün tezleri kof çıkmaktadır. Elinde son kullanabileceği Kıbrıs kozu kaldı. Bu gidişatla hiç bir kartı işe yaramayacak ve canı yanan toplum gücü arkasından kaybolacak.

Bundan sonraki son çırpınışları elinde kalan kendi partisinin tabanına sahip çıkmak, yapılan bütün araştırmalarda ortak bir özellik ortaya çıkıyor, oy oranları % 2 bandında görülse de DEVA ve Gelecek Partisi toplam %5 oy götürerek AKP'yi tırtıklıyor.

Evet geldik sona ve her türlü yolu deneyerek Silahlı kuvvetleri, polisi, jandarması nesi varsa bütün gücünü kullanarak, diplomasiye varıncaya kadar insanları sindirecek korkutacak yolları denedi. Şimdi tekrar Erbakan mirası olan Milli Görüş'e dönmeye çalışıyor. Tutar mı? Sanmam dayandığı tabanın daha da dağılmasını engellemeye çalışıyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar