Asgari ücret belirleme işini garagözlüğe çevirdiler.
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Asgari ücret belirleme işini garagözlüğe çevirdiler.

16 Ağustos 2021 - 08:01

Asgari ücret “mahkumu”olmak kolay mı?

Çalışma yaşamında, en yetkili kişi olan, bir bakan tarafından söylence, önemi daha da artıyor. İstifa ederek yeniden ayni koltuğa atanan ayni bakan unvanına da sahip olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanı Koral Çağman asgari ücretli için ne demişti? Belirlenecek yeni asgari ücret için, yoksulluk sınırının altında olmayacak. Açıklaması basında yayınlanmıştı.

Somut bir değerlendirmeyi ve bir bakış açısını gösteren, bu denli açık sözler olması nedeniyle de, tarihe geçecek sözler olarak da yorumlanabilir. Yine anımsayacaksınız, geçtiğimiz gün ayni bakan tarafından toplanan asgari ücret saptama komisyonu başkanlığında toplantı üstüne toplantı yaptı.

Bu Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanının, dünyada en düşük ücret olarak belirlenen, asgari ücreti, özel sektör emekçilerinin bir “mahkum” olma ücreti olarak belirleyen, başka ülke var mıdır. Bu güne değin, ben ne rastladım, ne okudum, ne de duydum. Ama günü gelince sandıkta hesap sorma çağrımızı yapacağız emekçilere…

***

Bu gün, yeni asgari ücret ile,bir simit ve yanında bir de çay parası olduğunu ve bu simitleri henüz daha alamadan fiyatların yeniden artmasıyla, bir simit parasının da güme gittiğini, bu sütunlarda çok defa dile getirmiştik. Ama asgari ücreti, bir ” Mahkum” ücret olarak algılayıp, dillendiriyorumam itiraf edeyim, Asgari ücrete, şimdi yeni bir tanım eklenmiş oldum. “Mahkum” ücreti.

Asgari ücretin, asgari ücret olmaktan çıktığı ve sefalet ücreti olduğu gerçeğinin yaygınlık kazandığı bir süreçte, yaşamın ne kadar ağırlaştığını gerçekleriarasındaki bağlantıyı, yaşadıkları karşısında umarım asgari ücret mahkumları günü ve saati gelince şikayet etmek yerine gereğini yapacaktır.

“Şimdi bakınız, asgari ücretli geçinemez diye bir şey yok diyerek, geçinirsiniz demekteler. Yani niye geçinemeyeceksiniz. Şimdi eğer ona mahkumsanız dört bin lirada büyük paradır yani.

***

Netice itibarıyla hellimin, peynirin fiyatı belli,ekmeğin fiyatı bellidir, yani yiyeceğiniz zeytinin fiyatı bellidir. Geçiminizi sürdürebilirsiniz.” Asgari ücret ile ilgili çalışan ve buna mahkum olan işçinin, yemek menüsü de belirlenmiş oluyor. Hellim, Peynir, ekmek, zeytin. Gerçi bunların yanına da yaklaşamayız ama ne yiyeceğiz? Biz de taş mı yiyelim?

Asgari ücreti, “mahkum” ücreti olmaktan çıkartmak da, başta sendikalara düşer. Ama hangi sendikalara? Sararamamış, işçiden, emekçiden yana kaç tane sendika kaldı? Bu açıklamalar karşısında, siyasilerin yapacakları çalışmalardan hiç bir beklentiniz olmasın .

Çarşambaya sarkıtılan asgari ücreti belirleme meselesi bakalım nereye varacak, bu işi tam bir garagözlğe döndürdüler. Bakalım, bu konuda bir gelişme olacak mı?

***

Ancak, bu açıklamanın, yani asgari ücret ve “mahkum” ücret açıklamasının, kamu oyunda derin izler bıraktığını sanıyoruz. Yoksa, bu açıklama da bir süre sonra unutulup gidecek mi?

Emekçilere yapılan bu dayatmalar karşısında artık insanca yaşanabilecek bir ücret için sendikal örgütlenmenin güçlenmesi ve ortak sendikal mücadelenin yükseltilmesi gerektiği bir kez daha görülmüştür.

Var olan sendikal birliktelikler artık tarafını net olarak eylemleri ile kendilerini ortaya koymalıdırlar aksi halde haktan, hukuktan, emekten bahsetmesinler.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar