Asla vazgeçme
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Asla vazgeçme

11 Kasım 2021 - 10:42

Hayatta tutunabilmek ve varlığımızın sürdürülmesine dair sorunlarımızı çözmek için verdiğimiz tepkinin, davranışın adıdır mücadele etmek. Rahmeti Özker Ögür hocamın sağlığında söylediği değerli sözlerinden biridir” Mücadele bittiği yerde yeniden başlar” diyerek arkadaşlarına da moral veriyordu.

İşgalin tüm zorluklarına ve tüm dayatmalarına inat, kararlarımızın bir sonucu olmalıdır mücadele. Büyük gökyüzünün altında hepimiz bir kum zerresiyiz ve mücadelemiz o kum zerresinin rüzgâra kapılıp nehirlerle denize savrulmamasıdır.

***

Zamanı, emeği taçlandıran mücadele, güçlü ve azimli yoldaşlara verilmiş en büyük armağanlardan biridir MÜCADELE. Her mücadele büyük kazanımlara, tecrübelere dönüşür. Bu yolda yürüyenler yılgınlığa ve yorgunluğa kapılmamalıdır.

Gelin olayı en basite indirgeyelim. En sevdiğiniz bir yemeği düşünün mesela “MAGARINA BULLİ” “MULİHİYA ve ya PATATES FIRINDA” yeken bile onu çiğneyip yutmak için bir çaba gerektirir. Ya da en sevdiğiniz bir yere gitmek için harcamanız gereken bir gayret ister değil mi? “KKTC”de mücadele vermek yürek ve sabır ister.

***

Be dostlar en sevdiğiniz bir insanla vakit geçirmek bile çok güzeldir ama o sevgi ilişkisi de bir türlü türlü mücadelelerden geçerek sevilecek duruma gelmiştir. Bu acımasız yüzyılda yaşamak da ayrıca başlı başına bir mücadeledir. Yaşadığımız bu coğrafyada topluma dayatılanlar karşısında hala direnebilenlerin olması da ayrıca bir “MÜCADELEDİR” ve pes etmemek gerekiyor                                                                                                                                                                                                                               Mücadele hiç kimsenin gitmediği büyük bir dağın zirvesine gitmek değil, önemli olan verilen mücadeleyi içselleştirmektir, o mücadeleyi en geniş kesimlere taşımaktır.  Çünkü bu ada yarısında mücadeleyi içselleştiremeyip bundan büyük çıkar ve menfaat sağlayanlarla dolu.  Öyle ki ileriki yıllarda, artık her şeyi bir telefonun içine sığdırıp seyreden insanlıkla mücadeleye girmek de zorlaşacak gibi görünüyor.

***

Halbuki mücadele cesaret ile bütünleşen zihnin, cesaretin ve kalbin ortaya koyduğu bir üründür. Kayıp giden zamana takılma, mücadele etmediğin her dakikaya üzül, çünkü nefes almak bile bir mücadeledir. Savaşarak kazanacağın nice “MÜCADELELER” varken tek ödülün nefes alıp vermek olmamalı. Önümüzdeki zorluklar kolay yenilir yutulur değil elbette.

Aslında hep birlikte tüm insanlık olarak bir “UÇURUMDAN” aşağıya atlıyoruz. Bu tutsak adada 10-15 yıl sonra göz bebeklerimiz, üzerlerine titrediğimiz çocuklarımız, torunlarımız yetişkin olduğunda, bugünleri hayal meyal hatırlayıp büklerinin verdikleri mücadeleyi hatırlayacaklar.

***

Kendi yolunu kendin çizebilir misin? Saf mücadeleyi sırtına yelek gibi giyerken, korkuyu kullanmadan verdiğimiz her mücadele doğru zeminde başlar ve neticeyi altın bir tepside ayaklarımıza getirir. Yalnızca avuçlarımızdan akan nehrin doğru yerinde durmayı ve oltamızı doğru yere atmayı bilmeliyiz. Her şeye evet denmediği bir yüzyıldan geçerken, kendi yolumuzu çizmeli ve oyunun kurallarını koyabilmeliyiz. Asla yılgınlığa düşüp vazgeçme! Pişmanlık duygusunun kalbini ele geçirmesine izin verecek her türlü hareketsizlikten kaçın. Hayalini kurduğun, içinden geçirdiğin hiçbir düşünceyi, hayal gücünü kafeslere kapatma.

***

Bu yolda yorulabilir, terleyebilirsin fakat vereceğin hiçbir mola o yolun uzunluğundan fazla olmamalıdır. Karanlık deyip gecenin gizlediklerini aramaktan vazgeçme. Ve mücadeleden vaz geçme.

Zeki Beşiktepeli: Değerli Kıbrıslılar Yurdumuzun Ateş kes altındaki yönetimden kurtulmasını istiyorsak vatanseverlere ve yurtseverlere çok ciddi bir görev düşmektedir. O görev de seçimleri boykot etmektir. bu boykot da%50’nin üzerine taşıyarak dünyaya sesimizi duyurmaktır. Yaşasın boykot, yaşasın özgürlük.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar