Ayşe Hanım bizi duyuyor musunuz?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Ayşe Hanım bizi duyuyor musunuz?

19 Şubat 2021 - 07:23

Şimdiye kadar hangi ülke sömürgecisinden daha zengin oldu. Tarihte bunun bir emsali var mı?   Zengin olduğu zaman başkaldırır ve bağımsızlığını, egemenliğini talep ederdi. Tarih bu savaşlarla doludur. Özgürleşmek, zenginleşmek ve insan gibi yaşam istiyorsak bunun yolu bellidir.

Zenginin malı züğürdün çenesini yorar. Tok, açın halinden anlamaz. Zengin ve fakirler arasındaki farklar atalarımızın da zamanında dikkatini çekmiş olsa da günümüzde belki de bu farklar çok daha belirginleşmiş duruma getirildi. Aynı ya da benzer şeyleri yapsalar da bu durum zenginin lügatinde farklı, fakirin lügatinde farklıdır.

***

İpleri sömürge devletinin elinde bir kukla oyunudur bize dayatılan. Ve onun işbirlikçi kuklaları, yardakçıları maşaları var. Av ol, avcı ol, ama avı avcıya götüren köpek olma demişler. İşte bu maşalar köpekliğin  dik alasını yapıyorlar. Onlara inat sen tarafını seç, mücadele edenin yanında dur.

 İşin soyunan sözde muhalefet de taktıkları sözde adalet kanatları ile oysa birer leş kokusu almış akbabalar gibi tepemizde dönüyor, zayıflamamızı, güçsüz anımızı kolluyorlar. Üzerimize çullanmak için. Bu memlekette adaletli bir paylaşımla herkese yetecek kadar ekmek var.

Ama bu paylaştırmayı, insanlık tarihi boyunca alınlarında kara bir leke gibi taşıyan, bildik sömürgecilere  ve onların havarilerine neden bırakalım?  Biz bize yeteriz.  Sonuçta herkes bir gün ölür, ama kimi toprağa, kimi yüreklere gömülür.

***

İşgalcimize karşı başkaldırmak ve bizi yıllardır sömürgesinde tutarak dünyaya rehine olarak kullanan o dünyanın nefret ettiği, tiksindiği ve dışladığı barbar, zalim yaratığı kendi topraklarımızdan atmaktan, kovmaktan geçer.

Yoksa para yok demekle olmaz. Para talep ettiğin ülkenin insanları çöp konteynırlarını karıştırıyor. Demedi mi en yüksek amirleri bizde ne varsa sizde de olacak. Biz daha çöp karıştırıp ekmek artığı aramıyoruz. Bu kafa ile gidenlerin geleceği de bu olacak.

Verdiğin mücadele Barış ve varoluş için ise. Ellerin titrememeli, kararsız olmamalı ve asla tereddüt etmemelisin. Korkusuz ve cesur olmalısın. Demiri ezmek için nasıl sürekli çekiçle vurman gerekirse. Eylemlerin de sürekli olması gerekir.

***

Bu da ancak dik duran bir lider ile mümkündür. Aksi taktirde yaptığın eylemlerin hiç bir anlamı olmaz. Ve yavaş yavaş herkes dağılır. Bunu da her eylemde yaşayarak görüyoruz. Tüm Sol parti ve örgütler tek çatı altında ısrarla birleşmeyip, birlikte mücadele etmemeye devam ederseniz , yakında mücadele edeceğiniz bir Kıbrıs da olmayacak beyler. 

Bu kadar net değil midir ufukta görülen ve böyle bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Görüyorsunuz, sizin anavatan bildiğini Türkiye’nin tüm birimleri bir tek kişi tarafından yönlendiriliyor. Bir talimatı ile her şey yerinden oynuyor, kurumlarımızın tek tek elden çıkartılıyor ya da içi boşaltılıyor. Demokrasilerde olmazsa olmaz dediğimiz her şey bütünüyle işlevsizleştiriliyor.

***

Ne özgür hareket edebilen yasama kaldı, Ne de güven duyabileceğimiz bir yargı. Ne sivil toplum kuruluşlarının bir etkisi kaldı, ne de toplumsal muhalefetin. Ne toplum olarak sözüne itibar edebileceğimiz bir kanaat önderi kaldı, ne de milletin kazanımını üstün tutan bir aydın zümresi.

Ada yarısında her alanda belli bir mertebeye yükselmiş insanlar birer birer kişilik erozyonuna uğruyor. Çünkü asıl işlerini yapamaz durumdadırlar. Artık herkesin asıl işi, tek işi, bu düzene uyum sağlamak oldu. Siyasetin üslubu da, ticaretin kuralları da, toplumun hassasiyetleri de Türkiye'deki sultana “tek adama” göre belirleniyor.

***

Böyle giderse kısa bir süre sonra ülkemizde de tek bir adam her şeye hükmedecek ve bir süre sonra hepimiz ülkemizi korumak için bu adamın otoriter yönetim anlayışına ihtiyaç duyar hale geleceğiz.  Onu sevmek, Türkiye’yi sevmek anlamına getirilecek. Ona tereddütsüz uymak, biat etmek en kutsal vazife haline gelecek.

Yakındır demeyim her gün yaşıyoruz, barış, demokrasi ve özgürlük istediğimiz anda Türkiye’nin düşmanı durumuna düşürülüyoruz. Siz bu ülkeni muhalefeti olarak Kıbrıslıtürklere bu yaşamı yaşatan asıl suçluya "Yeter Artık" diyememe sendromu ve alışkanlığınızdan kurtulmadıktan sonra bu ülkenin gerçek muhalefeti olamayacaksınız

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar