Basın Öne Eğilmesin...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Basın Öne Eğilmesin...

07 Şubat 2021 - 07:48

O nedenle hiçbir koşulda başın öne eğilmesin kardeşim!..

Peki ama siz Basını öne eğdiniz, bu ne yaman çelişki!...

Birleşmiş Milletler 1993 Yılında özgür ve bağımsız bir basın için 3 Mayısı “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” olarak kabul etmiştir. Bu gün geldiğinde, başta basın örgütleri olmak üzere, hükümetler, sendikalar, siyasi partiler, kurum kuruluşlar ama herkes dilek ve temennilerini açıklar.

Tüm dünyada olduğu gibi Kıbrıs'ın kuzeyinde de işgal rejiminin talimatları ve yerli işbirlikçilerinin de uygulamaları ile basının özgürce görevini yapmasının önünde çeşitli engeller konulduğu, siyasi partilerin, soldan ve ya sağdan olsun hiç fark etmez her hükümet dönemlerinde kendine yandaş bir medya oluşturduğu da bir gerçektir.

“Basın yok edilmesi gereken bir virüs değil, özgür bir toplum için olmazsa olmazlardandır.”                             Kendini demokrat, aydın, ilerici, vicdan sahibi gören herkes ve her kesimin bu adaletsiz, haksız uygulamalar karşısında tavır alması ve mücadele etmesi gerekir.

Ben dahil, bu görev en başta da gazeteci örgütlerine, yöneticilerine, üyelerine ve onurlu her gazeteci ve yazarlara düşüyor. Peki ama bu korsan adada bana saldırılırken sen neden susuyorsun? Hatta oh olsun belki orası batar, kapanır diye dua bile edersin, yakışıyor mu sana?

Peki Yeni Bakış gazetesine, web TV ye yapılan polis baskını ve sonrasında yaşanan gelişmeleri takip ediyorum da adeta şoklarımı yaşarım, siz bu kurumun patronunu beğenmeyebilirsiniz, Asil Nadir'i beğenmediğiniz gibi, e o zaman onun varsa bir yanlışı hatası, suçu ve günahı onu eleştirin, çalışan emekçilerinin ne suçu var?

Bunu da ben cevaplayım, suçları hiç tanımadığınız ve bir gün dahi bir araya gelmediğiniz Yusuf Kısa ve yaptığı işlere ön yargı ile yaklaşmanızdır. Be baylar sıkıntı ve sorun yaşamayan bir kuruluş bu ülkede olmadığı gibi zaman zaman burada da sıkıntıların yaşanması doğal değil mi?

Yaşanan bütün bunları geçtim,  Peki Yeni Bakış gazetesine ve iddia ederim en korkusuz yayın yapan web TV ye kamera çekim ve yayınları gerekçe gösterilerek yapılan saldırıyı haklı çıkartmaya çalışan ve adeta bir savcı gibi uğraşıp didinen, akıl hocalığı yapan bir ahlaksızadır lafım, sözüm ona gazeteci kimliği taşıyan çapsızlara, siz önce kendiniz adam olunuz, çünkü her pantolon giyen adam değildir.

***

İşte "KKTC"de Polis ve yaptığı insanlık dışı uygulamaları yorum katmadan aynen yayınlıyorum.                          Nilgün Ecvet Orhon Sosyal paylaşım ağında yaptığı paylaşımında bakınız ne diyor.

"Nilgün Ecvet Orhon: Yazmadan edemezceyim...                                                                                                   Marketlerde insanlar üst üste diye gitmeye çekiniyordum...                                                                                        Kapının önünden geçen manavı görünce altın bulmuş gibi sevindim...

Çocuk gayet mesafeli ve maskeli... sebzeler tertemiz, pırıl pırıl... yaşlı komşular da çıktılar alışverişe... herkes maskeli...

İskele kaymakamlığında çalışan biri geldi ve çocuğa izni var mı diye sordu, çocuk bütün evraklarını çıkardı... Mağusa kaymakamlığından izin almış... adam sinirlendi polisi aradı.

Polise ve kendisine bu hizmetin bu dönemde çok yararlı olduğunu çünkü marketlere girmekten çekindiğimizi söyledim...  açık havada gerçekleşen bu alış veriş, bence çok sağlıklı...

Ama polis çocuğun sebzelerini örttü ve alıp gittiler...

Mağusa Kaymakamlığının iznini İskele Kaymakamlığı geçersiz saydı anlayacağınız... olan da ekmek parası peşinde olan gencin onca sebze-meyvesine oldu... doğrusu çok üzüldüm ben... biraz empati yapmak gerek..."

Kim mi yaptı "KKTC polisi, Anavatanında yaratılan barbar, faşist, acımasız polis vatandaşına ne yapıyorsa bizim burada da aynisini, fazlasıyla yapıyorlar. Sevsinler sizin devletinizi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar