Barış ekonomi ile doğrudan bağlantılıdır
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Barış ekonomi ile doğrudan bağlantılıdır

23 Nisan 2021 - 11:34

Barış, hemen şimdi, Kıbrıs'ta barış engellenemez, yıllardır bu sloganları partilerin açıklamalarında, siyasetçilerin, particilerin, partisizlerin, sendika ve sivil toplum örgütü yöneticilerinin, aydın şair ve yazarların ağzından çokça dinledik hala daha dinliyoruz.

Ağızlarından çıkan bu cümleleri her gün yazılı basında okumak radyo ve televizyonda duymak mümkündür. Peki, bu istek, talep ve temennimize ne kadar yaklaştık? Bir arpa boyu yol aldık mı? Bu sözleri okuyan ya da duyan bir yabancı diplomat bize soruyor, bu amaç ve talebinize ulaşmak için sizler görünecek şekilde son dönemde ne yaptınız? Bu sorular daha da uzayıp gidebilir...

***

Adada bir barışa ulaşmak mümkün mü evet mümkündür ancak bizler bu coğrafyanın sahipleri olarak üzerimize düşen görevlerimiz kaçamak ve göstermelik olarak yaptık ve hiç de inandırıcı olmadık.

Gelin görün ki, Erdoğan yönetiminin buraya atadığı kukla hükümetin bir barış arayışı söz konusu değil. Hatta barışın bu hükümetin işine gelmediği net olarak anlaşılıyor. Ancak durum böyledir diye barış istemek noktasında sessiz kalmak, savaşa giden yolu seyretmek de bize insanlığımızdan kaybettirir.

Evlatlarımız göç ettiği için, acı çeken ana babalarımızın hatırı için, adada birlikte barış içinde yaşam iradesinin daha fazla ortaya konması için, demokratik ve barışçıl bir çözüme fırsat sağlayabilmek için tüm barış yanlısı muhalefete büyük bir sorumluluk düşüyor.

***

Bugüne kadar ana muhalefetten yavrusuna ve meclis dışında kalan tüm muhalefet partilerine değin çözüm için isabetli ve talepkar birçok açıklama yapıldı. Dilek ve temenniden öteye gidemediler fakat bu açıklamalarla paralel olarak ne yazık ki somut adımlar atılamadı.

Çözümsüzlük sürerken acılar, sıkıntılar sürüp gitmeye devam mı edecek yoksa barış için herkes elini somut adımlar atarak taşın altına koyacak mı? Kanımca, barışımız için daha cesur olmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor. Bu doğrultuda somut politikalar üretmek için daha fazla geç kalınmamalı.

Orta Doğu’da dengeler her gün sarsılıp yer yerinden oynarken bizim Türkiye’nin rehinesi olarak, tabulara ve anlamsız korkulara dayalı siyasetle hiçbir soruna çözüm bulamayacağımızı artık kavramamız gerekiyor.

Kini, öfkeyi, intikam duygularını büyütmeden, el ele vererek kalıcı barışa ve çözüme odaklanmak en doğrusudur. Kıbrıs sorununu kavgayla değil, akılcı bir tavırla mücadelemizi büyüterek çözebileceğimizi bugüne kadar sayısız açıklamayla dile getiren CTP dahil olmak üzere tüm muhalefet, bunu artık somut adımlarla tüm dünyaya göstermekle sorumludur.

***

Bunun için daha fazla sıkıntının yaşanmasını beklemeyelim. Herkes bulunduğu yerden samimiyetle destek olur, bu yangına bir damla su taşırsa her türlü zorluğun üstesinden beraberce gelebiliriz. Unutmayalım ki barış ve demokrasi, ekonomi ve barış konuları birbiriyle doğrudan bağlantılıdır.

Bir bütün halinde birlikte ele alınmalıdır. Muhalefet de bunu çeşitli zamanlarda açıklamalarıyla vurgulamakta ama maalesef bununla paralel somut politikalar oluşturmada aynı istikrar görülmemektedir.

Bu konuda, CTP ve TDP dahil tüm muhalefetin somut adımlar atması zorunluluk haline gelmiştir.   Barış yanlısı tüm çevreler gecikmeksizin bir araya gelerek ortak akılla siyasi bir barış ve projesi kapsamında güçlerini birleştirmeli ve bunu topluma açıklamalıdır. Yaparlar mı bilmem ama bildiğim bir şey var ki bunu paylaşmakta yarar gördüm.

Son söz, Cumartesi günü BMBP öncülüğünde barışa destek eylemi yapılacak. Bu eyleme yığınsal bir katılım göstermemiz halinde uluslararası topluma barış mesajımızı iletmiş olacağız. Katılımın düşük olması halinde sevinecek olan yalnızca Ankara'daki Erdoğan diktatörlük rejimi olacak. Karar sizindir

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar